Yenidoğanda Solunum Desteği, Eren Özek,Mehmet Vural,Esin Koç, Editör, Güneş Tıp Kitabevi, Ankara, ss.167-186, 2025
Yenidoğanda mekanik ventilasyonun genel endikasyonları; solunum eforunun yetersiz olması
veya hiç olmaması, solunum iş yükünde ciddi artış, yüksek oksijen ihtiyacı, ciddi
solunumsal asidoz, noninvazif ventilasyonun kontrendike olduğu durumlar ve postoperatif
dönem olarak özetlenebilir. Bu endikasyonlarla mekanik ventilasyona başlarken ve
sürdürürken altta yatan ve sürekli değişim gösterebilen fizyopatoloji hep göz önünde bulundurulmalıdır.
Sık görülen klinik durumlarda standart tedavi protokolleri oluşturulsa da
her hasta kendine ve hastalığının aşamasına özgündür. Bu sebeple bu protokoller hastanın
klinik durumuna göre bireyselleştirilerek kullanılmalıdır. Bununla birlikte, daha nadir görülen
ve çok farklı fizyopatolojilere sahip bazı klinik durumlar sıklıkla mekanik ventilasyonun
genel uygulama prensiplerinin dışına çıkılmasını gerektirir. Solunum iş yükünde
ciddi artışa neden olan bronkopulmoner displazi (BPD), mekonyum aspirasyon sendromu
(MAS), konjenital diyafragma hernisi (KDH), pulmoner hipertansiyon (PH) ve hava kaçakları
gibi durumlar farklı ventilasyon hedeflerinin ve stratejilerinin kullanılmasını gerektiren
özel durumlardandır ve altta yatan nedenle ilişkili olarak çok uzun süreli mekanik
ventilasyon desteği ve trakeostomi gibi ileri girişimler gerektirebilirler.1
Bu bölümde ağırlıklı olarak BPD olmak üzere, MAS, KDH, PH ve hava kaçaklarında
mekanik ventilasyonun özellikleri özetlenmiştir. Ancak bu özel durumlarda yüksek kalitede
kanıt düzeyine sahip öneri yapabilmek neredeyse olanaksızdır. O nedenle öncelikle hastalıkların
fizyopatolojisi açıklanmaya çalışılmış ve mevcut verilerle en güncel ventilasyon
startejileri derlenmiştir. Merkezler hastalarının fizyopatolojik ve klinik özelliklerine göre
kendi deneyimlerine en uygun yaklaşımı benimseyeceklerdir