Dijital Çağda Coğrafya Eğitimi ve Afet Farkındalığı: Torbalı’da CBS Tabanlı Yerleşim Uygunluğu Analizi


Özcan E., Kiliç M. A., Çakıcıoğlu Oban R., Cantürk E.

IV. ULUSLARARASI BİLİM, EĞİTİM, SANAT ve TEKNOLOJİ SEMPOZYUMU, İzmir, Türkiye, 9 - 11 Ekim 2025, ss.44-45, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.44-45
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmanın temel amacı İzmir ili Torbalı ilçesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında yerleşime uygunluk analizini gerçekleştirerek sürdürülebilir kentsel gelişime yönelik öneriler sunmak ve elde edilen bulgular üzerinden CBS’nin coğrafya eğitimi ile afet yönetimindeki önemini tartışmaktır. Son yıllarda Torbalı hızlı nüfus artışı, göç hareketleri ve sanayi yatırımlarının yoğunlaşmasıyla hızla dikkat çeken bir gelişim sürecine girmiştir. Bu durum özellikle verimli tarım alanları üzerindeki yapılaşma baskısını artırmakta ve doğal çevreyle uyumsuz mekânsal genişlemeler nedeniyle planlı bir yerleşim sürecine olan ihtiyacı ortaya çıkarmaktadır. Çalışma Torbalı özelinde yürütülen yerleşime uygunluk analizi ile yalnızca mekânsal planlamaya katkı sunmamakta bununla birlikte coğrafya eğitiminde CBS’nin ve afet farkındalığının kullanımına yönelik güçlü bir örnek ortaya koymaktadır. Araştırmada CBS ve Uzaktan Algılama (UA) teknikleri kullanılarak çok ölçütlü karar verme yaklaşımlarından Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi uygulanmıştır. Çalışma kapsamında jeoloji, arazi kullanımı, arazi kullanım kabiliyeti, eğim, bakı, yükseklik, erozyon ve su kaynaklarına mesafe olmak üzere sekiz kriter belirlenmiş ve bu kriterler AHP yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. Mekânsal veriler; Copernicus Corine, MTA, USGS EarthExplorer, TRGM verileri ve OpenStreetMap gibi ulusal ve uluslararası veri tabanlarından temin edilmiştir. Elde edilen veriler CBS ortamında işlenerek uygunluk sınıflarına ayrılarak kriterlerin sahadaki dağılımları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Torbalı ilçesinde yerleşime “çok uygun” alanların oranı %4,5 iken, “orta uygun” alanlar %44,0 ve “az uygun” alanlar %51,5 oranında dağılım göstermektedir. Özellikle ova tabanında bulunan verimli tarım alanlarının ve alüvyon zeminlerin yapılaşma açısından yüksek risk taşıdığı belirlenmiştir. Bu bulgular afet risklerinin azaltılması, güvenli yaşam alanlarının belirlenmesi ve risk temelli planlamaların geliştirilmesi açısından önemli ipuçları sunmaktadır. Böylece CBS tabanlı analizlerin yalnızca mekânsal planlama için değil afet yönetimi süreçlerinde de önemli bir araç olduğu açıklanmıştır. Bu sonuçların eğitim boyutunda da önemli yansımaları bulunmaktadır. Coğrafya derslerinde bu tür çalışmaların örnek vaka olarak kullanılması, öğrencilerin coğrafi bakış, mekânsal düşünme, analitik problem çözme ve çevresel farkındalık becerilerini geliştirmektedir. Aynı zamanda afet yönetimi boyutuyla birleştiğinde, öğrencilere yalnızca yer seçimi ve planlama değil aynı zamanda risklerin farkına varma, önlem alma ve afetlere hazırlıklı olma bilinci de kazandırmaktadır. Bu bağlamda CBS, yalnızca harita yapmak için kullanılan bir araç değil aynı zamanda disiplinler arası öğrenmeyi destekleyen coğrafya eğitimini dijital çağın gereklerine uyarlayan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak Torbalı ilçesi üzerinde gerçekleştirilen CBS tabanlı yerleşime uygunluk analizi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde coğrafya derslerine kazandırılmak istenen dijital beceriler, afet farkındalığı ve risk yönetimi yeterlilikleriyle doğrudan örtüşmektedir. Çalışma hem öğretmenler hem de öğrenciler açısından gerçek yaşam örneklerini derslere entegre edebilecek nitelikte olup sürdürülebilir mekânsal gelişim, afet risklerinin azaltılması ve çağın gereklerine uyumlu bir coğrafya eğitimi için yol gösterici bir model ortaya koymaktadır.

The primary objective of this study is to conduct a settlement suitability analysis for Torbalı District in İzmir Province using Geographic Information Systems (GIS) and to provide recommendations for sustainable urban development, while discussing the significance of GIS in geography education and disaster management based on the findings. In recent years, Torbalı has experienced rapid population growth, increased migration, and intensified industrial investment, leading to significant development pressures. This process has heightened the encroachment on fertile agricultural land and triggered unplanned spatial expansion incompatible with the natural environment, emphasizing the need for systematic settlement planning. Beyond contributing to spatial planning through this case-specific analysis, the study also demonstrates the pedagogical value of GIS and disaster awareness in geography education. GIS and Remote Sensing (RS) techniques were employed in this research alongside the Analytic Hierarchy Process (AHP), a multi-criteria decision-making approach. Eight criteria were selected: geology, land use, land capability, slope, aspect, elevation, erosion, and proximity to water resources. These criteria were weighted using AHP, and spatial datasets were obtained from both national and international sources, including Copernicus CORINE, MTA, USGS EarthExplorer, TRGM datasets, and OpenStreetMap. The processed data were classified into suitability categories within a GIS environment, and their spatial distributions were analyzed comparatively. The results indicate that only 4.5% of Torbalı’s land area is classified as “highly suitable” for settlement, while 44.0% is “moderately suitable” and 51.5% is “less suitable.” Fertile plains and alluvial deposits were identified as high-risk areas for construction. These findings provide crucial insights for disaster risk reduction, the identification of safe residential areas, and the development of risk-based planning strategies, underscoring GIS-based analyses as essential tools not only for spatial planning but also for disaster management processes. From an educational perspective, this study carries significant implications. Incorporating such case studies into geography lessons enhances students’ geographic perspective, spatial thinking, analytical problem-solving, and environmental awareness. When coupled with disaster management content, the approach equips students with awareness of hazards, risk mitigation, and disaster preparedness, beyond skills in site selection and planning. In this context, GIS emerges as more than a cartographic tool; it is a pedagogical instrument supporting interdisciplinary learning and aligning geography education with the demands of the digital age. In conclusion, the GIS-based settlement suitability analysis of Torbalı aligns closely with the Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (Century of Türkiye Education Model), which emphasizes digital competencies, disaster awareness, and risk management in geography education. This study provides teachers and students with a practical model for integrating real-world data into instruction, serving as a guide for sustainable spatial development, disaster risk reduction, and a modernized geography curriculum that meets contemporary needs.