33. Ulusal Uygulamalı Girişimsel Kardiyoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 9 - 12 Nisan 2026, ss.1, (Tam Metin Bildiri)
GİRİŞ: Patent foramen ovale (PFO) kapama işlemleri, kriptojenik inmelerin önlenmesinde yaygın ve güvenli bir yöntemdir. Cihaz embolizasyonu genellikle işlemden kısa süre sonra
görülür; ancak geç dönemde sistemik dolaşıma embolizasyon literatürde oldukça nadirdir. Bu sunumda, işlemden 2 yıl sonra abdominal aortaya embolize olan PFO cihazının perkütan
ve cerrahi yöntemlerin birleşimiyle başarılı bir şekilde çıkarılmasını sunduk.
OLGU: 46 yaşında, kardiyak komorbiditesi olmayan, yalnızca astım tanısı olan ve sigara öyküsü bulunan kadın hasta, 2024 yılında cribriform ASD ve tünelli PFO nedeniyle başarılı bir
şekilde perkütan kapama işlemi uygulanarak takibe alınmıştır. 2026 yılındaki kontrol ekokardiyografisinde daha önce görülmeyen yeni olarak değerlendirilen rezidü akım saptanması
üzerine yapılan TEE’de cihazın yerinde olmadığı izlenmiştir. En son 4 ay önce yapılan görüntülemede yerinde olduğu doğrulanan cihazın embolize olduğu görüldü. Cihazın yerini
saptama amaçlı yapılan tüm vücut BT taramasında cihazın abdominal aortada, çölyak trunk ile yakın lokalizasyonda olduğu tespit edildi.
Operasyonu reddeden hasta, perkütan yolla cihazın çıkarılması amacıyla merkezimize başvurdu. Kardiyovasküler Cerrahi desteği eşliğinde işleme alındı.İşlem öncesi cihaz yeri
yeniden doğrulandı.PFO Okluder cihazının boyutları ve uyumlu olan sheath ve kateter boyutları değerlendirildi. Floroskopik kontrol sonrası sağ femoral arterden 8F, sol femoral arterden
6F sheath yerleştirildi. Sol taraftan pigtail kateter ile görüntüleme sağlanırken, sağ taraftan JR Guiding kateter içinden Snare tel ile cihaz yakalanarak retrograd yolla iliak arter
seviyesine kadar çekildi. Cihaz çekildikçe aralıklı olarak pigtail ile olası komplikasyon açısından görüntülemeler yapıldı.Ancak eksternal iliak seviyesinde cihazın takılması,manipülasyon
manevraları ile kateter içine alınamaması ve hastada şiddetli bacak ağrısı ile birlikte iskemi bulgularının gelişmesi üzerine KVC desteğine başvuruldu ve cerrahi işleme geçildi.
Sedoanaljezi ve lokal anestezi sağlandı. Kanama kontrolü ve distal koruma amacıyla sol femoral yoldan sağ kasığa geçilerek oklüzyon balonu şişirildi. Eş zamanlı yapılan femoral kesi
ve arteriyotomi ile embolize cihaz komplikasyonsuz bir şekilde çıkarıldı. Hasta işlem sonrası yoğun bakım ve servis izlemlerinin ardından şifa ile taburcu edildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: PFO kapama cihazlarının geç dönem embolizasyonu, cihaz-septum uyumsuzluğu veya yetersiz endotelizasyon nedeniyle tetiklenebilir. Bu vaka, cihazın
işlemden uzun süre sonra bile yer değiştirebileceğini ve bu tür kompleks komplikasyonların yönetiminde perkütan teknikler ile cerrahi iş birliğinin (hibrit yaklaşım) önemini
vurgulamaktadır. Ayrıca, vasküler komplikasyonları yönetmek için kullanılan "oklüzyon balonu" tekniği, cerrahi sahayı temiz tutmak ve kan kaybını azaltmak adına kritik bir rol
oynamıştır.