Evlilik Çatışmalarında Maneviyatın ve Manevi Bakımın Rolü


Creative Commons License

MACIC M. A., AKBAŞ S.

Marife Dini Araştırmalar Dergisi, cilt.26, sa.1, ss.347-373, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 26 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.33420/marife.1864505
  • Dergi Adı: Marife Dini Araştırmalar Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: ATLA Religion Database, Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.347-373
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Aile, evlilik kurumu üzerine inşa edilmiş olup; mutluluk, duygusal güvenlik, istikrar ve huzur beklentileriyle şekillenen, toplumsal hayatın en temel ve kalıcı yapılarından birini oluşturmaktadır. Evlilik yalnızca hukuki ya da toplumsal bir sözleşme değil, aynı zamanda sürekli duygusal yatırım ve karşılıklı bağlılık gerektiren derin bir ilişkisel ve ahlaki bağdır. Bununla birlikte hızlı toplumsal değişim, artan bireyselleşme, ekonomik baskılar, kültürel çeşitlilik ve değişen toplumsal cinsiyet rolleri gibi çağdaş koşullar, evlilik ilişkilerini daha karmaşık ve kırılgan hâle getirmiştir. Kişilik farklılıkları, karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar, iletişim sorunları ve değer çatışmaları; sıklıkla evlilik doyumsuzluğuna, duygusal uzaklaşmaya ve ilişkisel krizlere yol açmaktadır. Bu bağlamda, evlilikte dayanıklılığı artıran koruyucu ve onarıcı faktörlerin belirlenmesi giderek daha önemli hâle gelmiştir. Bu çalışma, evlilik ilişkilerinde yaşanan güçlüklerle başa çıkmada ve evlilikte dayanıklılık, uyum ve duygusal iyilik hâlini güçlendirmede maneviyat ve manevi bakımın rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Evliliğe yalnızca psikolojik ya da sosyolojik perspektiflerden yaklaşmak yerine, maneviyat; anlam üretme, ahlaki yönelim, duygusal düzenleme ve ilişkisel sorumluluk boyutlarını bütünleştiren çok boyutlu bir kaynak olarak ele alınmıştır. Araştırma, maneviyat, aile çalışmaları, psikolojik danışmanlık ve din psikolojisi alanlarındaki kitaplar, hakemli makaleler ve lisansüstü tezlerden oluşan kapsamlı bir literatür taramasına dayanan nitel bir yöntemle yürütülmüştür. Analiz sürecinde özellikle niyet, şükür, sabır, Allah’a tevekkül, empati, bağışlama ve olumlu bakış açısı gibi temel manevi bakım unsurlarının evlilik dinamikleri içindeki işlevleri üzerinde durulmuştur. Bu unsurlar, soyut dinî idealler olarak değil; eşlerin algılarını, duygusal tepkilerini ve etkileşim biçimlerini şekillendiren pratik tutum ve değerler olarak ele alınmıştır. Literatür, maneviyatın bireylere evlilikte karşılaşılan güçlükleri yalnızca olumsuz ya da tehdit edici yaşantılar olarak değil, anlamlı deneyimler olarak yorumlamalarını sağlayan tutarlı bir çerçeve sunduğunu göstermektedir. Bu çerçeve içerisinde evlilikte yaşanan zorluklar, çoğu zaman kişisel gelişim, ahlaki farkındalık ve ilişkisel olgunlaşma için birer fırsat olarak değerlendirilmektedir. Literatür bulguları, maneviyatın hem bireysel hem de ilişkisel iyilik hâline anlamlı katkılar sunduğunu tutarlı biçimde ortaya koymaktadır. Manevi iyilik düzeyi yüksek olan eşlerin, evlilik stresörleriyle karşılaştıklarında daha fazla duygusal farkındalık, umut, empati ve psikolojik dayanıklılık sergiledikleri görülmektedir. Manevi inançlar ve uygulamalar, duygusal öz-düzenlemeyi desteklemekte, çatışma anlarında dürtüsel tepkileri azaltmakta ve yapıcı iletişimi teşvik etmektedir. Ayrıca maneviyat; bağışlama, sorumluluk alma, merhamet ve karşılıklı destek gibi ahlaki tutumları güçlendiren bir değerler sistemi sunarak suçlama, düşmanlık ve geri çekilme gibi yıkıcı iletişim örüntülerinin azalmasına katkı sağlamaktadır. İlişkisel açıdan bakıldığında, manevi bakım unsurları yalnızca bireysel başa çıkma kaynakları olarak değil, aynı zamanda evlilik bağını güçlendiren ortak değerler olarak işlev görmektedir. Maneviyatın evlilik yaşamına dâhil edilmesi, gündelik çatışmaların ötesine geçen ortak bir anlam, bağlılık ve aşkınlık duygusu oluşturmaktadır. Bu ortak manevi yönelim, evlilik doyumunu artırmakta, duygusal yakınlığı derinleştirmekte ve uzun vadeli ilişkisel istikrarı desteklemektedir. Bunun yanı sıra maneviyat, aile bütünlüğünü ve kuşaklar arası ahlaki değer aktarımını güçlendirerek toplumsal sürekliliğe katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, maneviyat ve manevi bakımın evlilik ilişkilerinde koruyucu ve onarıcı kaynaklar olarak önemli bir işleve sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Maneviyatın evlilik danışmanlığı, aile eğitimi ve manevi bakım uygulamalarına entegre edilmesi; duygusal dayanıklılığı artırmakta, evlilik uyumunu güçlendirmekte ve toplumsal yapının temelini oluşturan aile kurumunu desteklemektedir. Bu bulgular, çağdaş evlilik sorunlarının ele alınmasında psikolojik ve sosyal müdahalelerin yanı sıra manevi boyutları da içeren disiplinlerarası yaklaşımların gerekliliğine işaret etmektedir.
The family, founded on the institution of marriage, constitutes one of the most fundamental and enduring structures of social life, shaped by expectations of happiness, emotional security, stability, and peace. Marriage is not merely a legal or social contract but also a deeply relational and moral bond that requires continuous emotional investment and mutual commitment. However, contemporary social conditions—such as rapid social change, increasing individualism, economic pressures, cultural diversity, and evolving gender roles—have made marital relationships more complex and vulnerable. Personality differences, unmet emotional needs, communication problems, and value conflicts frequently lead to marital dissatisfaction, emotional distance, and relational crises. In this context, identifying protective and restorative factors that enhance marital resilience has become increasingly important. This study aims to examine the role of spirituality and spiritual care in addressing marital difficulties and in strengthening resilience, harmony, and emotional well-being within the marital relationship. Rather than approaching marriage solely from psychological or sociological perspectives, the study emphasizes spirituality as a multidimensional resource that integrates meaning-making, moral orientation, emotional regulation, and relational responsibility. The research adopts a qualitative methodology based on an extensive literature review of books, peer-reviewed articles, and graduate theses in the fields of spirituality, family studies, counseling psychology, and the psychology of religion. The analysis focuses particularly on the functions of key spiritual care elements—such as intention, gratitude, patience, trust in God (tawakkul), empathy, forgiveness, and maintaining a positive perspective—within marital dynamics. These elements are examined not as abstract religious ideals but as practical attitudes and values that shape spouses’ perceptions, emotional responses, and interaction patterns. The literature suggests that spirituality provides individuals with a coherent framework for interpreting marital challenges as meaningful experiences rather than purely negative or threatening events. Through this framework, difficulties are often perceived as opportunities for growth, moral reflection, and relational maturation. Findings from the literature consistently indicate that spirituality contributes positively to both individual and relational well-being. Spouses with higher levels of spiritual well-being tend to demonstrate greater emotional awareness, hope, empathy, and psychological resilience when confronted with marital stressors. Spiritual practices and beliefs support self-regulation, reduce impulsive reactions during conflicts, and foster constructive communication. Moreover, spirituality offers a moral and ethical foundation that encourages forgiveness, responsibility, compassion, and mutual support, thereby reducing destructive patterns such as blame, hostility, and withdrawal. From a relational perspective, spiritual care elements function not only as individual coping resources but also as shared values that strengthen marital bonds. When spirituality is integrated into marital life, it promotes a sense of shared meaning, commitment, and transcendence that goes beyond daily conflicts. This shared spiritual orientation enhances marital satisfaction, deepens emotional intimacy, and contributes to long-term relational stability. Furthermore, spirituality supports the continuity of the family by reinforcing values that sustain social cohesion and intergenerational transmission of moral principles. In conclusion, the study highlights the significance of spirituality and spiritual care as protective and restorative resources within marital relationships. Integrating spirituality into marital counseling, family education, and spiritual care practices can enhance emotional resilience, improve marital harmony, and strengthen the family as the core unit of society. These findings underscore the need for interdisciplinary approaches that incorporate spiritual dimensions alongside psychological and social interventions in addressing contemporary marital challenges.