20. Türk Rinoloji Kongresi, İstanbul, Türkiye, 14 - 17 Mayıs 2026, ss.1-2, (Özet Bildiri)
SHOLA HUSEYNZADA1 , BUSE GÖZEBE1 , ÖZDEN SAVAŞ1 , ASLI ÇAKIR ÇETİN2 , MUSTAFA CENK ECEVİT3
1DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
2AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
3SERBEST KLİNİK
Amaç: Geriatrik popülasyonda endoskopik sinüs cerrahisinin (ESC) güvenilirliği ve klinik sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. İleri yaş grubunda yüksek komorbidite yüküne rağmen cerrahi sonuçların etkinliğinin ortaya konulması hedeflendi.
Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, 2010–2025 yılları arasında inflamatuar sinonazal hastalık nedeniyle endoskopik sinüs cerrahisi uygulanan 65 yaş ve üzeri hastalar incelendi. Hastaların demografik özellikleri, tanı dağılımı, cerrahi kapsamı, primer/revizyon durumu, komorbiditeleri, hastanede yatış süreleri, perioperatif komplikasyonlar ve revizyon cerrahi gereksinimi değerlendirildi.
Bulgular (sayısal ve/veya istatistiki veriler): Toplam 38 geriatrik hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 70.0 ± 4.1 yıl olup, %55.3’ü erkekti. En sık cerrahi endikasyon kronik rinosinüzit ve nazal polip (CRSwNP) olup (%68.4), bunu CRSsNP (%10.5), fungal sinüzit (%10.5), mukosel (%7.9) ve antrokoanal polip (%2.6) izledi. Cerrahilerin %47.4’ü primer, %52.6’sı revizyon cerrahisi idi. Cerrahi girişimlerin büyük kısmında bilateral maksiller antrostomi ve anterior-posterior etmoidektomi uygulanmış, olguların bir kısmında frontal ve sfenoid sinüs girişimleri ile polipektomi eklenmiştir. Hastaların %89.5’inde en az bir komorbid hastalık mevcuttu. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon, diyabet ve astım idi. Ortalama hastanede yatış süresi 2.8 gün olup medyan 2 gün (1–11 gün) olarak bulundu.Perioperatif komplikasyon oranı %5.3 (n=2) olarak saptandı. Gelişen komplikasyonlar postoperatif dönemde epistaksis ve baş ağrısı ile sınırlı olup majör komplikasyon izlenmedi.Takip sürecinde revizyon cerrahi gereksinimi %21.1 (n=8) olarak bulundu.
Sonuç(lar): Endoskopik sinüs cerrahisi, geriatrik hastalarda yüksek komorbidite oranlarına rağmen düşük komplikasyon oranları ve kısa hastanede yatış süreleri ile güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir. İleri yaşa rağmen uygun hasta seçimi ile başarılı cerrahi sonuçlar elde edilebilmektedir.