Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, vol.7, no.16-17, pp.203-226, 2008 (TRDizin)
Mondros Ateşkes Antlaşması, I. Dünya Savaşı’na hazırlıksız giren Osmanlı
İmparatorluğu için savaşın sonu anlamını taşıyordu. Ateşkes; sadece savaşı bitirmekle
kalmamış, bütün bir imparatorluğun yok olmasına neden olmuştur.
Ateşkesin imzalanması ile birlikte, Türkiye’nin bağımsızlığı için çeşitli yol arayışları
başlamıştır. Türk siyasi hayatında önemli yol arayışlarının yaşandığı bu dönemde basın
yayın organları da siyasi atmosferin değişiminde önemli roller oynamıştır. Özellikle savaşın
getirdiği yıkım nedeniyle basında Türkiye’nin savaşa girişinde önemli etkileri bulunan
İttihatçı kadroya karşı büyük bir öfke bulunmaktaydı. Bu öfke özellikle Hürriyet ve İtilaf
Partisi tarafından desteklenen basın organlarında göze çarpmakta ve İtilaf Devletleri ile
savaş sırasında kopan ilişkilerin yeniden kurulabilmesi yolunda bu basın organlarının çeşitli
girişimlerde bulundukları görülmekteydi.
Savaşın bitimi ve mütarekenin imzalanması genellikle Türk basını tarafından olumlu karşılandı. Ancak süreç içerisinde İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan güçlerinin yaptıkları
haksız uygulamalar ve gerçek dışı nedenlere dayalı oluşan işgaller toplumun yönlendirici
gücü olan Türk basınını farklı kurtuluş çareleri atamaya itmiştir. Bazı gazetelerin kurtuluş
çaresini İngiltere’nin himayesine girmekte buldukları, bir kısmının ise ABD mandasının
oluşturulması sonucunda Türk topraklarının bütünlüğünün korunacağını savundukları
anlaşılmaktadır. Ancak bu üretilen bu çözüm yöntemleri İngiltere’nin Osmanlı egemenlik
alanlarını parçalama siyaseti izlemesi, ABD’nin ise Türkiye’de oluşturulması istenilen manda
yönetimi fikrine sıcak bakmaması nedeniyle başarısız oldula