Eşler Arası İletişimde Çatışmanın Sembolik İnşası: Transaksiyonel Analiz ve Sosyal Etkileşimsel Bir Yaklaşım


Ergun S.

Aile Sosyolojisinde Güncel Konular, Prof. Dr. Nebiye Konuk Kandemir, Editör, Akademisyen Kitabevi, Ankara, ss.59-89, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.37609/akya.4134
  • Yayınevi: Akademisyen Kitabevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.59-89
  • Editörler: Prof. Dr. Nebiye Konuk Kandemir, Editör
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Evliliğin toplumsal bir statü olmaktan çok uzaklaştığı günümüzde; evlilik, eşlerin karşılıklı iletişimle bağlantı kurdukları ve bağlantıda kaldıkları bir varoluş biçimini aldı. Bu sistem içerisinde eşler arasında sağlıklı ve etkili iletişimin kurulması çok önemlidir ve özen gerektirmektedir. Sadeghi & arkadaşları (2011) çalışmalarında evlilikte sağlıklı iletişimin, yakın ilişkilerde doyumu arttırdığını ve eşlerin günlük problem ve zorluklarla daha kolay başa çıkabildiklerini bulgulamışlardır. Ayrıca Sadeghi & arkadaşları sağlıklı bir ilişki içerisinde eşlerin ihtiyaçlarını, istek ve taleplerini açıkça ifade edebildiklerini ve bu süreçte kişilerin birbirlerine ilgi ve sempati gösterdiklerini belirtmişlerdir. Sağlıklı iletişimin bağlılığı güçlendirdiği, olası sorunları önlediği vurgulanırken aksi durumda, yani iletişim sorunlarının yaşandığı bir süreçte, evlilikte çatışmanın kaçınılmaz olduğuna da değinmektedirler. Hayatın her alanında olduğu gibi, eşler arasında da çatışmanın yaşanması kaçınılmazdır. Bu iletişim sürecinde gerçekleşen çatışmalar, ilişkileri güçlendiren ve olumluya dönüştüren bir sistemde ilerlemelidir. Eşler arasında kurulan bağ, ontolojik güvenliğin derinden hissedilmesini sağlamalıdır. Ontolojik güvenliğin hissedilmesiyle eşler varlıklarının sürekliliğine, benliklerinin gerçekliğine ve içinde yaşadıkları dünyanın güvenilir bir yer olduğuna dair inançlarının güçlenmesi beklenir. Dolayısıyla, ilişkinin sorgulanmaması beklenir ve eşlerin benlik algısının sarsılmayacağı düşünülür. Hissedilen bu ontolojik denge, ilişkinin durağan bir yapıda olmasından değil, sembolik etkileşimci bir bakış açısıyla eşlerin her jesti, sözü ve tavrı karşılıklı olarak olumlu anlamlar yükleyebilmeleri sayesinde oluştuğuna inanılır. Eşler, birbirlerine ifade etmek istedikleri sembollerin anlamları üzerinde bir uzlaşma sağlayamazlarsa çatışma başlaması mümkün görünür. Bu süreçte çatışmanın nasıl yönetildiği çok önemlidir. Bu durum Transaksiyonel Analiz penceresinden değerlendirildiğinde, eşlerin birbirlerine yönelttiği semboller bireyin Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk ego durumlarının o süreçteki baskınlığına göre ifade edilir. Yıkıcı bir iletişim süreci ontolojik güveni zedelediğine inanılır. Yapıcı bir çatışma sürecinde, sağlıklı bir sembolik etkileşimin dengeli bir ego durumu ile ifade edildiği görülür. Eşlerin birbirlerine “Eleştirel Ebeveyn “mi, “Asi Çocuk “mu yoksa “Yetişkin” ego durumundan mı yaklaştığı çatışmanın yıkıcı ya da yapıcı yönde ilerleyeceğinin göstergesidir. Bu bölüm, eşler arası iletişimde çatışmayı Sembolik etkileşimcilik ve Transaksiyonel analiz kesişiminde değerlendirerek, çatışma yönetimine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemektedir.