Graves Hastalığında Uzun Süreli Düzensiz Metimazol Kullanımı Sonrası Nüks Ve İlerleyen Osteoporoz Olgusu


Creative Commons License

Şehitlioğulları H., Bayrak B., Günvar T.

16. İstanbul Aile Hekimliği Kongresi , İstanbul, Türkiye, 12 - 13 Aralık 2025, ss.59, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.59
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Graves Hastalığında Uzun Süreli Düzensiz Metimazol Kullanımı Sonrası Nüks Ve İlerleyen Osteoporoz Olgusu

Yazarlar: Halil ŞEHİTLİOĞULLARI¹, Birkan Bayrak¹, Tolga GÜNVAR¹

¹ Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, İzmir

GİRİŞ VE AMAÇ

Graves Hastalığı (GH), hipertiroidizmin en yaygın otoimmün nedenidir. Antitiroid ilaçlarla (ATİ) remisyon sağlanması hedeflense de tedaviye uyumsuzluk ve yüksek TSH Reseptör Antikorları (TRAb) nüks riskini önemli ölçüde artırır. GH'nın düzensiz seyri, kemik mineral yoğunluğu (KMY) üzerinde yıkıcı etkiye sahiptir. Bu olgunun amacı, uzun süreli düzensiz ATİ kullanımı sonrası nüks gelişen ve ilerleyici osteoporoz saptanan bir GH hastasının yönetiminde Aile Hekimliği disiplininin kritik rolünü vurgulamaktır.

OLGU SUNUMU

Altmış beş (65) yaşında kadın hasta, 2018 yılında GH tanısı alarak Metimazol (5 mg/gün) tedavisine başlanmıştır. Hastanın 2020 yılından itibaren ilacı aralıklı ve düzensiz kullandığı belirlenmiştir. Eylül 2025'te ilaç kesimini takiben yapılan izlemde, TSH'nın baskılı seyrettiği (0.12 mIU/L), TRAb'nin yüksek pozitif (4.60) saptandığı ve tiroid sintigrafisinde diffüz homojen artmış aktivite tutulumu izlendiği için GH nüksü tanısı konulmuştur.

Klinik ve Komorbidite Bulguları:

  • Biyokimya: TSH baskılanmasının devamı (0.12 mIU/L) ve erken fT3 yüksekliği (4.39 pg/mL), atipik nüksü işaret etmiştir.

·       KMY (DXA): Kontrol DXA ölçümlerinde lomber omurga T skoru (L1-L4) 06/02/2023 tarihinde –3.0 ve 24/04/2024 tarihinde -2,9 iken 12/09/2025 tarihinde –3.4'e gerilemiştir. Bu düşüş, hastanın düzensiz hipertiroidi seyrine bağlı yerleşik osteoporozun klinik olarak ilerlediğini ve kemik sağlığı açısından kötüleştiğini göstermektedir.

  • Tedavi: Hastaya uyum sorunları ve yüksek nüks riski nedeniyle kesin tedavi seçeneği olarak Radyoaktif İyot (RAİ) tedavisi planlanmış; osteoporoz için ise Denosumab (Prolia) tedavisi başlanmıştır.

TARTIŞMA VE SONUÇ

Yedi yıllık düzensiz ATİ kullanımı sonrası gelişen bu nüks olgusu, tedavi uyumunun remisyon başarısındaki belirleyici rolünü göstermektedir. TRAb pozitifliği, nüksün en güçlü belirtecidir ve ATİ kesim kararından önce mutlaka değerlendirilmelidir. Ayrıca, düzensiz hipertiroidi seyrinin KMY üzerindeki olumsuz etkisi (ilerleyici osteoporoz) gözlenmiştir.

Kronik Graves hastalarının takibinde Aile Hekimi, sadece tiroid fonksiyonlarını değil, hasta uyumunu titizlikle sorgulamalı, nüksün erken belirteçlerini (özellikle TRAb) takip etmeli ve osteoporoz gibi komorbiditelerin (DXA taraması) yönetimini sağlamalıdır. Kronik uyum sorunu olan, yüksek riskli hastalarda kesin tedavi seçenekleri (RAİ/Cerrahi) için erken dönemde uzman konsültasyonu kritik öneme sahiptir.

İletişim:

Halil ŞEHİTLİOĞULLARI

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI, İZMİR

Tel: 05343144212

E-Posta: halilsehitliogullari@gmail.com

A Case of Relapse and Progressive Osteoporosis After Long-Term Irregular Methimazole Use in Graves' Disease

Authors: Halil ŞEHİTLİOĞULLARI¹, Birkan Bayrak¹, Tolga GÜNVAR¹

¹ Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Family Medicine, İzmir

INTRODUCTION AND AIM

Graves' disease (GH) is the most common autoimmune cause of hyperthyroidism. Although remission is aimed for with antithyroid drugs (ATDs), non-compliance with treatment and high TSH Receptor Antibodies (TRAb) significantly increase the risk of relapse. The irregular course of GH has a devastating effect on bone mineral density (BMD). The aim of this case is to highlight the critical role of the Family Medicine discipline in the management of a GH patient who developed relapse and progressive osteoporosis after long-term irregular ATD use. CASE REPORT

A 65-year-old female patient was diagnosed with GH in 2018 and started treatment with Methimazole (5 mg/day). It was determined that the patient used the medication intermittently and irregularly from 2020 onwards. In the follow-up after discontinuation of the medication in September 2025, a diagnosis of GH recurrence was made because TSH was suppressed (0.12 mIU/L), TRAb was highly positive (4.60), and diffuse homogeneous increased activity uptake was observed in the thyroid scintigraphy. Clinical and Comorbidity Findings:

• Biochemistry: Continued TSH suppression (0.12 mIU/L) and early fT3 elevation (4.39 pg/mL) indicated atypical recurrence. • BMD (DXA): In control DXA measurements, the lumbar spine T-score (L1-L4) decreased from -3.0 on 06/02/2023 and -2.9 on 24/04/2024 to -3.4 on 12/09/2025. This decrease indicates that the patient's established osteoporosis, due to irregular hyperthyroidism, has clinically progressed and bone health has deteriorated. • Treatment: Due to patient compliance problems and high risk of relapse, Radioactive Iodine (RAI) therapy was planned as the definitive treatment option; Denosumab (Prolia) treatment was initiated for osteoporosis. DISCUSSION AND CONCLUSION

This relapse case, which developed after seven years of irregular ATI use, demonstrates the decisive role of treatment adherence in remission success. TRAb positivity is the strongest predictor of relapse and must be evaluated before the decision to discontinue ATI. Furthermore, the negative impact of irregular hyperthyroidism on BMD (progressive osteoporosis) has been observed.

In the follow-up of chronic Graves' disease patients, the Family Physician should meticulously inquire not only about thyroid function but also patient compliance, monitor early markers of relapse (especially TRAb), and manage comorbidities such as osteoporosis (DXA scan). Early specialist consultation for definitive treatment options (RAI/Surgery) is critically important in high-risk patients with chronic compliance problems. Contact:


Halil ŞEHİTLİOĞULLARI

DOKUZ EYLÜL UNIVERSITY FACULTY OF MEDICINE, DEPARTMENT OF FAMILY MEDICINE, IZMIR

Tel: 05343144212


Email: halilsehitliogullari@gmail.com