Perioperatif Değerlendirme Açısından Çocuk Nörolojisi Bölümü’ne Danışılan Hastaların Değerlendirilmesi
26. Ulusal Çocuk Nörolojisi Kongresi, Antalya, Turkey, 30 April - 04 May 2025, pp.210, (Summary Text)
- Publication Type: Conference Paper / Summary Text
- City: Antalya
- Country: Turkey
- Page Numbers: pp.210
- Dokuz Eylül University Affiliated: Yes
Abstract
Amaç: Bu çalışmada Çocuk Nörolojisi Polikliniği’ne perioperatif danışılan olguların; demografik, klinik özellikleri, görüntüleme bulguları ve ek hastalıkları değerlendirilerek komplikasyon risklerinin saptanması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’na perioperatif öneriler açısından danışılan 455 hastanın verileri analiz edilmiştir. Bulgular: Hastaların %8,8’inde erken, %11,4’ünde geç postoperatif komplikasyon gelişti. Her iki komplikasyon grubunda en sık görülen nörolojik komplikasyon nöbet, nöroloji dışı komplikasyon ise enfeksiyondu. Kadın cinsiyette, serebral palsi tanılı, hematolojik&onkolojik ve gastroenterolojik komorbiditesi bulunan; bilinç, kranial sinir ve kas gücü muayenesinde patoloji saptanan hastalarda erken postoperatif komplikasyon gelişme riski daha yüksek saptandı. Lojistik regresyon analizlerine göre; hastanın bilinç durumunun kapalı sedatize olmasının erken postoperatif komplikasyon riskini 12,7 kat arttırdığı saptandı (p<0,001). Bir yaş altı grupta, epilepsi ve nörometabolik sendrom tanılı, gastroenterolojik ve solunum sistemi ilişkili komorbiditesi bulunan; bilinç, kas gücü ve refleks muayenesinde patoloji saptanan hastalarda geç postoperatif komplikasyon gelişme oranı daha yüksek saptandı. Lojistik regresyon analizlerine göre; hastada gastroenterolojik hastalık bulunmasının geç postoperatif komplikasyon riskini 2,5 kat arttırdığı saptandı (p<0,001). Sonuç: Postoperatif komplikasyonların gelişiminde cinsiyet, tanı, komorbiditeler ve nörolojik muayene bulguları etkilidir. Tüm bu bulgular, komplikasyon riskini azaltmak için preoperatif değerlendirmelerin titizlikle yapılmasının ve yüksek riskli gruplara yönelik proaktif yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir