2015-2025 YILLARINDA MEDİKOLEGAL DEĞERLENDİRMESİ YAPILAN RETROSTERNAL HEMATOMLU OLGULARIN RETROSPEKTİF İNCELENMESİ
6. Uluslararası 22. Ulusal Adli Bilimler Kongresi, İzmir, Türkiye, 30 Nisan - 03 Mayıs 2026, ss.65-66, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.65-66
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Göğüs travmaları, görülme sıklığı açısından kafa ve ekstremite yaralanmalarının ardından üçüncü sıklıkta görülmekle birlikte travmaya bağlı mortalitelerin yaklaşık %25’inden sorumludur. Retrosternal hematomlar çoğunlukla ek torasik yaralanmalarla birlikte olup sternal fraktürlü olguların yaklaşık %70’inde kırıklarla birlikte görülür. Travmatik etki sonucu göğüs boşluğu bütünlüğünün bozulması, Türk Ceza Kanunu kapsamında “yaşamı tehlikeye sokan” yaralanma olarak değerlendirilmektedir. Retrosternal hematomların anatomik lokalizasyonunun ve özellikle ekstraplevral yerleşim gösterip göstermediğinin belirlenmesi, medikolegal değerlendirme açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, anabilim dalımızda medikolegal değerlendirmesi yapılan göğüs travmalı olgular arasında retrosternal hematom saptanan olguların adli tıbbi değerlendirme süreçlerinin tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 01.01.2015–31.12.2025 tarihleri arasında anabilim dalımızda medikolegal değerlendirmesi yapılan olgular retrospektif olarak incelendi. Toraks BT raporlarında “retrosternal hematom” tanımlanan olgular çalışmaya dahil edildi. Olguların demografik özellikleri, travma mekanizması, eşlik eden torasik lezyonlar, hematomun lokalizasyonu ve medikolegal rapor sonuçları analiz edildi. Bulgular: Belirtilen tarihler arasında değerlendirilen 14.767 adli olgunun 8’inde retrosternal hematom saptandı. Olguların yaş ortalaması 42,8 ± 12,3 yıl olup %87,5’i erkekti. Yedi olguda (%87,5) akciğer kontüzyonu, pnömotoraks veya plevral efüzyon gibi yaşamı tehlikeye sokabilecek ek torasik lezyonlar mevcuttu. Bir olguda (%12,5) izole retrosternal hematom saptandı. Bu olguda hematomun ekstraplevral yerleşimli olduğu ve göğüs boşluğu bütünlüğünü bozmadığı belirlendi. Sonuç: Ekstraplevral yerleşimli, izole ve progresyon göstermeyen hematomların nadir olduğu ve bu durumlarda göğüs boşluğu bütünlüğünün bozulmadığı görülmektedir. Bu tür izole retrosternal hematomlu olgularda “yaşamı tehlikeye sokan yaralanma” değerlendirmesinin dikkatli yapılması gerekmekte olup, mevcut rehberde göğüs travmalarına ilişkin bölümün retrosternal ve ekstraplevral hematom ayrımını içerecek kriterlerle ayrıntılandırılarak tartışılmasının yararlı olacağı düşüncesindeyiz.
Objective: Thoracic trauma ranks third in frequency after head and extremity injuries and accounts for approximately 25% of trauma-related mortality. Retrosternal hematomas are typically associated with additional thoracic injuries and accompany sternal fractures in nearly 70% of cases. Disruption of thoracic cavity integrity due to traumatic impact is legally classified as a life-threatening injury under the Turkish Penal Code. Determining the anatomical localization of retrosternal hematomas, particularly whether they are extrapleural, is critical for medicolegal assessment. This study aimed to discuss the forensic medical evaluation of cases with retrosternal hematoma among patients assessed for thoracic trauma in our department. Materials and Methods: Cases undergoing medicolegal evaluation between January 1, 2015, and December 31, 2025, were retrospectively reviewed. Patients with “retrosternal hematoma” documented in thoracic computed tomography reports were included. Demographic characteristics, mechanism of trauma, accompanying thoracic lesions, hematoma localization, and medicolegal report outcomes were analyzed. Results: Among 14,767 forensic cases evaluated during the study period, retrosternal hematoma was identified in eight cases. The mean age was 42.8 ± 12.3 years, and 87.5% were male. Seven cases (87.5%) had concomitant potentially life-threatening thoracic lesions, such as pulmonary contusion, pneumothorax, or pleural effusion. One case (12.5%) presented with an isolated retrosternal hematoma. In this case, the hematoma was extrapleural and did not compromise thoracic cavity integrity. Conclusion: Isolated, non-progressive, extrapleural retrosternal hematomas are rare and do not appear to disrupt thoracic cavity integrity. In such cases, careful consideration is required when determining whether the injury is life-threatening. We suggest that current guidelines on thoracic trauma be refined to include specific criteria distinguishing retrosternal and extrapleural hematomas in medicolegal evaluations.