HBsAg pozitifliği olan kişilerin Hepatit A virüsü ile karşılaşma durumlarının değerlendirilmesi
5. EKMUD Bilimsel Platformu “21. Yüzyılda Enfeksiyon Hastalıkları”, İzmir, Türkiye, 1 - 04 Nisan 2015, ss.301, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.301
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Hepatit A virüs (HAV) enfeksiyonu kontamine su ve yiyeceklerle bulaşan bir hastalık olup, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir halk sağlığı problemi olmaya devam etmektedir. Kronik hepatit B veya C enfeksiyonu olan kişilerde akut HAV enfeksiyonunun daha ciddi ve fulminan seyretme riski yüksek olduğu için bu kişilerin HAV durumunun bilinmesi ve seronegatif olanların aşılanması önerilmektedir. Bu çalışmada polikliniğimize başvuran HBsAg pozitif kişilerin HAV ile karşılaşma açısından durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 1 Ekim 2013-1 Aralık 2014 tarihleri arasında Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine HBsAg pozitifliği nedeni ile başvuran kişilerin Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA) yöntemi ile (Beckman Coulter Access 2, Beckman Coulter marka kitlerle) bakılan AntiHAV IgG sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: 1 Ekim 2013-1 Aralık 2014 tarihleri arasında HBsAg pozitifliği nedeni ile başvuran 219 hastanın yaş ortalaması 23,8±5,3 olup, 170 ‘inde (%77,6) AntiHAV IgG pozitif olarak saptanmıştır. Sonuçlar: HAV enfeksiyonu, erken yaşlarda geçirildiğinde genellikle asemptomatik seyreden ve nadiren fulminan seyreden bir hastalıktır. İleri yaşlarda semptom ve komplikasyon görülme sıklığı artmaktadır. Ülkemizde sosyoekonomik düzeyin ve hijyenik şartların her geçen gün arttığı göz önünde bulundurulduğunda HAV ile karşılaşmanın ileri yaşlara kaydığı gözlenmektedir. Çalışmamızda HBsAg taşıyıcılarında AntiHAV IgG pozitifliği %77,6 olarak saptanmıştır. Bağışıklığı olmayan hastaların hepsinin aşılandığı tespit edilmiştir. HBV pozitif hastalarda HAV serolojisinin mutlaka araştırılarak, seronegatif hastaların aşılanması gerektiğini, bunun mortalite ve morbititede önemli bir azalmaya sebep olacağı ve ülke ekonomisine de önemli bir katkıda bulunacağı aşikardır.