Alt Göz Kapağı Rekonstrüksiyonlarında Postoperatif Ektropiyon Gelişiminin Preoperatif Kantal Tilt ve Defekt Konumu ile İlişkisi


Geyik A., Gönültaş M., Sezer S. C., Esim İ. H.

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği 47.Ulusal Kurultayı, Antalya, Turkey, 15 - 19 October 2025, pp.33-34, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.33-34
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

GİRİŞ

Skatrisyel ektropiyonun patogenezinde, deri ve orbikülaristen oluşan ön lamellanın kısalması temeldeki sorunu oluşturur. Ön lamellanın yaralanması veya kısalması kapak kenarının dışa doğru dönmesine neden olur.(1) Olağan anatomide lateral kantusun vertikal seviyesi, medial kantusun vertikal seviyesinden 2mm daha superior yerleşimlidir.(2) Alt göz kapağı seviyesinde uygulanan rekonstrüktif girişimlerde gelişebilecek ektropiyon, cilt kanseri çıkarma öyküsü, artmış cilt güneş maruziyeti, daha açık iris rengi ve pingekulum varlığının yanı sıra mevcut sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve inme arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. (3) Hastanın preoperatif dönemdeki kantal tilt seviyesinin de bu komplikasyon sıklığını değiştirebileceğini de düşünmekteyiz. Alt göz kapağının yerçekimine karşı direnci yaş ile birlikte azalmaktayken, yine yaş artışı ile birlikte alt göz kapağı onkolojik cerrahisi endikasyonlarının artması da söz konusudur. (4)

MATERYAL VE METOD

Mevcut çalışmamızda, kliniğimizde ekibimizce alt göz kapağının, onkolojik endikasyonlarla rekonstrükte edilmiş 40 vakadaki minimum postoperatif 2. aydan itibaren kalıcı olarak görülen çeşitli düzeylerdeki ektropiyon gelişim oranları incelenmiştir. Tarama populasyonunda dahil etme kriterlerimiz içinde mevcut defektin orbitomalar oluk üstünde olması, yalnızca tek bir cilt rekonstrüksiyon tekniği uygulanmış olması, dışlama kriterleri olarak da kozmetik endikasyonların varlığı, ilk operasyonda kantoliz prosedürlerinin uygulanmış olması ve alt göz kapağı dışındaki farklı bir fasiyal anatomik yapının rekonstrükte edilmiş olması yer almıştır. Mevcut ektropiyon gelişim oranlarını ilgili defektin alt göz kapağındaki horizontal konumu, defekt boyutu, ve kullanılmış cerrahi prosedürde uygulanan flebin baz konumunun, maksimum gerim vektörünün aksına göre nihai oranları ortaya koyuldu.

SONUÇLAR VE TARTIŞMA

Elde edilen veriler ışığında alt göz kapağı rekonstrüksiyonu uygulanan 40 hasta içinde 14 hastada çeşitli derecelerde ektropiyon görülmüştür. Ektropiyon izlenen 14 hasta içerisinde 9’unun(%64,42) nihai defektinin orta boyutta, 7’sinin(%50) defektinin konumunun medialde, 11’inin(%78,57) preoperatif negatif kantal tilte sahip olduğu, 6’sının(%42,85) flep gerim vektörünün horizontal düzlemde olduğu görüldü. Postoperatif ektropiyon görülmeyen 26 hasta içerisinde, 17’sinin(%65,38) nihai defektinin orta boyutta, 10’unun(%38,46) defektinin konumunun lateralde, 17’sinin(%65,18) preoperatif negatif kantal tilte sahip olduğu, 12’sinin(%46,15) flep gerim vektörünün horizontal düzlemde olduğu görüldü. Postoperatif ektropiyon gelişiminde defekt boyutunun fazlalığı ile korelasyon izlenmedi. Gerim vektörünün superiorda olduğu inferior bazlı alt göz kapağı fleplerinin ektropiyon gelişiminde, superior bazlı fleplere göre daha yüksek oranda olduğu görüldü(5:3/İnferior bazlı flep:Superior bazlı flep). Alt göz kapağının derisi 1 mm’den daha az kalınlıktadır ve lateral orbital kenara geldikçe giderek kalınlaşır. Herhangi bir subkutan yağ tabakasından yoksundur ve altta yatan orbikularis oculi kasına ince bağ dokusu bağlantıları ile tutturulmuştur.(2) Dermoonkolojik cerrahi endikasyonu bulunan hasta populasyonunun median yaş ortalamasının yüksek olması(kendi çalışmamızda bu ortalama 59 yaştır.) senil nedenlere ek olarak lateral kantal süspansiyonun negatif kantal tilte neden olduğu hastalarda alt göz kapağının medial komponentleri seviyelerinde yapılan rekonstrüktif girişimlerde defekt boyutundan bağımsız olarak medial seviyede ektropiyon gelişimine eğilim yarattığı görülmektedir. Elde ettiğimiz veriler göstermektedir ki flep gerim vektörünün vertikal oryantasyonda olması ile horizontal oryantasyonda olması arasında belirgin ektropiyon gelişimi gözlenmemiştir. Mevcut patoloji sonrası gelişebilecek alt göz kapağı malpozisyonlarının sıklığını azaltmak adına özellikle negatif kantal tilte sahip hastalar üzerinde yapılacak inferomedial orbital prosedürlerde postoperatif erken dönemde uygulanabilecek tarsorafi, suspensatuar stripleme gibi koruyucu önlemlerin alınması önem arz etmektedir.

KAYNAKÇA

1. American Academy of Ophthalmology Focal Points: Ectropion and Entropion, Volume 12, Number 10, 1994.

2. Labib A, Patel BC, Milroy C. Lower Eyelid Laxity Examination. [Updated 2023 May 8]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2025 Jan-. Available3. Mitchell P, Hinchcliffe P, Wang JJ, Rochtchina E, Foran

3. S. Prevalence and associations with ectropion in an older population: the Blue Mountains Eye Study. Clin Exp Ophthalmol. 2001 Jun;29(3):108-10. doi: 10.1046/j.1442- 9071.2001.00412.x. PMID: 11446446. Available

4. Neuhann-Lorenz C, Mühlbauer W. Das senile Ektropium und Entropium [Senile ectropion and entropion]. Handchir Mikrochir Plast Chir. 1992 Jan;24(1):32-7. German. PMID: 1568673 Anahtar Kelimeler:  Göz kapağı tümörleri, Kantal tilt, Sikatrisyel ektropiyon