Female-to-Male Genital Rekonstrüksiyon Deneyimlerimiz


Özdemir A., Sandıkcı K. İ., Yılmaz M., Öztürk F. A., Geyik A.

11. Ulusal Rekonstrüktif Mikrocerrahi Kongresi ve 4. Acil El Cerrahisi ve Mikrocerrahi Kongresi , Muğla, Türkiye, 6 - 09 Mayıs 2026, ss.110-112, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Muğla
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.110-112
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Female-to-male (FTM) genital rekonstrüksiyonu, cinsiyet disforisi yaşayan trans erkek bireylerde anatomik bütünlüğün yeniden sağlanmasının ötesinde, idrar yapabilme, cinsel fonksiyon, duyusal kazanım ve psikososyal iyilik halini eş zamanlı olarak hedefleyen kompleks bir cerrahi süreçtir. Doğal penisin çok katmanlı anatomisi ve fonksiyonel özellikleri göz önüne alındığında, bu yapının cerrahi olarak yeniden oluşturulması günümüzde halen önemli teknik ve klinik zorluklar içermektedir. Bu nedenle FTM genital rekonstrüksiyonu, rekonstrüktif cerrahinin en tartışmalı ve hızla gelişen alanlarından biri olmaya devam etmektedir. 

FTM genital rekonstrüksiyonunda en sık uygulanan cerrahi yaklaşımlar metoidioplasti ve falloplasti olup, her iki yöntemin de kendine özgü avantajları ve sınırlılıkları bulunmaktadır. Metoidioplasti; erojen duyunun korunması, sınırlı donör saha morbiditesi ve bazı olgularda tek aşamalı uygulanabilmesi gibi avantajlar sunarken, elde edilen neofallusun boyutunun sınırlı olması ayakta miksiyon ve penetratif cinsel ilişki açısından fonksiyonel kısıtlılıklara yol açabilmektedir. Buna karşılık falloplasti, daha büyük ve estetik olarak belirgin bir neofallus oluşturulmasına olanak tanımakla birlikte, çok aşamalı cerrahi gereksinimi, donör saha sorunları ve yüksek üretral komplikasyon oranları ile ilişkilidir. 

Mevcut literatürde FTM genital rekonstrüksiyonuna yönelik çok sayıda teknik tanımlanmış olmasına rağmen, yayınların büyük bölümü retrospektif, heterojen hasta gruplarını içeren ve düşük kanıt düzeyine sahip çalışmalardan oluşmaktadır. Cerrahi teknikler arasında fonksiyonel sonuçlar, komplikasyon profilleri ve hasta memnuniyetini karşılaştıran standartlaştırılmış değerlendirme sistemlerinin eksikliği, optimal cerrahi yaklaşım konusunda net bir fikir birliğinin oluşmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca “ideal” neofallus kavramı çoğunlukla cerrah perspektifinden tanımlanmış olup, hasta beklenti ve önceliklerini yansıtan veri sayısı sınırlıdır. 

Bu bağlamda, tek merkezli klinik deneyimlerin literatürle birlikte ele alınması, mevcut bilgi boşluklarının doldurulmasına katkı sağlayabilir. Bu çalışmada, merkezimizde 2009-2022 yılları arasında FTM genital rekonstrüksiyonu uygulanan 13 hastaya ait klinik sonuçlar, güncel literatür eşliğinde sunulmaktadır. Cerrahi teknik seçimi, fonksiyonel ve estetik sonuçlar, üretral komplikasyonlar ve revizyon gereksinimleri hem olgu serimiz hem de mevcut yayınlar doğrultusunda tartışılarak, FTM genital rekonstrüksiyonunda klinik karar verme sürecine pratik ve hasta odaklı bir bakış açısı kazandırılması amaçlanmıştır.