8. Uluslararası Uludağ Bilimsel Araştırmalar Kongresi 21-22 Şubat 2026 Bursa, Bursa, Türkiye, 21 - 22 Şubat 2026, ss.1-10, (Özet Bildiri)
Oksazolon ve
imidazolon türevleri, zengin elektronik yapıları ve farklı biyolojik hedeflerle
etkileşime girebilme potansiyelleri nedeniyle tıbbi kimyada önemli heterosiklik
sistemler arasında yer almaktadır. Literatürde bu yapıların antibakteriyel ve
antifungal hedef proteinlerle etkileşimlerinin hem deneysel hem de hesaplamalı
yaklaşımlarla kapsamlı biçimde incelendiği bildirilmektedir [1, 2]. Bu
çalışmada, oksazolon ara ürünleri üzerinden sentezlenen ve literatürde rapor
edilmemiş iki yeni imidazolon türevi, ethyl
(E)-4-(4-(4-methylbenzylidene)-5-oxo-2-phenyl-4,5-dihydro-1H-imidazol-1-yl)benzoate
ve ethyl
(E)-4-(2-(naphthalen-1-yl)-4-(naphthalen-1-ylmethylene)-5-oxo-4,5-dihydro-1H-imidazol-1-yl)benzoate,
deneysel ve teorik yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla karşılaştırmalı olarak
değerlendirilmiştir.
Sentezlenen
imidazolon türevlerinin yapıları FT-IR ve 1H NMR teknikleri ile
doğrulanmıştır. Teorik incelemelerde yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT)
kullanılarak ΔE, ΔH ve ΔG değerleri ile frontier moleküler orbital (HOMO–LUMO)
enerjileri ve moleküler elektrostatik potansiyel (MEP) dağılımları
hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar, özellikle aromatik substitüent içeren
imidazolon türevlerinin daha dengeli elektronik dağılım ve daha düşük HOMO–LUMO
enerji aralığı sergilediğini göstermiştir; bu bulgular literatürde bildirilen
benzer imidazolon sistemleriyle uyumludur [3].
Bileşiklerin
olası biyolojik hedeflerle etkileşim eğilimlerini incelemek amacıyla
antibakteriyel ve antifungal sistemlerle ilişkili altı farklı protein (PDB ID:
1BTL, 1KE4, 1MWS, 3MZD, 4UYM ve 5TZ1) üzerinde moleküler docking çalışmaları
gerçekleştirilmiştir. Docking sonuçları, özellikle naftil ve aromatik
substitüent taşıyan imidazolon türevlerinin aktif bölgeye daha uygun bağlanma
pozları ve güçlü hidrojen bağları ile hidrofobik etkileşimler sergilediğini
ortaya koymuştur; bu durum, oksazolon/imidazolon temelli yapıların çoklu
biyolojik hedeflere yönelik in silico bağlanma potansiyeline sahip olduğunu
bildiren önceki çalışmalarla örtüşmektedir [4].
Sonuç olarak, bu
çalışma yeni imidazolon türevlerinin elektronik özellikleri ile çoklu
antimikrobiyal hedeflere yönelik hesaplamalı bağlanma eğilimleri arasında
anlamlı bir ilişki olduğunu göstermekte ve bu bileşikleri ileri deneysel
biyolojik doğrulama çalışmaları için umut verici ön adaylar olarak
önermektedir.