Sınıraşan Akiferlerin Önemi: Güzelyurt Akiferi (Kıbrıs)
Uluslararası Katılımlı 78. Türkiye Jeoloji Kurultayı , Ankara, Türkiye, 13 - 17 Nisan 2026, cilt.1, ss.665, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.665
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Su güvenliğine ilişkin kaygılar küresel ölçekte artmakta; iklim değişikliği, nüfus artışı ve su talebindeki yükseliş, özellikle yarı kurak bölgelerde su kaynakları üzerindeki baskıyı derinleştirmektedir. Bu bağlamda, ülkelerin ortak su varlıkları üzerinde sınır ötesi işbirliği mekanizmaları geliştirmesi, su risklerine karşı uyum kapasitesini ve sistem dayanıklılığını güçlendirebilecek temel araçlardan biridir. Sınır ötesi akiferler, yerel ekosistemlerin sürekliliği ve bölgesel su arzının sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahiptir; dolayısıyla bu kaynakların yönetimi, hidrojeolojik gerçeklikler kadar kurumsal ve hukuki çerçevelerle de uyumlu biçimde kurgulanmalıdır. Bu çalışma, Kıbrıs Adası’nda yer alan ve adanın başlıca yeraltı suyu rezervlerinden birini oluşturan Güzelyurt Akiferi’ni incelemektedir. Kıbrıs’ta yenilenebilir su arzı büyük ölçüde düzensiz ve uzun dönem eğilimlerinde azalma gösteren yağış rejimine bağlıdır. Güzelyurt Akiferi ise özellikle 1960’lardan itibaren artan çekimler ve yetersiz yönetim uygulamaları sonucunda, deniz suyu girişimiyle karakterize edilen ilerleyici bir tuzlanma sürecine maruz kalmıştır. Bu durum, hem su kalitesinin bozulmasına hem de akiferin uzun vadeli kullanılabilirliğinin azalmasına yol açmaktadır. Çalışmanın amacı, mühendislik açısından belirginleşen Güzelyurt Akiferi sorunlarını ve çözüm seçeneklerini, sınır ötesi akifer yönetimi ve su politikası perspektifinden bütüncül bir çerçevede değerlendirmektir. Bu kapsamda, akiferin hidrolojik ve hidrojeolojik özelliklerine ilişkin bilgiler yayımlanmış bilimsel literatürden derlenmiş; akiferin sınır ötesi bileşeninin mekânsal büyüklüğü ile su dengesi bileşenleri nicel olarak hesaplanmıştır. Elde edilen hidrojeolojik bulgular, yönetim seçeneklerinin fiziki sınırlılıklarını ve olası müdahalelerin etkisini yorumlamak üzere temel girdi olarak ele alınmıştır. Buna ek olarak, sınır ötesi Güzelyurt Akiferi’nin hukuki statüsü, Birleşmiş Milletler’in Sınır Ötesi Akiferlere ilişkin 63/124 sayılı kararı ve farklı ülkelerdeki uygulama örnekleri ışığında analiz edilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) diğer devletlerce tanınmaması, uluslararası hukuk kapsamındaki hak ve yetkilerini akifere ilişkin bağlayıcı düzenlemeler ve kurumsal işbirliği süreçlerinde tam olarak kullanmasını sınırlandırmaktadır. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler kararlarında vurgulanan “temiz suya erişim ve sağlığın korunması” ilkeleri doğrultusunda, akiferin korunması ve iyileştirilmesine yönelik teknik temelli ve insan hakları odaklı işbirliği kanallarının geliştirilebileceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, ada sakinlerinin yeterli ve güvenli suya erişiminin sürdürülebilir biçimde sağlanabilmesi için Güzelyurt Akiferi’nin adil ve makul kullanım ilkeleri çerçevesinde, bilimsel veriye dayalı ve paydaşlar arası koordinasyonu güçlendiren bir yönetim yaklaşımıyla ele alınması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: Güzelyurt akifer, Kıbrıs, yönetim, sınır ötesi akiferler, yeraltı su kaynakları.