DENTAL ANKSİYETE YÖNETİMİNDE MÜZİK


Can Z. P., Çetin D.

14. Uluslararası “Multidisipliner Bilimsel Çalışmalar ve Küresel Uygulamaları” Kongresi, Ha-Noi, Vietnam, 7 - 14 September 2026, pp.27-37, (Full Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ha-Noi
  • Country: Vietnam
  • Page Numbers: pp.27-37
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

     Diş tedavileri ve diş hekimine karşı gelişen korku ve kaygı durumu bireyleri etkisi altına alan huzursuzluk ve rahatsızlık hissi, dental anksiyete olarak adlandırılmaktadır. Genel olarak anksiyete ağrılı uyaranlarla ve artan ağrı algısıyla yakından ilişkilidir. Bu nedenle anksiyeteli hastalar uzun süreli yoğun ağrı yaşarlar; ayrıca ağrı durumlarını da abartırlar. İğne, aeratör sesi, dental el aletlerin görüntüsü gibi spesifik uyaranlar, dental anksiyetenin oluşmasını tetiklemektedir. Bu durumdaki hastaları tedavi etmek iş birliğinin azalması, daha fazla tedavi süresi ve kaynak gerektirmesi nedeniyle diş hekimi için oldukça streslidir.

     Dental anksiyetenin yönetilmesinde farmakolojik ve farmakolojik olmayan birçok yöntem kullanılabilmektedir. Farmakolojik olmayan ve uygulaması en kolay yöntemlerden biri müzik terapidir.

     Müziğin anksiyete üzerindeki etkisini fizyolojik bulguları dikkate alarak değerlendiren çalışmalardaki farklılıkların, dinlenen müzik türü ile ilişkili olabildiği görülmektedir. Müzik dinlemenin kaygı azaltıcı etkisini açıklamak için öne sürülen teorilerden biri “entrainment teorisi”dir. Bu teoriye göre, vücut ritimlerinin müzikle senkronize olduğu ve bunun sonucunda adrenerjik ve nöromüsküler uyarılmanın azaldığı belirlenmiştir. Düşük tonlu ve yavaş tempolu olan klasik müzik, normalde rahatsızlık ve anksiyeteye yol açan duyguları düzenleyen sinir geçişini etkileyerek, beynin duygusal ve heyecan merkezi üzerinde etkili olarak rahatlama sağlayabildiği belirtilmektedir. Müzik dinleme süresinin de anksiyete üzerinde etkili olduğu ve bu sürenin diş hekimliği ortamında bekleme süreleri göz önünde bulundurulduğunda en az 10 dakikalık bir sürenin gerekli olduğu bildirilmektedir. Son yılarda yapılan birçok araştırmada müzik türü, dinleme süresi, müziğin frekansı gibi özelliklerin dental anksiyetenin yönetiminde etkili ve invaziv olmayan iyi bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Dental anksiyete, müzik terapi