EWİNG SARKOMLU OLGUDA CERRAHİ TEDAVİNİN YERİ


Creative Commons License

Babayeva Şenkaya G., Kaya İ., Karcı E., Alızada Küpcük N., Kızıldağ Aktaş B., Şanlı A., ...Daha Fazla

Uluslararası Katılımlı Akciğer Kanserleri Kongresi-AKAD 2025, Antalya, Türkiye, 20 - 23 Şubat 2025, (Yayınlanmadı)

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Ewing sarkomu (ES) , primordiyal kemik iliğinden köken alan mezenkimal kök

hücrelerden kaynaklanan küçük yuvarlak hücreli tümördür. Erkeklerde daha sık olmakla

birlikte , ortalama görülme yaşı 15’dir. Multidisipliner yönetim gerektiren ES için genel tedavi

yaklaşımı, induksiyon kemoterapisini takiben cerrahi ve/ veya radyoterapidir.

Olgu: 14 yaş erkek olgu sağ göğüs duvarında şişkinlik ve ağrı şikayeti ile çekilen Toraks BT’de,

4.5.6. kostayı çevreleyen ekstraosseöz tümoral lezyon ve plevral efüzyon izlenmiştir. Kitle


lateralde göğüs duvar kaslarına; medialde sağ akciğer orta ve alt lobuna uzanmaktadır. PET-

CT’de ise lezyonda ve plevral efüzyonda artmış F-18 FDG tutulumu izlenmiştir (sırasıyla;


SUVmax: 8,10 ve 1,73). (Şekil 1)


Şekil 1. Toraks BT: Sağda göğüs yan duvarında 4. ve 6. kostalar düzeyinde başlayıp hem göğüs duvarına hem de

akciğer parankimine doğru büyüme gösteren boyutları yaklaşık 10x11x9.5 cm (MLxAPxSİ) ölçülen yumuşak

doku kitlesi izlenmiştir. Bu seviyede 5. kostada periost reaksiyonu mevcuttur. Sağda 2 cm kalınlıkta plevral

efüzyon izlenmiştir.; PET-CT: Toraks sağ lateral duvarında yerleşim gösteren 5. kostayı saran, oblik fissüre


uzanan(bu kısmı nekrotik alan içermektedir), serratus anterior kasını laterale iten kitlesel lezyonda patolojik F-

18 FDG tutulumu mevcuttur (SUVmax: 8,10). Sağ hemitoraksta plevral efüzyonda artmış F-18 FDG tutulumu


izlenmiştir (SUVmax: 1,73).


Tru-cut biyopsi sonucu: Küçük Yuvarlak Hücreli Malign Tümör (CD99 pozitif); EWİNG

SARKOM lehine yorumlanmıştır. Olgu 6 kür induksiyon kemoterapisi (doxorubicin,

cyclophosphamide, vincristine) verildikten sonra çekilen PET-CT’de kitlesel lezyonda belirgin

boyutsal ve metabolik regresyon izlenmiş ve sağ plevral efüzyon tamamen kaybolmuştur.

(Şekil 2)


Şekil 2. PET-CT: Toraks sağ lateral duvarında yerleşim gösteren 5. kostayı saran ve oblik fissüre uzanan kitlesel

lezyonda artmış F-18 FDG tutulumu izlenmiştir (SUVmax: 3,13). Sağ akciğer alt lob bronşu posterior kesiminde

patolojik F-18 FDG tutulumu mevcut değildir. Toraks MRG: Sağ 5.kosta lateralinde ekstraossöz yumuşak doku

komponenti bulunan tümöral lezyon izlenmektedir.


Multidisipliner konseyde tartışılan hastaya cerrahi kararı alınmıştır.Olguya sağ Torakotomi ile

4.5.6. pasriyel kot rezeksiyonu, total dekortikasyon uygulanmıştır. Göğüs duvarındakı defekt

titanyum plak ve goretex mesh ile rekonstrukte edilmiştir. (Şekil 3,4)


Şekil 3. Sağ 4.5.6. kosta rezeksiyonu ve titanyum plak ve gorete mesh ile rekonstruksiyonu


Şekil 4. Sağ 4.5.6. kosta parsiyel rezeksyonu ; Kemik Plak ve Gortex mesh yardımı ile Göğüs

duvarı rekonstruksiyonu.


Patoloji sonucu küçük yuvarlak hücreli malign tümör (ES ile uyumlu),rezidü canlı tümör %4,

5. kosta kemik iliğinde mikrometastatik tümör odakları (%2), kemoterapiye bağlı değişiklikler,

yumuşak ve kemik cerrahi sınırlar sağlam olarak sonuçlanmıştır.

Tartışma: ES’de lokal nüksü belirleyen önemli faktörlerden biri tümörün tam rezeksiyonudur.

Neoadjuvan KT ile tümör boyutunun tam gerilemiş olması önemlidir. Benjamin J. ve

arkadaşları, tek başına cerrahinin ES olgularında en iyi genel sağkalımı sağladığı göstermiştir.

Lin ve arkadaşları, hastalığın lokal kontrolünde ve uzun dönem sağkalım oranlarının

artırılmasında cerrahi tedavinin multimodal tedavinin önemli parçası olduğunu göstermiş ve

total eksizyonun mümkün olduğu ES olgularında adjuvan radyoterapiye olan ihtiyacın

azaldığını göstermiştir. Bizim olguda yeterli cerrahi sınır bırakılmasına rağmen kemik iliğinde

mikrometaztaz olması nedeniyle adjuvan Kemoterapi ve Radyoterapi planlanmıştır.

Sonuç: ES’da ideal lokal tedavi stratejisini belirlemek için multidisipliner yönetim çok

önemlidir. Kabul edilebilir fonksiyonel sonuçla tam bir rezeksiyon mümkün olduğunda

genellikle cerrahi önerilir.