Nişabur İlim Havzasında Bir Kadın Otorite: “Müsnidetü Horasan” Ümmü’l- Müeyyed Zeyneb Bint Abdirrahmân (öl. 615/1218) ve İlim Geleneğindeki Yeri
İSLÂM DÜŞÜNCE GELENEĞİNDE İZ BIRAKAN KADINLAR SEMPOZYUMU, Balıkesir, Türkiye, 7 - 08 Mayıs 2026, (Yayınlanmadı)
- Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
- Basıldığı Şehir: Balıkesir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmada, İslam dünyasında kadın âlimlerin ilim ve bilim tarihindeki konumları ile katkıları, hicrî VII. yüzyılda Nîşâbur’da yaşamış Ümmü’l-Müeyyed Zeyneb bint Abdurrahman eş-Şa‘rîyye (öl. 615/1218) örneği üzerinden incelenmektedir. Çalışmanın amacı; İslam düşünce tarihinde kadınların rolünün çoğu zaman sınırlı bir çerçevede ele alınmasına karşılık biyografi eserlerinde bazı kadın âlimlerin ilmî silsilelerin merkezinde yer aldığını göstermek ve bu durumu Ümmü’l-Müeyyed Zeyneb örneği üzerinden somutlaştırmaktır. Konunun önemi ise “Müsnidetü Horasan”, “Şeyhetü’l-Irâk” ve “Hurre Naz” (Asil Hanımefendi) gibi unvanlarla anılan Ümmü’l-Müeyyed Zeyneb hakkında müstakil bir çalışmanın bulunmamasından kaynaklanmaktadır.
Çalışmada biyografik ve klasik tabakât kaynaklarına dayalı nitel bir yöntem benimsenmiştir. Bu çerçevede Ümmü’l-Müeyyed Zeyneb’in ilmî şahsiyeti öncelikle hocaları ardından talebeleri üzerinden analiz edilmiştir. Bu bağlamda onun ilmî teşekkülünde, özellikle Zemahşerî’den (öl. 538/1144) aldığı icâzet ve Kuşeyrî’nin (öl. 465/1072) er-Risâle’sinin rivayeti gibi unsurlar belirleyici olmuş; bu veriler onun farklı ilim alanlarındaki konumunun tahliline imkân sağlamıştır. Bununla birlikte H. 615 yılında 91 yaşında vefat eden Zeyneb’in, H. 538’de vefat eden Zemahşerî’den icâzet aldığına dair rivayetler ilk bakışta kronolojik bir tutarsızlık izlenimi uyandırmaktadır. Ancak söz konusu tarihler esas alındığında Zeyneb’in, Zemahşerî’nin vefatı sırasında yaklaşık on dört yaşında olduğu anlaşılmakta; bu durum klasik İslâm ilim geleneğinde erken yaşta ilim tahsiline başlanması ve özellikle semâ‘ ve icâzet yoluyla rivayet yetkisinin genç yaşlarda elde edilmesi olgusuyla birlikte değerlendirildiğinde bu irtibatın tarihsel açıdan mümkün ve makul olduğunu ortaya koymaktadır. Talebeleri açısından bakıldığında ise Zeyneb’in; İbn Nukta (öl. 629/1231), İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî (öl. 643/1245), İbnü’s-Salâh eş-Şehrezûrî (öl. 643/1245) ve İbn Hallikân (öl. 681/1282) gibi dönemin önde gelen âlimlerine hocalık yaptığı görülmektedir. Bu durum, onun ilmî silsile içerisindeki merkezi konumunu ve otoritesini açıkça teyit etmektedir.
Sonuç itibarıyla Ümmü’l-Müeyyed Zeyneb’in yalnızca hadis rivayetiyle sınırlı kalmayan; aynı zamanda tefsir, tasavvuf ve dil-edebiyat alanlarında da katkılar sunan çok yönlü bir kadın âlim olduğu tespit edilmiştir. Âli isnad sahibi bir muhaddis olarak geniş bir coğrafyadan ilim talebelerinin kendisine geldiği ve yukarıda adı geçen önemli âlimlere hocalık yaptığı anlaşılmıştır. Zemahşerî’den aldığı icazetle dirayet tefsiri geleneğine dâhil olduğu, Kuşeyrî’nin er-Risâlesi’nin rivayetiyle tasavvuf düşüncesine katkı sunduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, Nîşâbur’un ilmî ortamında kadınların etkin biçimde yer alabildiğini ve kadın âlimlerin klasik İslam eğitim geleneğinde ilmî sürekliliğe önemli katkılar sağladığını açıkça ortaya koymaktadır.
This study examines the status and contributions of female scholars in the history of Islamic science and intellectual life, focusing on Umm Al-Mu’ayyad Zaynab bint ʿAbd al-Raḥmān al-Shaʿrīyya (d. 615/1218), who lived in Nishapur in the 7th century AH. While the role of women in Islamic thought is often framed within a limited scope, this research seeks to demonstrate—through the example of Zaynab—that certain female scholars occupied central positions within scholarly transmission networks (isnad). The significance of this study lies in the absence of a dedicated work on Zaynab, despite her distinguished titles such as “Musnida of Khorasan,” “Sheikha of Iraq,” and “Hurre Naz” (Noble Lady).
Adopting a qualitative methodology based on biographical and classical ṭabaqāt sources, the study analyzes Zaynab’s scholarly identity through her teachers and students. Key factors in her intellectual formation include the ijazah (authorization) she reportedly received from al-Zamakhshari (d. 538/1144) and her transmission of al-Qushayri’s al-Risala. Although her receiving an ijazah from Zamakhshari may initially appear chronologically problematic —given that she died at the age of 91— calculations suggest that she was approximately fourteen at the time of his death. Within the classical tradition of early education and the acquisition of transmission authority through samāʿ, this connection is both historically possible and plausible.
As for her students, Zaynab taught prominent scholars of the period, including Ibn Nuqta (d. 629/1231), Ibn al-Najjar (d. 643/1245), Ibn al-Salah (d. 643/1245) and Ibn Khallikan (d. 681/1282), which confirms her central role in the transmission of knowledge. In conclusion, Zaynab was a versatile scholar whose contributions extended beyond hadith to include tafsir, Sufism, and literature. Possessing a high (ʿālī) isnad, she attracted students from across a wide geographical area. Her connection to Zamakhshari situates her within the tradition of analytical exegesis (dirāyah), while her transmission of al-Qushayri’s work underscores her role in Sufi thought. These findings demonstrate that women were active participants in the intellectual milieu of Nishapur and played a crucial role in the continuity of classical Islamic education.