AKUT BÖBREK HASARI SIRASINDA GELIŞEN EKSTREM POLIÜRI: SGLT2 İNHIBITÖRÜ MARUZIYETI OLAN İKI OLGU


Eröz E.

Uluslararası Katılımlı 15. Güncel Böbrek Hastalıkları ve 10. Hipertansiyon, Nefroloji, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi’, Muğla, Turkey, 22 - 26 April 2026, pp.94, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Muğla
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.94
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

KUT BÖBREK HASARI SIRASINDA GELIŞEN EKSTREM POLIÜRI: SGLT2 İNHIBITÖRÜ MARUZIYETI OLAN İKI OLGU Erhan Eröz, İlker Atay, Cihan Heybeli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Giriş: Akut böbrek hasarı (ABH) iyileşme döneminde poliüri görülebilir; ancak aşırı derecede yüksek idrar hacimleri nadirdir. Sodyum-glukoz kotransporter-2 (SGLT2) inhibitörleri proksimal tübülde glukoz ve sodyum geri emilimini azaltarak osmotik diüreze yol açabilir. Bununla birlikte ABH sırasında gelişen ekstrem poliüri ile ilişkileri yeterince tanımlanmamıştır. Bu yazıda, SGLT2 inhibitörü maruziyeti bulunan ve ABH sırasında ekstrem poliüri gelişen iki olgu sunulmuştur. Vakalar: Birinci olgu, serviks kanseri öyküsü olan 49 yaşında kadın hastaydı. Obstrüktif üropati nedeniyle bilateral nefrostomi uygulanmasını takiben günlük idrar çıkışı 60 litrenin üzerine çıkan belirgin poliüri gelişti. Poliüri bir aydan uzun sürdü ve hipokalemi eşlik etti. Hastanın öyküsünde tip 2 diyabet sebebiyle empagliflozin kullanımı mevcuttu. İkinci olgu, tip 2 diyabeti olan ve dapagliflozin kullanan 57 yaşında erkek hastaydı. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaç kullanımına bağlı gelişen akut interstisyel nefrit nedeniyle ABH gelişti. Günlük idrar çıkışı 20 litrenin üzerindeydi ve glukozüri SGLT2 inhibitörü kesilmesine rağmen devam etti. Böbrek biyopsisi akut interstisyel nefrit ile uyumluydu. Hastaya başlanan metilprednizolon tedavisi sonrası renal fonksiyonlar düzelmesine rağmen poliüri haftalar boyunca devam etti. Tartışma: Her iki olguda da poliüri, ABH iyileşme diürezi veya postobstrüktif diürez ile açıklanamayacak düzeydeydi. SGLT2 inhibitörlerinin proksimal tübüler glukoz geri emilimini azaltması, distal tübüler hasarın eşlik ettiği durumlarda osmotik diürezi artırarak poliürinin şiddetini ve süresini artırmış olabilir. Sonuç: Bu olgular, ciddi tübüler hasar varlığında SGLT2 inhibitörü maruziyetinin ekstrem poliüriyi şiddetlendirebileceğini düşündürmektedir. Bu ilişkiyi doğrulamak için daha fazla klinik gözleme ihtiyaç vardır.