DÖKÜNTÜ VE ARTRİT İLE BAŞVURAN HASTADA BİRİNCİ BASAMAK YAKLAŞIMI: REAKTİF ARTRİT OLGUSU


Öksüz Ş. N., Akay Basan E., Okudan S., Özçakar N.

2. Uluslararası Ege Bölgesi Aile Hekimliği Kongresi, İzmir, Türkiye, 26 - 28 Nisan 2026, ss.72-73, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.72-73
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

DÖKÜNTÜ VE ARTRİT İLE BAŞVURAN HASTADA BİRİNCİ BASAMAK YAKLAŞIMI: REAKTİF ARTRİT OLGUSU

Şeyda Nur ÖKSÜZ¹, Ebrar AKAY BASAN², Sultan OKUDAN³, Nilgün ÖZÇAKAR⁴

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, sydavcdn@gmail.com1

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, akayebrar@gmail.com2

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, sultankaya12@gmail.com3

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, nilgun.ozcakar@deu.edu.tr4

Bildiri Türü:Olgu Sunumu

Amaç

Reaktif artrit, genellikle genitoüriner veya gastrointestinal enfeksiyonlar sonrasında gelişen, inflamatuvar artrit ile karakterize bir klinik tablodur. Erkeklerde özellikle veneriyal hastalık sonrası gelişir. En sık üçüncü dekadda görülür ve erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre fazladır. Hastalık eklem bulgularının yanı sıra göz, dermatolojik ve sistemik bulgular ile de seyredebilir. Klinik prezentasyonun değişken olması nedeniyle ayırıcı tanıda vaskülitler, enfeksiyonlar ve ilaç reaksiyonları gibi durumların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Reaktif artrit, septik artrit (özellikle gonokokal), kristal artropatiler, sarkoidoz, eritema nodozum ve seronegatif artritden klinik, uygun laboratuar ve sinoviyal sıvı analizi ile ayırt edilmelidir. Yine akut romatizmal ateş ve diğer seronegatif artritlerden ayrımı zordur.

Birinci basamak sağlık hizmetleri, hastaların sağlık sistemine ilk başvuru noktası olması nedeniyle erken klinik şüphe oluşturulması ve uygun yönlendirme açısından önemli bir role sahiptir. Bu olguda üriner sistem enfeksiyonu öyküsü sonrasında döküntü ve eklem şikayetleri ile başvuran bir hastada birinci basamak yaklaşımı ve reaktif artrit tanısına giden süreç sunulmuştur.

Metodoloji

Otuz dört yaşında erkek hasta aile hekimliği polikliniğine alt ekstremitelerinde döküntü, ellerde şişlik ve yaygın eklem ağrısı şikayetleri ile başvurdu. Ayrıntılı anamnezde hastanın kısa süre önce üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle antibiyotik tedavisi aldığı öğrenildi. Fizik muayenede bilateral malleol çevresinde purpurik karakterde döküntüler ve alt ekstremitelerde makülopapüler lezyonlar saptandı. Ayrıca el ve ayak bileklerinde hassasiyet ve şişlik ile uyumlu artrit bulguları mevcuttu. Hastanın mevcut klinik bulguları ve yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon öyküsü birlikte değerlendirildiğinde reaktif artrit başta olmak üzere sistemik vaskülit ve diğer romatolojik hastalıklar açısından ileri değerlendirme gerekliliği düşünüldü. Bu nedenle hasta ileri tetkik ve multidisipliner değerlendirme amacıyla üst basamak sağlık kuruluşuna sevk edildi.

Bulgular

Üst basamak merkezde gerçekleştirilen ileri tetkik ve konsültasyonlar sonucunda sistemik vaskülit ve diğer olası etiyolojiler dışlandı. Klinik bulgular ve enfeksiyon öyküsü birlikte değerlendirildiğinde hastanın tablosunun üriner sistem enfeksiyonu sonrası gelişen reaktif artrit ile uyumlu olduğu bildirildi. Uygulanan tedavi sonrasında hastanın eklem ağrılarında ve deri lezyonlarında belirgin gerileme gözlendi. Hasta aile hekimliği biriminde takip edilmeye devam edildi.

Sonuç

Döküntü ve artrit birlikteliği ile başvuran hastalarda ayırıcı tanı geniş tutulmalı ve özellikle yakın zamanda geçirilen enfeksiyon öyküsü sorgulanmalıdır. Bu olgu, birinci basamakta ayrıntılı anamnez alınmasının ve klinik şüphe doğrultusunda hastanın uygun merkeze yönlendirilmesinin tanı ve tedavi sürecinde önemli rol oynadığını göstermektedir. Birinci basamak yönetimindeki koordinasyon ve savunuculuk ilkeleri ışığında hastanın sağlık sistemi içindeki uygun hizmetlerden yararlanması sağlanmıştır.

Anahtar Kelimeler

Reaktif artrit, purpurik döküntü, üriner sistem enfeksiyonu, sevk, aile hekimliği


PRIMARY CARE APPROACH IN A PATIENT PRESENTING WITH RASH AND ARTHRITIS: A CASE OF REACTIVE ARTHRITIS

Şeyda Nur ÖKSÜZ¹, Ebrar AKAY BASAN², Sultan OKUDAN³, Nilgün ÖZÇAKAR⁴

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, sydavcdn@gmail.com1

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, akayebrar@gmail.com2

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, sultankaya12@gmail.com3

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, nilgun.ozcakar@deu.edu.tr4

Objective

Reactive arthritis is an inflammatory arthritis that usually develops after genitourinary or gastrointestinal infections. Joint symptoms may be accompanied by dermatological and systemic manifestations. Because the clinical presentation can vary, vasculitis, infections and drug reactions should also be considered in the differential diagnosis. Primary care services represent the first point of contact within the healthcare system and therefore play a key role in early clinical suspicion and appropriate referral. In this case, the primary care approach and the diagnostic process leading to reactive arthritis in a patient presenting with rash and joint complaints following a urinary tract infection are presented.

Methodology

A 34‑year‑old male presented to the family medicine clinic with rash on the lower extremities, swelling in the hands and widespread joint pain. Medical history revealed recent antibiotic therapy due to urinary tract infection. Physical examination demonstrated purpuric lesions around both malleoli and maculopapular eruptions on the lower extremities. Tenderness and swelling compatible with arthritis were observed in the wrists and ankles. Considering the clinical findings and the history of recent infection, reactive arthritis as well as systemic vasculitis and other rheumatologic diseases were considered and the patient was referred to a tertiary care center for further evaluation.

Results

Further investigations and consultations performed at the tertiary center excluded systemic vasculitis and other possible etiologies. When the clinical findings and infection history were evaluated together, the patient’s condition was considered compatible with reactive arthritis developing after a urinary tract infection. Following treatment, a marked regression in joint pain and skin lesions was observed. The patient continued follow‑up in primary care.

Conclusion

In patients presenting with rash and arthritis, the differential diagnosis should be broad and recent infection history should be carefully questioned. This case demonstrates the importance of detailed history taking and appropriate referral from primary care in the diagnostic process.

Keywords

family medicine, purpuric rash, reactive arthritis, referral, urinary tract infection