Çocuk ve Ergen Yataklı Psikiyatri Kliniklerinde Tedavi Reddi: Yatış Öncesi ve Sonrası Tedavi Reddinin Klinik, Ailesel ve Bağlamsal Belirleyicileri: Çok Merkezli Ulusal Bir Çalışma


Çıray R. O.

35. Ulusal Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kongresi, Aydın, Türkiye, 5 - 09 Mayıs 2026, ss.702-703, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Aydın
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.702-703
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Tedavi çocuk ve ergen yataklı kliniklerinde tedavi reddi, klinik açıdan anlamlı bir zorluk oluşturmaktadır; ancak hastaneye yatış öncesi ve sonrası reddetme ile ilişkili faktörler halen yeterince anlaşılmış değildir. Yöntem: Bu prospektif çok merkezli çalışma, yatış öncesinde yataklı tedaviyi reddeden ergenler (n = 164) ile hastaneye yatış sonrasında reddeden ergenleri (n = 234) sosyodemografik, klinik, ailesel ve tedaviyle ilişkili özellikler açısından karşılaştırmıştır. Gruplar arasındaki farklar tek değişkenli yöntemlerle analiz edilmiş, tedavi red türünün bağımsız öngörücülerini belirlemek amacıyla hiyerarşik lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Sosyodemografik değişkenler açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Klinik açıdan, depresyon yatış sonrası tedavi reddi grubunda daha sık görülürken (p = 0.013), ailede psikiyatrik hastalık öyküsü yatış öncesi tedavi reddi grubunda daha yüksektir (p = 0.022). Yatış öncesi tedavi reddi, daha olumsuz ebeveyn tutumları ve daha yüksek damgalanma kaygısı ile ilişkili bulunmuştur (her ikisi için p < 0.01). Yatış sonrası tedavi reddi grubundaki hastalar, taburculukta daha düşük CGI skorları ve daha yüksek CGAS skorları ile yansıyan, anlamlı derecede daha fazla klinik iyileşme göstermiştir (her ikisi için p < 0.001). Çok değişkenli analizde, daha düşük başlangıç işlevselliği (CGAS) yatış öncesi tedavi reddini bağımsız olarak öngörmüştür (OR = 0.90, p < 0.001). Pozitif ve nötr ebeveyn tutumları, yatış öncesi tedavi reddine karşı güçlü biçimde koruyucu bulunmuştur (sırasıyla OR = 0.12 ve 0.15); buna karşılık acil yatış, yatış sonrası tedavi reddi olasılığını anlamlı ölçüde artırmıştır (OR = 4.81, p = 0.012). Sonuç: Çocuk ve ergen yataklı psikiyatri kliniklerinde tedavi reddinin, sosyodemografik özelliklerden ziyade ağırlıklı olarak ailesel ve bağlamsal faktörler tarafından belirlendiği görülmektedir. Ebeveyn tutumları ve başlangıçtaki işlevsel bozulma, yatış öncesi tedavi reddinde merkezi bir rol oynarken; acil yatış gibi akut klinik süreçler yatış sonrası tedavi reddi açısından daha belirleyicidir. Aile katılımını artırmaya ve damgalanmayı azaltmaya yönelik müdahaleler, tedaviye uyumu artırmaya yardımcı olabilir.