Kökler arası açı, kron-furkasyon çatısı arası açı ve furkasyon defektlerinin birbirleri ile olan ilişkilerinin belirlenmesi


ERTUĞRUL A. S., BOZOĞLAN A., TEKİN Y., ŞAHİN AYDINYURT H., dikilitaş a., ALPASLAN N. Z., ...Daha Fazla

Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, cilt.23, sa.1, ss.9-15, 2013 (Hakemli Dergi) identifier

Özet

Amaç: Furkasyon defektleri anatomik ve morfolojik özellikleri nedeniyle kompleks periodontal sorunlardır veperiodontal tedavileri zordur. Bu çalışmanın amacı dişkökler arası açı, kron-furkasyon çatısı arası açı ve furkasyon defektlerinin birbirleri ile olan ilişkilerinin mandibular birinci molar dişlerde konik işinlı bilgisayarlıtomografi yöntemi kullanılarak belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Konik işinlı bilgisayarlı tomografi 652 bayan, 590 erkekten oluşan toplam 1042 bireyden alınmıştır. Alınan konik işinlı bilgisayarlı tomografi’lerde her bireyin mandibular birinci molar dişlerde kökler arasıaçı, kron-furkasyon çatısı arası açı ölçülmüş ve furkasyonbölgesi radrolojik olarak değerlendirilmiştir. Yapılanölçümlerde bireyler furkasyon defektlerine göre 3 gruba ayrılmıştır. 1. grup: horizontal defekt derinliği ≤3mm, 2.grup: horizontal defekt derinliği >3 mm, 3. grup:horizontal defekt derinliği diş genişliğinden fazla olarakbelirlenmiştir.Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 37.2 olan toplam1042 birey dâhil edilmiştir. Grup 1’de 539 hasta, Grup 2’de 301 hasta ve Grup 3’de 202 hasta bulunmaktadır. Kökler arası açı 1., 2. ve 3. gruplarda sırasıyla 16.2 o-15.4o-12.9o olarak kron-furkasyon çatısı arası açısı ise 1., 2. ve 3. gruplarda sırasıyla 105.1o-110.3o-121.9o olarak ölçülmüştür.Sonuç: Konik işinlı bilgisayarlı tomografi gün geçtikçe dental kliniklerde kullanımı artan radyoloji görüntüleme yöntemlerindendir. Birçok periodontalhastalığın teşhisinde ve furkasyon problemlerinin belirlenmesinde konik işinlı bilgisayarlı tomografi kullanılabilmektedir. Furkasyon problemleri, kökler arası açı azaldığı zaman vekron-furkasyon çatısı arası açı arttığı zaman daha yıkıcı hal alabilmektedir. Kökler arası açı 17.6o’den küçük olduğuve kron-furkasyon çatısı arası açı 103,4o’den büyük olduğu birinci mandibular molar dişlerin furkasyon problemleri oluşmasına yatkın oldukları, bu özellikteki dişlerin idame sürelerinin kısa tutulması ile furkasyon problemioluşmadan önlenebileceği düşünülmektedir.
Objective: Furcation defects are complex and difficultperiodontal problems to treat. This study analyzes the relationship between the angle of roots and crown furcation roof angle with different furcation defects at mandibular first molars using cone beam computerized tomography. Material and Methods: Cone beam computerized tomography was taken from a total of 1042 patients. The measurements taken from all patients were divided into 3 groups according to their furcation defects. In the first group (G-1), horizontal defect depth was ≤3 mm; in the second group (G-2), horizontal defect depth was >3 mm, and in the third group (G-3), horizontal defect depth was greater than the tooth’s width. Results: A total of 1042 patients (530 women and 512 men) were included in the study. The average patient age was 37.2. G-1 has 539 patients, G-2 has 301 patients, and G-3 has 202 patients. The angle of roots was measured for each of the three groups at 16.2 o, 15.4o, and 12.9o, respectively. The crown furcation roof angle was measured for the three groups at 105.1 o, 110.3o, and 121.9o, respectively. Conclusion: Furcation defects can be more destructive as the angle of roots decreases and the crown furcation roof angle increases. Therefore, when the angle of root is less than 16.2o and crown furcation roof angle is higher than 105.1o, it is thought that mandibular molar teeth are susceptible to furcation defects, and that the furcation defects can be prevented by reducing the time between maintenance periods.