E-Ticarette Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yollarında Yeni Arayışlar


Bingöl F. I.

International Marmara Scientific Research and Innovation Congress-XIII, İstanbul, Türkiye, 29 - 30 Ağustos 2026, ss.227-228, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.227-228
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

ÖZET

ABD’de 1960’lı yıllarda mahkemelerin iş yükünün çok artması üzerine bir çözüm arayışı başlamış ve 1976’da Amerikan Barolar Birliği tarafından gerçekleştirilen Pound Konferansı’nda alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, mahkemelerin  iş yükünü azaltabilecek bir müessese olarak üzerinde çalışılmaya değer  bulunmuştur.  Bu çalışmalar sonucunda 1998’de Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları Kanunu kabul edilmiştir.

Avrupa Birliği de ABD’deki bu gelişmelerden etkilenmiştir ve 2013/11 sayılı Direktif ile Tüketici Uyuşmazlıkları için Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları adlı Direktifi ve bu Direktifte Değişiklik yapan 19 Ocak 2026’da yürürlüğe giren 2025/2647 sayılı Direktifi kabul etmiştir.  AB’nin 2025/2647 sayılı Direktifi ile AB’deki mevcut Online Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Platformunun faaliyetine son verilmekte ve onun yerine üye ülkelere kendi ülkelerinde ulusal bazda ve sektörlere göre alternatif uyuşmazlık çözüm merkezleri kurmaları için düzenleme yapma zorunluluğu getirilmektedir. Özellikle e-ticaretten doğan uyuşmazlıklardaki artış da dikkate alınarak hazırlanan Direktif üye ülkelere kendi iç hukuklarında gerekli düzenlemeyi yapabilmeleri için Eylül 2028’e kadar süre vermektedir.

Direktif bizim için yasal düzenlemelerimize örnek teşkil edebilecek güncel bir uygulama olması açısından önem taşıdığı kadar, üçüncü ülkenin tacirlerini uygulamaya dahil etmesi açısından da önem taşımaktadır.  Türkiye’den AB üyesi ülkelerdeki tüketicilere mal satan ya da hizmet sağlayan tacirler de tercih etmeleri durumunda bu Direktif kapsamında kurulan alternatif uyuşmazlık çözüm merkezlerinde kendilerine karşı yapılan başvuruları görüşüp çözüme kavuşturabileceklerdir.

Tacirlerin bu sisteme dahil olmaları durumunda tüketiciler yaşadıkları bir uyuşmazlık karşısında yerleşim yerlerinin bulunduğu yerdeki alternatif uyuşmazlık çözüm merkezine başvurabileceklerdir. Tüketiciler, satın almak istedikleri ürünün satıcısının ya da hizmet sağlayıcısının 2025/2647 sayılı AB Direktifi kapsamına dahil olduğunu bilirlerse daha güvenerek  işlem yapacaklardır. Ayrıca sisteme dahil olmayan bir satıcı ya da sağlayıcı ile işlem yapmaktansa sisteme dahil olan birini tercih edeceklerdir. Türkiye’den Avrupa’daki tüketicilere mal satan ya da hizmet sağlayan tacirlerin bu sisteme dahil olmaları kendilerine rekabet üstünlüğü sağlayacaktır. Bu nedenle Türkiye’deki tacirlerin de 2025/2647 sayılı Direktif’in getirdiği yeniliklerden  haberdar olması önemlidir.

 

Anahtar Kelimeler: Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolu,  2013/11 Sayılı AB Direktifi, 2025/2647 AB Direktifi

NEW QUESTS FOR ALTERNATIVE DISPUTE RESOLUTION IN E-COMMERCE

ABSTRACT

 

In the 1960s, a search for solutions began in the USA due to the significantly increased workload of the courts, and at the Pound Conference held by the American Bar Association in 1976, alternative dispute resolution methods were deemed worthy of study as a mechanism that could reduce the workload of the courts. As a result of these efforts the Alternative Dispute Resolution Act was enacted in 1998.

The European Union was also influenced by these developments in the USA and adopted Directive 2023/11/EU on Alternative Dispute Resolution for Consumer Disputes, as well as Directive (EU) 2025/2647, which amends the former and entred into force on January 19, 2026. With Directive (EU) 2025/2647, the EU terminates the operations of the existing European Online Dispute Resolution (ODR) Platform and instead obliges Member States to introduce regulations to establish national, sector-specific alternative dispute resolution centers within their respective countries. Prepared by specifically taking into account the surge in disputes arising from e-commerce, the Directive grants Member States untill September 2028 to implement the necessary provisions in their national laws.

This Directive is important not only because it serves as a contemporary practice that can set an example for our legal regulations, but also because it includes third-country traders in its application. Traders from Türkiye who sell goods or provide services to consumers in EU member states will also be able to review and resolve claims brought against them in the alternative dispute resolution centers established under this Directive, provided they choose to do so.

If traders join this system, consumers will be able to apply to the alternative dispute resolution center in their place of residence when faced with a dispute. Consumers will transact with greater confidence if they know that the seller or service provider of the product they wish to purchase is included within the scope of EU Direcitve 2025/2647. Furthermore, rather than transacting  with a non-participating seller or provider, they will prefer one that is integrated into the system.  For traders from Türkiye who sell goods or provide services to European consumers, participating in this system will grant them a competetive advantge.  Therefore, it is essential for traders in Türkiye to be aware of the innovations introduced by Directive 2025/2647.

Key words: Alternative Dispute Resolution, EU Directive 2023/11, EU Directive 2025/2647