SPECULATIVE TENSIONS AROUND THE CONCEPT OF FLAT ONTOLOGY: MEILLASSOUX, HARMAN, DELANDA, AND BRYANT
ViraVerita: Disiplinlerarası Karşılaşmalar Hakemli E-Dergi, no.22, pp.80-97, 2025 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: Issue: 22
- Publication Date: 2025
- Doi Number: 10.47124/viraverita.1762600
- Journal Name: ViraVerita: Disiplinlerarası Karşılaşmalar Hakemli E-Dergi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.80-97
- Dokuz Eylül University Affiliated: No
Abstract
In today’s world, defined by globalization, the crisis of liberal democracy, and the emergence of new forms of sovereignty, a profound transformation is taking place not only in political and economic structures but also in the very foundations of philosophical thought. This article examines the concept of “flat ontology,” which has become prominent in contemporary debates on overcoming anthropocentrism, through the perspectives of speculative realist thinkers Quentin Meillassoux, Graham Harman, Manuel DeLanda, and Levi R. Bryant. Flat ontology, with its central claim that all entities exist on the same ontological plane and that none should be granted ontological privilege, offers a significant alternative to the hierarchical understandings of being found in classical and modern philosophy. The study first outlines the historical origins and core principles of the concept, then compares how the four selected thinkers interpret it. The analysis is conducted through Meillassoux’s critique of correlationism, Harman’s withdrawn object theory, DeLanda’s assemblage theory, and Bryant’s notion of the democracy of objects. The conclusion argues that flat ontology must move beyond being merely an initial stance to become a more comprehensive methodological framework capable of addressing both human and nonhuman entities within a shared understanding, and in this regard, identifies DeLanda’s assemblage theory as the most successful of the four approaches.
Küreselleşme, liberal demokrasinin krizi ve yeni egemenlik biçimleriyle tanımlanan günümüz, salt politik ve ekonomik yapılarda değil, felsefi düşüncenin temellerinde de köklü bir dönüşüme işaret ediyor. Bu makale, çağdaş felsefede insan-merkezciliğin aşılması yönündeki tartışmalar içerisinde öne çıkan “düz ontoloji” kavramını, spekülatif realizm düşünürleri Quentin Meillassoux, Graham Harman, Manuel DeLanda ve Levi R. Bryant’ın yaklaşımları üzerinden incelemektedir. Düz ontoloji, tüm varlıkların aynı ontolojik düzlemde bulunduğu ve hiçbir varlığa ontolojik ayrıcalık tanınmaması gerektiği yönündeki temel iddiasıyla, klasik ve modern felsefenin hiyerarşik varlık anlayışına karşı önemli bir alternatif sunmaktadır. Çalışmada öncelikle kavramın tarihsel kökeni ve temel ilkeleri ortaya konmakta, ardından ele alınan dört düşünürün bu kavrama dair yorumları karşılaştırılmaktadır. Analiz, Meillassoux’nun korelasyonizm eleştirisi, Harman’ın geri-çekilmiş nesne anlayışı, DeLanda’nın öbekleşme teorisi ve Bryant’ın nesnelerin demokrasisi kavramı çerçevesinde yürütülmektedir. Sonuç bölümünde, düz ontolojinin bir başlangıç tavrı olmaktan çıkarılarak, insan ve insan olmayan varlıkları ortak bir kavrayışla ele alacak daha kapsayıcı bir yöntemsel çerçeveye dönüştürülmesi gerektiği bu bağlamda da bu dört yaklaşımdan en başarılı olanın DeLanda’nın öbekleşme kuramı olduğu savunulmaktadır.