DENTAL ANKSİYETE YÖNETİMİNDE MÜZİK
14. Uluslararası “Multidisipliner Bilimsel Çalışmalar ve Küresel Uygulamaları” Kongresi, Ha-Noi, Vietnam, 7 - 14 Eylül 2026, ss.101-106, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ha-Noi
- Basıldığı Ülke: Vietnam
- Sayfa Sayıları: ss.101-106
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Diş tedavileri ve diş hekimine karşı
gelişen korku ve kaygı durumu bireyleri etkisi altına alan huzursuzluk ve rahatsızlık
hissi, dental anksiyete olarak adlandırılmaktadır. Genel olarak anksiyete
ağrılı uyaranlarla ve artan ağrı algısıyla yakından ilişkilidir. Bu nedenle
anksiyeteli hastalar uzun süreli yoğun ağrı yaşarlar; ayrıca ağrı durumlarını
da abartırlar. İğne, aeratör sesi, dental el aletlerin görüntüsü gibi spesifik
uyaranlar, dental anksiyetenin oluşmasını tetiklemektedir. Bu durumdaki
hastaları tedavi etmek iş birliğinin azalması, daha fazla tedavi süresi ve
kaynak gerektirmesi nedeniyle diş hekimi için oldukça streslidir.
Dental anksiyetenin yönetilmesinde
farmakolojik ve farmakolojik olmayan birçok yöntem kullanılabilmektedir.
Farmakolojik olmayan ve uygulaması en kolay yöntemlerden biri müzik terapidir.
Müziğin anksiyete üzerindeki etkisini
fizyolojik bulguları dikkate alarak değerlendiren çalışmalardaki farklılıkların,
dinlenen müzik türü ile ilişkili olabildiği görülmektedir. Müzik dinlemenin
kaygı azaltıcı etkisini açıklamak için öne sürülen teorilerden biri
“entrainment teorisi”dir. Bu teoriye göre, vücut ritimlerinin müzikle
senkronize olduğu ve bunun sonucunda adrenerjik ve nöromüsküler uyarılmanın
azaldığı belirlenmiştir. Düşük tonlu ve yavaş tempolu olan klasik müzik,
normalde rahatsızlık ve anksiyeteye yol açan duyguları düzenleyen sinir
geçişini etkileyerek, beynin duygusal ve heyecan merkezi üzerinde etkili olarak
rahatlama sağlayabildiği belirtilmektedir. Müzik dinleme süresinin de anksiyete
üzerinde etkili olduğu ve bu sürenin diş hekimliği ortamında bekleme süreleri
göz önünde bulundurulduğunda en az 10 dakikalık bir sürenin gerekli olduğu
bildirilmektedir. Son yılarda yapılan birçok araştırmada müzik türü, dinleme
süresi, müziğin frekansı gibi özelliklerin dental anksiyetenin yönetiminde etkili
ve invaziv olmayan iyi bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Dental
anksiyete, müzik terapi