HODGKİN LENFOMANIN NADİR BİR KARDİYAK TUTULUMU:KONSTRİKTİF PERİKARDİT


Şimşek H. T., Yazar G., Akdeniz B.

2. AVRASYA KALP YETERSİZLİĞİ KONGRESİ, İzmir, Türkiye, 2 - 05 Ekim 2025, ss.50-52, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.50-52
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Hodgkin lenfoma, genç erişkinlerde sık görülen, büyük çoğunlukla lenf nodlarını tutan hematolojik bir malignitedir. Ekstranodal tutulum genellikle ileri evre hastalıkta görülür ve kardiyak tutulum oldukça nadirdir. Kalpte en sık tutulum perikarddadır ve genellikle asemptomatik perikardiyal efüzyon şeklinde seyreder. Bu olgu sunumunda, 25 yaşında bir erkek hastada Hodgkin lenfomanın nadir bir bulgusu olarak gelişen konstriktif perikardit tartışılmaktadır. Bulgular: 25 yaşında, bilinen kronik hastalığı bulunmayan erkek hasta, son zamanlarda artan nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri ile acil servise başvurdu. Başvuru sırasında hipotansif, taşikardik, bilateral pretibial ödem, batında asitle uyumlu şişkinlik ve akciğerlerde solunum sesleri azalmış saptandı. Elektrokardiyografisinde ST segment elevasyonu şüphesiyle acil yapılan koroner anjiyografide koroner arterler normal olarak bulundu. Hastanın genç yaşta olması ve EKG’sinde ST segment elevasyonu olması üzerine miyoperikardit ön tanısı ile yoğun bakım izlemine alındı. BNP düzeyi 437 pg/mL olarak ölçüldü. Semptomunun devam etmesi üzerine toraks BT planlandı. BT sonucunda sol akciğerinin totale yakın atelektatik olduğu, bilateral plevral efüzyon, mediastende lenfadonapatiler ve perikarddan ayırt edilemeyen yumuşak doku kitlesi izlendi. Laboratuvar ve görüntüleme bulgularıyla değerlendirildiğinde; akut faz reaktanlarındaki yükseklik, doku oksijenizasyonunun bozulmasına bağlı laktat artışı ve akciğerlerde atelektazi varlığı, ön planda malign süreçler lehine yorumlandı. Hastanın dış merkezde daha önce alınmış servikal lenf nodu biyopsisi raporları temin edildi. Kilo kaybı sebepli tetkik edilen hastanın biyopsi sonucunun Hodgkin Lenfoma şeklinde sonuçlandığı öğrenildi. Transtorasik ekokardiyografisinde perikarda invaze yoğun bir kitle görüntüsü saptandı. İnterventriküler septumda solunum fazlarına eşlik eden sıçrayıcı hareket gözlendi. Ayrıca vena kava inferior dilate, hepatik venlerde diyastolik akımda tersine dönüş ve belirgin diyastolik disfonksiyon bulguları izlenmekteydi. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ise %60 olarak saptandı. Kardiyoloji-Kalp Damar Cerrahisi konseyinde konstriktif perikardit ön tanısı ile değerlendirildi. Konsey kararı doğrultusunda perikardiyektomi planlandı. Operasyona kadar geçen süreçte hasta yoğun bakım koşullarında inotrop desteği alırken, Hodgkin Lenfoma evre IV olan hastaya Hematoloji önerisi ile pulse steroid tedavisi uygulandı. Ne yazık ki hasta bu dönemde mortal seyretti. Sonuç: Hodgkin lenfomada kardiyak tutulum nadir görülmekle birlikte, özellikle konstriktif perikardit gibi ciddi komplikasyonlar yaşamı tehdit edebilir. Sunulan olgu, genç bir hastada Hodgkin lenfomanın kardiyak fonksiyonları belirgin şekilde etkileyerek gürültülü bir klinikle seyretmiştir. Bu durum, multidisipliner yaklaşımın, erken tanının ve gerekli invaziv stratejilerin zamanında uygulanmasının, yaşamı tehdit eden komplikasyonların yönetiminde kritik öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır.