Amaç: Bu çalışmada bir üniversite hastanesindeki tıpta uzmanlık öğrencilerinin Akılcı İlaç Kullanımı (AİK) ile ilgili eğitim durumu, gereksinim ve düşüncelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın evrenini Ocak 2022 – Haziran 2022 ayları arasında, üniversite hastanesinde uzmanlık eğitimi alan 907 hekim oluşturmaktadır. Araştırmanın örnek büyüklüğü %50 sıklık, %5 sapma ile %95 güven düzeyinde 207 kişi olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri, yaş, cinsiyet, mezun olunan fakülte, AİK eğitim durumu, uzmanlık eğitimi alınan bölüm, uzmanlık eğitimi süresi, meslekte akılcı ilaç kullanımını uygulama ve AİK eğitiminin gerekliliğine yönelik görüşlerdir. Anket 10 sorudan oluşmakta olup; veriler yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizlerinde kategorik değişkenler dağılımlar (sayı, %) olarak verilmiş, kategorik değişkenlerin karşılaştırma analizlerinde Ki-kare testi kullanılmış ve istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 229 asistan katılmıştır. Ankete katılan uzmanlık öğrencilerinin 224’ü (%93,4) akılcı ilaç kullanımının gerekli olduğunu bildirmiştir. AİK eğitimi aldığını bildiren 158 uzmanlık öğrencisinin 128’i aldığı eğitimi meslek hayatında uyguladığını belirtmiştir. AİK eğitimi almayan 71 kişinin 48'i (%67,6) eğitimi almak istediğini belirtmiştir. Branşlar bazında değerlendirildiğinde dahili branşlardan ankete katılan 161 uzmanlık öğrencisinin 152’si (%94,4) akılcı ilaç kullanımının gerekli olduğu görüşündedir. Bu gruptan 109 kişinin AİK eğitimi bulunmakta ve 79,8%’i akılcı ilaç kullanımını meslek hayatında uygulamaktadır. Cerrahi branşlardan katılan 58 uzmanlık öğrencisinin 52’si (%89,7) akılcı ilaç kullanımının gerekli olduğunu bildirmektedir. 42’si (%72,0) AİK eğitimi almış ve 88,1%’i akılcı ilaç kullanımını meslek hayatında uygulamaktadır. Ankete katılan temel branş uzmanlık öğrencisi sayısı 10’dur. Yedisi (%70,0) AİK eğitimi aldığını belirtmiş ve tümü AİK eğitiminin gerekli olduğunu düşünmektedir. Sonuç: Sonuç olarak ankete katılan uzmanlık öğrencilerinin büyük bir çoğunlukta akılcı ilaç kullanımının gerekli olduğunu düşünmektedir. Bununla birlikte gerekli olduğunu düşünmelerine rağmen akılcı ilaç kullanımını meslek hayatında uygulamadığını belirten uzmanlık öğrencileri bulunmaktadır. Dahili ve cerrahi branşlar için bunun nedenlerini araştıran ileri çalışmalara gerek vardır.
Aim: This study aimed to evaluate medical residents' educational status, needs, and thoughts regarding Rational Drug Use (RDU) at a university hospital. Materials and Methods: The population of this descriptive research consists of 907 physicians who received residency training at the university hospital between January 2022 and June 2022. The study's sample size was calculated as 207 people with 50% frequency, 5% deviation, and 95% confidence level. The research variables were age, gender, graduated faculty, RDU education, department of residency training, duration of residency training, implementation of RDU in the profession, and opinions on the necessity of RDU training. The questionnaire contains ten questions and data were by face-to-face interview method. In data analysis, categorical variables were given as distributions (number, %). The chi-square test was used to compare categorical variables, and the statistical significance level was accepted as p<0.05. Results: A total of 229 residents participated in the study. Two hundred and twenty-four (93.4%) residents reported that RDU was necessary. One hundred and fifty-eight residents had RDU training and 128 of them stated that they have been used RDU in their professional life. Seventy-one residents (67.6%) did not receive RDU training and, 48 of them indicated that they want to receive the training. According to the branches, in the medical sciences, 152 (94.4%) of 161 residents agreed that RDU was necessary. One hundred nine residents from this group had RDU training, and 79.8% of them practiced RDU professionally. In the surgical sciences, fifty-two (89.7%) of 58 residents stated that RDU was necessary. Forty-two of them (72.0%) had RDU training, and 88.1% of them practiced RDU in their professional lives. The number of residents in the basic sciences was 10. Seven of them (70.0%) stated that they received RDU training, and all of them agreed that RDU training was necessary. Conclusion: As a result, the majority of the residents who participated in the survey agreed that RDU was necessary. However, some residents stated that they did not practice RDU in their professional lives, even though they thought it was necessary. Further studies are needed to investigate the reasons for not practicing RDU in medical and surgical sciences departments.