DUYGUSAL VE PSİKOLOJİK SONUÇLAR: SEANS BAZLI GERİBİLDİRİM ALMAYA DAYALI BİR DEĞERLENDİRME


Yorulmaz O., Uzun N. B.

12. Yükseköğretimde Psikolojik ve Rehberlik Danışmanlık Kongresi, İstanbul, Türkiye, 15 - 17 Ekim 2025, ss.1, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Psikolojik müdahalelere yönelik gelecek öngörülerinden biri de danışan kaynaklı ve veri temelli süreç değerlendirmesidir. Bunu temel alan Rutin Sonuç İzleme (RSİ) yaklaşımı, danışanlardan genel psikolojik durum ve seans gidişatına yönelik sıklıkla bilgi almaya karşılık gelmektedir. Böylesi değerlendirmelerin nasıl yapılacağı ve kullanılacağı yönünde henüz net bilgi olmasa da, pratik ve standart ölçüm araçlarının kullanımı önerilmektedir. Bu anlamda uluslararası araştırmacıların yer aldığı bir konsorsiyumun yakın zamanda geliştirdiği ve 14 dile uyarlanan tek maddelik Duygusal ve Psikolojik Sonuçlar-1 (DPS-1) adı verilen araç, önemli bir aday konumundadır. Bu çalışmada öncelikle RSİ’ye yönelik genel bilgiler vermek ve üniversite öğrencileri dahil pek çok gruba yönelik psikolojik müdahalelerde sıklıkla kullanılmak üzere geliştirilen ve yetişkin bir örneklemde dilimize uyarlanmış DPS-1’nin genel özelliklerini kesitsel bir pilot çalışma ile incelemek hedeflenmiştir. 

 

Yaş ortalaması 33.9 (Ss= 14), % 53’ü kadın, % 63’ü bekar, % 58’i üniversite mezunu, % 69’u kendini orta gelirde gören, % 9’u devam eden bir psikiyatrik rahatsızlık tanısı olduğunu ve % 8’i de devam eden tedavisi olduğunu bildiren toplam 520 kişi, araştırma için hazırlanan anket setini onam verdikten sonra çevrim içi doldurarak katılmıştır. Anket setinde kişisel bilgi formuna ilaveten DPS-1, Hasta Sağlık Anketi, Yayın Kaygı Bozukluğu Anketi ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği’ni doldurmuşlardır. Veriler korelasyon, grup farkı ve çoklu regresyon analizleri ile incelenmiştir.

 

Öncelikle korelasyon analizlerine bakıldığında DPS-1’in beklendiği şekilde depresyon ve kaygı ile pozitif, iyilik haliyle negatif yönde ilişkide olduğu; diğer araçlarla paralel şekilde yaş, cinsiyet ve medeni durumla da diğer değişkenler gibi ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca DPS-1’in diğer araçların maddeleri ile korelasyon ranjı incelendiğinde tümüyle anlamlı ilişkileri olduğu (HSA:-.25 ile -.53, YKBA: -.36 ile -.53, PİOÖ: .15 ile .47 arasında) gözlenmiştir. Bağımsız örneklem t-test analizleri, DPS-1’in diğer değişkenlerde olduğu gibi kadınlarda, bekarlarda, psikiyatrik tanısı olanlar ve bunun için tedavi aldığını belirtenlerde daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca DPS-1’in kaygı ve depresyona ilaveten psikolojik iyi oluşu anlamlı düzeyde yordadığı gözlenmiştir.

 

 Sonuç olarak, RSİ yaklaşımın ilk olarak temsil eden araçlarından biri olan Türkçe DPS-1’ye yönelik yapılan analiz sonuçları bu aracın depresyon, kaygı, psikolojik iyi oluşla paralel sonuçlar verdiğini; iyi oluşu diğerlerine ilaveten anlamlı düzeyde yordadığını göstermektedir. Bu bağlamda, DPS-1’in ülkemizde de üniversite öğrencilerine yönelik psikolojik müdahaleler ve uygulamalarda seans bazlı ve tekrarlı şekilde değerlendirmede faydalı olabileceği, sıklıkla kullanılabilmesi vesilesi ile görsel olarak tüm süreci değerlendirmede pratik bir araç olarak kullanılabileceği öngörülebilir. Elbette bu pilot çalışmanın ötesinde gelecekte klinik ortamlarda, süregiden uygulamalarda kullanılması ve verilerin birikimli şekilde değerlendirilmesi DPS-1’in özelliklerine yönelik daha anlamlı bilgiler sunacaktır.