Oral findings of immunosuppressive therapy associated invasive fungal sinusitis: A case report


Uzun Saylan B. C., Çakır Çetin A., Bozkaya S., Akcalı A., Ecevit M. C.

ULUSLARARASI 2.DENTAL ORAL ENFEKSİYONLAR (2.DOİNF) ve 1.AĞIZ MİKROBİYOTASI KONGRESİ, İstanbul, Turkey, 18 - 20 March 2022, pp.140-141

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.140-141
  • Dokuz Eylül University Affiliated: Yes

Abstract

Aim: Mucormycosis is an angio-invasive infection and usually starts in the nasal and paranasal sinuses. Infection can cause life-threatening events despite advances in treatments, especially in transplant patients. The rhino-orbito-cerebral form is of particular importance to the dentists as it can be observed in the orofacial region. Mucormycosis can affect the endothelial layer of blood vessels, causing vascular insufficiency and bone necrosis, resulting in mucormycosis osteomyelitis. Present case report evaluated oral findings of a patient with invasive fungal sinusitis who underwent renal transplantation.

Case Report: The case report concerns a 38-year-old male patient who developed renal failure due to hypertension and had a renal transplant three years ago. Invasive fungal sinusitis was diagnosed histopathologically two months ago, as the result of endoscopic sinus surgery and medial orbital decompression performed by the Department of Otorhinolaryngology (ENT). Extra-oral preoperative examination was confirmed as “frozen-eye” in the left eye. The patient underwent Amphotericin B IV treatment for 20 days. The patient was referred to the Department of Periodontology due to teeth mobility in the maxillary teeth. Exposed bone areas and alveolar segmental mobility in the entire maxilla were detected clinically. Periodontal examination was performed and the patient was diagnosed as localized Stage III, Grade C periodontitis. First-step periodontal treatment (scaling&oral hygiene instruction) was performed. Due to intra-cranial involvement further surgical debridement was not recommended by the ENT.

Conclusion: Physicians should be aware of mucormycosis in patients having risk factors especially organ transplantion. Referral to the ENT should considered without any delay in suspected cases. Dentists should be a part of interdisciplinary team for comprehensive intra&extra oral examination. Thus, early detection of intraoral lesions can be made timely, preventive approaches can be applied or the progression of existing infections may be controlled with the targeted treatments. In this way the risk of mortality could be reduced/avoided. 

Amaç: Mukormikoz, anjiyo-invaziv fırsatçı bir enfeksiyondur ve genellikle nazal ve paranazal sinüslerde başlar. Enfeksiyon özellikle organ transplantasyonu yapılmış hastalarda, tedavideki gelişmelere rağmen, yaşamı tehdit eden ciddi problemlere sebep olabilmektedir. Rino-orbito-serebral formu, orofasiyal bölgede ortaya çıkabileceğinden, diş hekimleri için özellikle önemlidir. Mukormikoz, damar endotelini etkileyerek vasküler yetmezliğe ve mukormikoz osteomiyelit ile sonuçlanan kemik nekrozuna neden olabilmektedir. Bu vaka raporunda, renal transplant yapılmış invaziv fungal sinüzit tanılı hastanın ağız bulguları multi-disipliner olarak değerlendirilmiştir.

Olgu sunumu: Hipertansiyon nedeniyle renal yetmezlik gelişen, üç yıl önce renal transplantasyonu yapılmış 38 yaşındaki erkek hasta, iki ay önce üniversitemiz Kulak Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Anabilim Dalında endoskopik sinüs cerrahisi ve medial orbital dekompresyon uygulanarak histopatolojik olarak invaziv fungal sinüzitis tanısı almıştır. Hastanın extra-oral muayenesinde sol gözünde preoperatif dönemden itibaren Frozen-eye mevcuttu. Hastaya, 20 gün IV Amfoterisin B tedavisi uygulanmıştır. Hastanın, maksiller bölge dişlerinde klinik olarak gözlenen mobilite sebebiyle Periodontoloji Anabilim Dalına konsülte edilmiştir. İntra-oral muayenesinde, maksillada expose kemik alanları ve tüm maksillayı içeren alveolar segmental mobilite mevcuttu. Hastanın klinik periodontal değerlendirmesi yapıldı, hastanın Evre III-Derece C, lokalize periodontitis olduğu saptandı ve hastaya birinci basamak periodontal tedavi uygulandı (diş yüzeyi temizliği ve oral hijyen eğitimi). KBB tarafından mukormikoz intra-kranial tutulumu mevcut olduğu bildirilen hastaya ek cerrahi debridman önerilmedi.

Sonuç: Hekimler organ transplantasyonu gibi risk faktörlerine sahip olan hastalarda, mukormikoz açısından şüpheci olmalı ve şüphe duyulan olgularda KBB’ye gecikmeden konsülte etmelidir. Diş hekimleri, bu tür hasta gruplarında kapsamlı intra ve ekstra oral muayene için disiplinler arası ekiplere dahil edilmelidir. Böylece henüz başlangıç aşamasındaki ağız içi lezyonların zamanında tespiti yapılarak, koruyucu yaklaşımlar uygulanabilir ya da mevcut enfeksiyonların ilerlemesi doğru tedavilerle kontrol altına alınarak, mortalite riski azaltılabilir.