ADENOIDEKTOMI VE/VEYA TONSILLEKTOMI UYGULANAN 2–6 YAŞ ÇOCUKLARDA PREOPERATIF İMMÜN PROFIL VE ALERJEN DUYARLILIĞI


Creative Commons License

Yağmur H., Atay Ö., Kabadayı G., Uzuner N.

Uluslararası Katılımlı 20. Çocuk Alerji İmmünoloji ve Astım Kongresi, Antalya, Türkiye, 2 - 05 Nisan 2026, ss.176, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.176
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

ADENOIDEKTOMI VE/VEYA TONSILLEKTOMI UYGULANAN 2–6 YAŞ

ÇOCUKLARDA PREOPERATIF İMMÜN PROFIL VE ALERJEN DUYARLILIĞI

HALIME YAĞMUR, ÖZGE ATAY, GIZEM KABADAYI, NEVIN UZUNER

ÇOCUK İMMÜNOLOJISI VE ALERJI, DOKUZ EYLÜL ÜNIVERSITESI, İZMIR, TÜRKIYE

Amaç: Adenoidektomi ve/veya adenotonsillektomi çocukluk çağında sık uygulanan cerrahi girişimlerdir; ancak erken çocukluk döneminde

immün profik ve alerjik duyarlanmanın tekrarlayan enfeksiyonlarla ilişkisi net değildir. Bu çalışmada,2–6 yaş arası adenoidektomi ve/

veya adenotonsillektomi planlanan çocuklarda preoperatif immün profil ve alerjen duyarlılıklarının değerlendirilmesi, özellikle tekrarlayan

otit gelişimini öngören klinik, immünolojik, atopik belirleyicilerin ortaya konması amaçlandı.

Yöntem: Tek merkezli, retrospektif planlanan çalışmaya, Ekim 2024/Aralık 2025 yılları içerisinde DEÜ Çocuk Alerji ve İmmünoloji Polikliniği’ne

cerrahi öncesi değerlendirme amacıyla yönlendirilen 2–6 yaş arası73 hasta dahil edildi. Demografik veriler,klinik özellikler, enfeksiyon

sıklığı,cerrahi tipi, primer immünolojik tetkikler, spesifik IgE sonuçları kaydedildi. Tekrarlayan otit >=4 atak/yıl olarak tanımlandı.

IBM SPSS-29 istatistik programıyla analizler yapıldı.

Bulgular: Olguların %64,4’ü erkek olup, ilk semptom yaşları median 3,42 yıldı. Yıllık otit enfeksiyonu geçirmeleri median:3,67kez, yıllık

antibiyotik ihtiyaçları median 8 kereydi. Apne %34,2, ventilasyon tüpü uygulanma oranı %37’ydi. Atopik hastalık öyküsü %23,3 olup en

sık astım saptandı.Evcil hayvanı olan %12,3 (n=9/en sık kedi+köpek), ebeveynde alerjik hastalık olan %6,8(n=5), hiçbir ailede immün yetmezlik

öyküsü yoktu. Tekrarlayan otit (>=4/yıl) olan grupta ilk semptom yaşı ve apne görülmesi, hepatitB aşı titresi, IgA,IgG daha düşük,

Jefrey Modell Foundation(JMF) skoru, antibiyotik ihtiyacı anlamlı ve CD16/56 olarak yüksekti ve tüm sonuçlar anlamlıydı (p<0,05).Yalnızca

1 olguda IgA<7 mg/dL saptandı.

Regresyon analizinde yalnızca IgA düzeyi, tekrarlayan otit gelişimi için bağımsız bir öngördürücü olduğu görüldü(OR=0,987;%95 GA:

0,975–1,000; p=0,049). IgA’nın ayırt edici gücü ROC analizinde orta-yüksek düzeyde bulundu (AUC=0,681 (%95 CI: 0.557–0.805, p = 0.008)

ve cut-off 57mg/dL olarak belirlendi.

Atopi varlığı ile yapılan multivaariable logistik regresyon analizinde (χ²=12.096,p=0.002; Nagelkerke R²=0.231) IgA düzeyleri (OR=0.983,

p=0.015) ve eozinofil sayısı (OR=0.997, p=0.025) atopiyi bağımsız olarak öngören değişkenler olarak saptandı.Ayrıca IgA, eozinofili ve

semptom başlama yaşını içeren kombine modelde ayırt edicilik artarak AUC=0,714 olarak saptandı(p=0,002; %95 GA:0.597–0.831).

Sonuç: Bu çalışma, erken çocukluk döneminde adenoidektomi ve/veya tonsillektomi planlanan çocuklarda tekrarlayan otitin en güçlü ve

erişilebilir immünolojik belirleyicisinin IgA düzeyi olduğunu göstermektedir ve alerjik duyarlanma tek başına belirleyici değildir. Cerrahi

öncesi immünolojik tarama (özellikle IgA ve lenfosit alt grupları), yüksek riskli hastaların erken tanımlanmasına katkı sağlayabilir.IgA,

eozinofili ve semptom başlama yaşını içeren kombine yaklaşım, klinik risk sınıflamasında uygulanabilir bir model sunmaktadır. Bulgular,

mukozal immünitenin adenoid/tonsil patolojileri ve rekürren otit patogenezindeki kritik rolünü desteklemektedir.