TÜRK KARDİYOLOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ, vol.21, pp.155-159, 1993 (Peer-Reviewed Journal)
1988-1991 yılları arasında 69'u kadın(% 14), 436 sı erkek (% 86) 505 olguya koroner anjiyoplasıi uygulandı.
Yaş ortalaması 51±7 idi (26-81 ). Olguların 304'ü (% 60)
tek damar, 145'i (% 29) iki damar, 56'sı (% ll) 3 damar
hastası idi. Olguların 485'inin (% 96) ejeksiyonfraksiyonu
% 50'nin üsıündeydi. Girişimde bulunulan 505 olgunun
444 (% 88) ünde klinik başarı sağlandı. Anjiy plasıi uygulanan 604 lezyonun 530 (% 87.3) unda başarı sağlandı.
"Stepwise regression" analizi, primer hedef darlığm modifiye ACC!AHA klasifikasyonu ve diabeı'in bulurunasının
işlem başarısını belirleyen bağımsız değişkenler olduğunu
gösterdi (modifiye ACC!AHA skor, p<O.OOOJ, diabet
p=0.004). Tip A tezyonlarda% 90.8, tip Bileıyonl rda%
89.6, tip B2 leryonlarda% 70.6, tip C tezyonlarda% 55.6
başarı oranları saptandı.
Sonuç olarak klinik önemi olan ara risk grubunu Bl ve B2
olarak ayırmak standarı ACCIAHA şemasmdan daha bilgilendiricidir. Lezyon karakteristiklerinden ayırım yeri
ezyonları, sıkı (% 80-99) darlık lezyonları, ıoıal oklüzyonlar ve lezyon uzunluğu şlem aşarı oranını ters yönde
etkilemektedir.