Çürüksüz Servikal Lezyonu Olan Hastalarda Etiyolojik Faktörlerin Ve Klinik Özelliklerin Değerlendirilmesi: Kesitsel Bir Anket Çalışması


Creative Commons License

Silkü Oflioğlu A., Erten Can S. H.

4. INTERNATIONAL İYONYA SCIENTIFIC RESEARCH CONGRESS, İzmir, Türkiye, 26 - 27 Mart 2026, ss.46-57, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.46-57
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

ÖZET

Bu çalışmanın amacı, çürüksüz servikal lezyonu (NCCL) bulunan bireylerde demografik özellikler, sistemik hastalıklar, diyet alışkanlıkları, oral hijyen davranışları ve parafonksiyonel alışkanlıklar gibi olası etiyolojik faktörleri değerlendirmek ve bu faktörlerin lezyon özellikleri ve dentin hassasiyeti ile ilişkisini incelemektir.

Bu kesitsel çalışmaya Dokuz Eylül Üniversitesi Restoratif Diş Tedavisi kliniğine başvuran ve klinik olarak NCCL tanısı konulan 150 hasta dahil edildi. Katılımcılara demografik veriler, sistemik hastalıklar, diyet alışkanlıkları, oral hijyen davranışları ve parafonksiyonel alışkanlıkları içeren yapılandırılmış bir anket uygulandı. Ayrıca her hastada lezyon sayısı, lokasyonu, NCCL sınıflaması ve lezyon derinliği kaydedildi. Veriler istatistiksel olarak analiz edildi; kategorik değişkenler Ki-kare testi, ordinal veriler ise uygun non-parametrik testlerle değerlendirildi. Anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak kabul edildi.

Katılımcıların yaş ortalaması 53.9 ± 14.3 yıl olup %58’i kadın idi. Katılımcıların önemli bir kısmında NCCL ile ilişkili olabilecek çeşitli risk faktörleri saptandı. En sık bildirilen faktörler bruksizm (%67.3), stres (%65.3) ve asitli yiyecek/içecek tüketimi (%46.7) idi. Hastaların %80’inde dentin hassasiyeti tespit edildi.

İstatistiksel analizlerde asitli yiyecek ve içecek tüketen bireylerde dentin hassasiyetinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlendi (p < 0.001). Benzer şekilde bruksizm (p < 0.01) ve stres (p < 0.01) varlığı da hassasiyet ile anlamlı ilişki gösterdi. Lezyon sayısı açısından değerlendirildiğinde bruksizm ve stres varlığı olan bireylerde ortalama lezyon sayısının daha yüksek olduğu gözlendi (p < 0.05). Buna karşın diş fırçası türü ve fırçalama tekniği ile lezyon şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p > 0.05).

Klinik değerlendirmede lezyonların en sık premolar bölgede lokalize olduğu ve çoğunlukla dentin ekspozisyonu içeren orta dereceli lezyonlar şeklinde görüldüğü belirlendi.

Çalışmanın bulguları, NCCL gelişiminde yalnızca mekanik faktörlerin değil aynı zamanda davranışsal, diyetle ilişkili ve parafonksiyonel faktörlerin de önemli rol oynayabileceğini göstermektedir. Özellikle asitli diyet, stres ve bruksizm, hem dentin hassasiyeti hem de lezyon sayısı ile ilişkili bulunmuştur. Bu nedenle NCCL’nin önlenmesi ve yönetiminde hastaların yaşam tarzı ve alışkanlıklarının da dikkate alınması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Çürüksüz servikal lezyonlar, Bruksizm, Parafonksiyonel alışkanlıklar, Dentin hassasiyeti

ABSTRACT

The aim of this study is to evaluate possible aetiological factors such as demographic characteristics, systemic diseases, dietary habits, oral hygiene behaviours, and parafunctional habits in individuals with non-carious cervical lesions (NCCL) and to investigate the relationship between these factors and lesion characteristics and dentine sensitivity.

This cross-sectional study included 150 patients who visited the Restorative Dentistry clinic at Dokuz Eylül University and were clinically diagnosed with NCCL. Participants completed a structured questionnaire covering demographic data, systemic diseases, dietary habits, oral hygiene behaviours, and parafunctional habits. In addition, the number of lesions, their location, NCCL classification, and lesion depth were recorded for each patient. Data were statistically analysed; categorical variables were evaluated using the chi-square test, while ordinal data were evaluated using appropriate non-parametric tests. A significance level of p < 0.05 was accepted.

The mean age of participants was 53.9 ± 14.3 years, and 58% were female. Various risk factors potentially associated with NCCL were identified in a significant proportion of participants. The most frequently reported factors were bruxism (67.3%), stress (65.3%), and consumption of acidic foods/drinks (46.7%). Dentin sensitivity was detected in 80% of patients.

Statistical analyses revealed that dentin sensitivity was significantly higher in individuals who consumed acidic foods and beverages (p < 0.001). Similarly, the presence of bruxism (p < 0.01) and stress (p < 0.01) also showed a significant association with sensitivity. When evaluated in terms of lesion count, a higher average lesion count was observed in individuals with bruxism and stress (p < 0.05). In contrast, no significant relationship was found between toothbrush type, brushing technique, and lesion severity (p > 0.05).

Clinical evaluation revealed that lesions were most commonly localised in the premolar region and were mostly moderate lesions involving dentin exposure.

The findings of this study indicate that not only mechanical factors but also behavioural, diet-related, and parafunctional factors may play an important role in the development of NCCL. In particular, an acidic diet, stress, and bruxism were found to be associated with both dentine sensitivity and the number of lesions. Therefore, patients' lifestyle and habits must also be considered in the prevention and management of NCCL.

Keywords: Non-carious cervical lesions, Bruxism, Parafunctional habits, Dentin hypersensitivity