5. Uluslararası 21. Ulusal Adli Bilimler Kongresi, Antalya, Türkiye, 10 - 13 Nisan 2025, ss.417-421, (Tam Metin Bildiri)
Giriş
ve Amaç:
Özkıyım girişimi, kişinin kendi yaşamına son
verme çabasının ölümle sonuçlanmaması olarak tanımlanabilir. TÜİK verilerine
göre 2018 yılında 3000’den fazla kişi intihar ederek yaşamını yitirmiştir. Özkıyım
girişimlerinin ise bu sayının 10-20 katı olduğu tahmin edilmektedir.
Çalışmamızda, adli rapor düzenlenmek üzere anabilim dalımıza yönlendirilen özkıyım
girişimi olgularının sıklığı değerlendirilerek yerel adli makamların bu
husustaki yaklaşımına ve bu olguların adli tıbbi değerlendirmesinin önemine
dikkat çekmek amaçlanmaktadır.
Gereç/Yöntem:
01.01.2020-31.12.2024
tarihleri arasında anabilim dalımızda medikolegal değerlendirmesi yapılan
olguların tıbbi kayıtları ve adli raporları retrospektif olarak incelenip demografik
özellikleri, özkıyım girişiminin yöntemi, ek madde alımı, psikiyatrik hastalık
özgeçmişi, konsültasyon sonuçları değerlendirilmiştir. Veriler SPSS 23.0 programıyla analiz edilmiştir.
Bulgular: Değerlendirilen 19 hastanın 5’i erkek 14’ü kadın, yaş ortalaması 27,3’dü. Olguların
9’u ilaç, 1’i ası, 4’ü kesici delici alet, 2’si yüksekten atlama, 3’ünün ise
birden fazla yöntemle intihar girişiminde bulunduğu, olguların %15,8’inin ek
olarak madde/alkol aldığı, %63,2’sinin psikiyatrik özgeçmişi olduğu, psikiyatri
konsültasyonu açısından %15,8’inin randevusuna geldiği, %10,5’inin gitmediği, %52,6’sının
konsültasyonu kabul etmediği, %21,1’inin dosya üzerinden düzenlenmesi nedeniyle
konsültasyon istenemediği gözlendi. Mevcut rehbere göre yaralanma ağırlıklarına
bakıldığında %68,4’ünün hafif, %15,8’inin hafif olmayan, %15,8’inin yaşamsal
tehlike düzeyinde klinik durumu olduğu görüldü. Bu olguların 5 yıllık süreçteki
tüm olgularımız içindeki oranı yalnızca %0,32’ydi.
Tartışma-Sonuç: Çalışmamızdaki suisid olgusu oranının ülke ve
dünyadaki oranın altında olduğu, savcılıkların intihara teşvik/yönlendirme suçu
şüphesi olmayan olguları adli rapor için yönlendirmediği anlaşılmaktadır. Muayenemizde
veya psikiyatrik konsültasyonlarda alınan öykülerden soruşturmaya yön
verebilecek bulguların ortaya çıkabileceği ve tekrarlayan girişimlerin önüne
geçilmesi için yapılacak müdahalelere olanak sağlayabileceği fikrindeyiz. Bu
nedenlerle tüm özkıyım girişimi
olgularının adli tıbbi birimlere yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Anahtar Kelimeler: Özkıyım girişimi, Suisid, İntihar girişimi.
Introduction and Aim:
A
suicide attempt is defined as an individual’s effort to end their own life
without resulting in death. According to the Turkish Statistical Institute (TÜİK),
over 3,000 people died by suicide in 2018, and the estimated number of suicide
attempts is 10 to 20 times higher. This study aims to assess the frequency of
suicide attempt cases referred to our department for forensic reporting and to
highlight the approach of local judicial authorities as well as the importance
of forensic medical evaluation in such cases.
Materials and Methods:
A
retrospective analysis was conducted on the medical records and forensic
reports of cases that underwent medicolegal evaluation in our department
between January 1, 2020, and December 31, 2024. Demographic characteristics,
method of suicide attempt, substance use, psychiatric history, and consultation
outcomes were examined. Data were analyzed using SPSS 23.0.
Results:
Among
the 19 evaluated cases, 5 were male and 14 were female, with a mean age of 27.3
years. The methods of suicide attempts included drug ingestion (9 cases),
hanging (1 case), sharp instruments (4 cases), jumping from height (2 cases),
and multiple methods (3 cases). Additionally, 15.8% had consumed
substances/alcohol, and 63.2% had a history of psychiatric illness. Regarding
psychiatric consultation, 15.8% attended their appointment, 10.5% did not,
52.6% refused consultation, and in 21.1% of cases, consultation could not be
requested due to file-based reporting. Based on injury severity, 68.4% had
minor injuries, 15.8% had non-minor injuries, and 15.8% had life-threatening
conditions. Over the five-year period, these cases constituted only 0.32% of
all medicolegal evaluations in our department.
Discussion and
Conclusion:
The
rate of suicide attempt cases in our study appears to be lower than national
and global estimates, suggesting that prosecutors do not refer cases for
forensic evaluation unless there is suspicion of “incitement to suicide.” Comprehensive
medicolegal assessments, including physical examinations and psychiatric
consultations, may help prevent recurrent suicide attempts and provide crucial
findings for legal investigations. Therefore, we recommend that all suicide
attempt cases be referred to forensic medical units for evaluation.
Keywords: Suicide attempt, forensic
evaluation, self-harm, medicolegal assessment.