Metabolik Alkaloza Bağlı Metabolik Ensefalopati Nedeniyle Hemodiyalize Alınan Hastanın Metabolik Ensefalopatisinin Geçmesi ve Nöbetlerinin Kaybolması


Koçak T.

26. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 2 - 06 Ekim 2024, ss.1, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç:
Metabolik alkaloz PH ve bikarbonat (HCO3) düzeylerinde artış ve buna bağlı kompanzatuvar hipoventilasyon sonucu pCO2 artışı ile karakterize tablodur. Tabloda tanıyı esas belirleyen PH değerinin yüksek olmasıdır. Genelde hipokloremi ve hipokalemi de eşlik edebilir.
PH 7,50'ye kadar klinik genelde asemptomatiktir. 7,55'in üzerinde metabolik ensefalopati görülür. Hipokalsemiye benzer santral ve periferik sinir sistemi bulguları, tetani, kasılma, konfüzyon, nöbet vb. görülebilir.
Biz de vakamızda sizinle kanser şüphesi olan hastamızın kusmaya bağlı gelişen ve metabolik ensefalopatiye neden olan metabolik alkalozu nedeniyle hemodiyalize alınmasını ve şikayetlerinin kaybolmasını paylaşacağız.

Olgu:
Bilinen HT komorbidi olan, ACE inh. ve tiyazid kombinasyonu kullanan 55 yaş erkek hastanın beş yıl önce nefrolitiyazis öyküsü, 35 paket/yıl sigara ve 30 yıldır günde 2-3 kadeh alkol öyküsü mevcuttu.
Hasta bulantı-kusma-oral alımda azalma şikayetleri ile başvurdu. Dört-beş gündür günde on defa kusması olmuş.
Yapılan tahlillerinde elektrolit imbalansı, kreatinin yüksekliği olan hasta görüntülemelerinde postrenal hadise ekartasyonunun ardından prerenal ABH ön tanısı ile servise yatırıldı.
Enfektif sorgulamasında aralıklı dizürisi olan hastanın akciğer sesleri ise kaba işitiliyordu. Ancak ÜSYE semptomu yoktu. Başka bir bulguya rastlanmadı.
Kontrast madde maruziyeti yoktu. NSAİİ kullanımı yoktu. Bitkisel ürün kullanımı yoktu.
Çekilen tomografisinde akciğerde pnömoni ile uyumlu bilateral bazal buzlu cam alanları ve belirgin kitlesel lezyon olmamakla birlikte duodenumda duvar kalınlık artışı ve mezenterde heterojenite saptandı. GİS kanama etyolojisi araştırılması açısından malignite şüphesiyle luminal bakı önerildi.
Genel durumu bozuk olan, oksijen ihtiyacı gelişen, pozitif inotrop başlanan hastaya Piperasilin&Tazobaktam renal dozdan başlandı.
Yoğun bakım endikasyonu konan hastaya hemodinamik instabilitesinden dolayı luminal bakı yapılamadı.
Hastanın uzun süreli alkol alım öyküsü olması sebebiyle deliryum tremens açısından psikiyatri önerisiyle bemiks infüzyon ve idame tedavisi verildi.
Servis takibinde kan gazı ölçümü yapıldı ve metabolik alkaloz saptandı (PH7,64).
Hastanın nöbetler geçirmesi üzerine metabolik alkalozun düzeltilmesi amacıyla hasta hemodiyalize alındı.
Kanser şüphesi olan hastada kusmaya bağlı metabolik alkaloz ve metabolik alkaloza bağlı metabolik ensefalopati düşünüldü.
Hemodiyaliz sonrasında hastanın alkalozunun düzeldiği, nöbetlerinin kaybolduğu görüldü.
Ancak hastanın servis takibinde NIMV ihtiyacı gelişti, takibinde Meropenem’e geçildi, efektif solunumun ve bilincin azalmasına bağlı elektif entübasyonu gerçekleştirildi. Bir süre sonra hasta ex oldu.
Sonuç:
Metabolik değişikliklere bağlı metabolik ensefalopati akılda tutulmalıdır. Bunun metabolik alkaloza bağlı da meydana gelebileceği unutulmamalıdır. Özellikle akut metabolik değişikliğe bağlı metabolik alkaloz ve metabolik ensefalopati gelişen hatta nöbet geçiren hastalarda diyalize almada çekimser olunmamalıdır.
Kanser şüphesi olan hastamızda kusmalara bağlı gelişen metabolik alkaloz ve güncel Onkoloji pratiğinde bu durum ile daha çok karşılaşılabileceği göz önüne alınırsa metabolik ensefalopati akılda tutulması gereken bir konudur.