2.Avrasya Kalp Yetersizliği Kongresi, İzmir, Türkiye, 2 - 05 Ekim 2025, ss.1-3, (Özet Bildiri)
Amaç: Peripartum kardiyomiyopati (PPCM), gebeliğin son aylarında veya doğumdan sonraki ilk ay içinde gelişen, başka açıklayıcı neden
olmaksızın sol ventrikül sistolik disfonksiyonu ile karakterize nadir fakat potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir durumdur. Bu vakada, ileri
derecede sistolik disfonksiyon ile başvuran bir gebe hastada gelişen düşük debili kalp yetersizliği ve acil multidisipliner yönetim süreci
sunulmaktadır.
Bulgular: Otuz yedi yaşında, bilinen kardiyak hastalığı olmayan, 35 haftalık gebe kadın hasta, bir haftadır artan nefes darlığı, efor dispnesi
ve bilateral bacak ödemi ile başvurdu. Fizik muayenede bilateral pretibial ödem ve akciğer bazallerinde raller mevcuttu. EKG’de sinüs
taşikardisi (130 v/dk), ekokardiyografide dilate sol ventrikül, ejeksiyon fraksiyonu %15-20 ve vena cava inferior kollapsının azaldığı görüldü.
BNP 1512 pg/mL olarak ölçüldü. Peripartum kardiyomiyopati ön tanısı ile hasta kardiyoloji servisine yatırıldı. Bisoprolol, digoksin ve IV
furosemid tedavisine başlandı.Ertesi gün hastanın kliniğinde belirgin kötüleşme, derinleşen taşikardi, hipotansiyon ve kan gazında laktat
düzeyinin 6 mmol/L olması üzerine düşük debili kalp yetersizliği düşünüldü. Dobutamin ve norepinefrin infüzyonlarına başlandı. Persistan
hipoperfüzyon üzerine intraaortik balon pompası (İABP) desteği sağlandı. Kardiyovasküler stabilite sağlandıktan sonra, kadın doğum kliniği
ile birlikte değerlendirilen hastaya acil sezaryen kararı verildi ve 2700 gram ağırlığında canlı erkek bebek doğurtuldu. Postoperatif olarak
bromokriptin tedavisi başlandı. Klinik stabilizasyon sonrası 3. gün İABP çıkarıldı.Taburculuk sonrası uygulanan GDMT (kılavuzlara dayalı
medikal tedavi) ile birlikte hastanın ejeksiyon fraksiyonu %35-40’a yükseldi. Anne ve bebek stabil şekilde izlenmekte olup hastanın poliklinik
takipleri düzenli olarak sürdürülmektedir.
Sonuç: PPCM tanısında gecikme, ciddi morbidite ve mortaliteyle sonuçlanabilir. Bu vakada, hızlı tanı, uygun hemodinamik destek, İABP
uygulaması ve zamanında doğum ile maternal ve fetal prognoz olumlu etkilenmiştir. Erken multidisipliner yaklaşım, PPCM yönetiminde
hayat kurtarıcıdır. Peripartum dönemde gelişen dispne ve konjestif bulgular ciddiyetle ele alınmalı; PPCM, ayırıcı tanıda mutlaka
düşünülmelidir. Hemodinamik instabilite durumlarında mekanik dolaşım desteği ve doğum zamanlamasının koordineli yönetimi yaşamsal
öneme sahiptir.