Önleme Araması Kararına Dayanılarak Gerçekleştirilen Arama Sonucunda Elde Edilen Uyuşturucu Maddelerin Hukuka Aykırı Delil Olup Olmadığı Sorunu (YCGK, T.19.03.2019 VE E.2016/20-346, K.2019/221 S. KARARININ İNCELENMESİ)


Boyracı A.

Ceza Hukuku Dergisi, cilt.17, sa.48, ss.129-155, 2022 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 17 Sayı: 48
  • Basım Tarihi: 2022
  • Dergi Adı: Ceza Hukuku Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.129-155
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Arama, adli arama ve önleme araması olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Aralarındaki temel fark ise, adli aramaya suç işlendiği şüphesi üzerine karar verilirken, önleme araması henüz suç şüphesinin olmadığı bir aşamada uygulanmaktadır. Buna karşın gerek adli arama gerekse de önleme araması sonucunda elde edilen delilin kullanılabilmesi için arama işleminin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi şarttır.   Bu çalışmada önleme araması kararına dayanılarak gerçekleştirilen arama neticesinde elde edilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil olup olmadığı sorununu tartışan Yargıtay Ceza Genel Kurulu  (CGK)’nun T.19.03.2019 ve E.2016/20-346, K.2019/221 sayılı kararı incelenecektir.

Search is divided into two as judicial search and preventive search. The main difference between them is that while judicial search is decided on the suspicion of committing a crime, preventive search is applied when there is no suspicion of crime yet. However, in order to use the evidence obtained as a result of both judicial search and preventive searches, it is essential that the searches are carried out in accordance with the law. In this study, we will review of Supreme Court Assembly of Criminal Chambers’ decision (19.03.2019, No.20-346/211) which discussed the question of whether the drugs obtained as a result of the search based on the preventive search are illegal evidence.