Van Asker Hastanesine Başvuran Gebelerde Toksoplazma, Rubella ve CMV Seroprevalansı.
5. EKMUD Bilimsel Platformu “21. Yüzyılda Enfeksiyon Hastalıkları”, İzmir, Türkiye, 1 - 04 Nisan 2015, ss.302, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.302
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: İntrauterin enfeksiyonlar, perinatal mortalite ve morbiditenin önemli bir nedenidir. Abortusa, intrauterin ölüme, konjenital anomalilere, yenidoğan enfeksiyonlarına neden olabilecekleri gibi; ileri yaşlarda da problemlere (sağırlık, mental retardasyon vb.) yol açabilirler. Bu çalışmada hastanemize başvuran gebelerde Toksoplazma, Rubella ve Sitomegalovirüs (CMV) seroprevelansı ve risk altındaki gebelerin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 1 Temmuz 2013-1 Aralık 2014 tarihleri arasında, hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne gebelik takibi amacı ile başvuran ve Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA) yöntemi ile (Beckman Coulter Access 2, Beckman Coulter marka kitlerle) Toksoplazma IgM-IgG, Rubella IgM-IgG ve CMV IgM-IgG testleri çalışılan 17-42 yaşları arasındaki gebe kadınlar çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 217 gebe dahil edilmiştir. Gebelerin yaş ortalaması 28±5,6 (17-42) olarak saptanmıştır. Toksoplazma, Rubella ve CMV IgM-IgG antikorları açısından değerlendirildiğinde seropozitiflik oranları; Toksoplazma IgM için 2 kişi (%0,9), IgG için 87 kişi (%40,1); Rubella IgM için 2 kişi (%0,9), IgG için 206 kişi (%94,9); CMV IgM için 1 kişi (%0,5), IgG için ise 214 kişi (%98,6) pozitif olarak saptanmıştır. Bu sonuçlar değerlendirildiğinde, araştırmaya dahil edilen yaklaşık her beş kadından üçünün Toksoplazma enfeksiyonu açısından risk altında olduğu gözlenmiştir. Sonuçlar: Obstetrik enfeksiyonlar için, prenatal serolojik çalışmaların yapılması bazı klinisyenler tarafından desteklenmekte, bazıları tarafından ise gereksiz görülmektedir. Çalışılan bölgedeki enfeksiyonlara duyarlılık oranlarının bilinmesi önem arz etmektedir. Bu nedenle seroprevalans çalışmaları devam etmelidir. Van bölgesinde tespit ettiğimiz sonuçlar diğer bölgelerde yapılmış çalışmalarla benzerlik göstermektedir. Çalışmamızda tespit edilen IgM yüksekliklerinin eş zamanlı IgG’leri de pozitif saptanmış olup, ileri merkezlerde yapılan avidite testleri ile akut/geçirilmiş ayrımı yapılmış olup, tümünde yüksek avidite tespit edilmiştir. Gebelikleri daha yakın takip edilmiş ve hiçbiri sonlandırılmamıştır. Bölgemizdeki gebeler Rubella ve CMV için yüksek oranda bağışıklığa sahipken, Toksoplazma için bu oranların daha düşük olduğu gözlenmiştir. Özellikle doğurganlık çağındaki bağışıklığı olmayan kadınların; Rubella açısından aşılanması, Toksoplazma ve CMV enfeksiyonu açısından da eğitilmeleri gerekmektedir.