2.Uluslarasarası Ege Bölgesi Aile Hekimliği Kongresi, İzmir, Türkiye, 26 - 28 Nisan 2026, ss.209-211, (Özet Bildiri)
SJÖGREN SENDROMUNDA BİRİNCİ BASAMAKTA KLİNİK ŞÜPHENİN VE İLAÇ GÜVENLİĞİ İZLEMİNİN ÖNEMİ
Ebrar AKAY BASAN1, Şeyda Nur ÖKSÜZ2, Peyruze SİNCAR3, Makbule Neslişah TAN4
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, akayebrar@gmail.com1
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, sydavcdn@gmail.com2
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, p.sincar@gmail.com3
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, neslisah.tan@deu.edu.tr4
Bildiri Türü: Olgu Sunumu
Amaç: Sjögren sendromu; en sık göz ve ağız kuruluğu ile seyreden, eklem yakınmaları ve çeşitli sistemik bulgularla ortaya çıkabilen, kronik, otoimmün bir hastalıktır. Birinci basamakta eklem ağrısı gibi sık ve nonspesifik yakınmalarla başvuran hastalarda; ayrıntılı anamnez ve aile öyküsü, tanıya giden süreçte belirleyici olabilir. Ayrıca başlanan tedavilere bağlı olası yan etkilerin izlenmesi aile hekiminin önemli sorumluluklarındandır. Bu olgu, birinci basamakta klinik şüphe ile erken yönlendirme ve ilaç güvenliği açısından izlemin önemini vurgulamayı amaçlamaktadır.
Metodoloji: Kırk sekiz yaşında kadın hasta, iki hafta önce başlayan bilateral el bileği ağrısı ve son aylarda aralıklı sağ diz ağrısı yakınması ile aile hekimine başvurdu. Yapılan anamnez ve fizik muayenede; travma öyküsü, belirgin enfeksiyon bulgusu veya akut inflamatuvar artrit düşündürecek ek bir bulgu saptanmadı. Aile öyküsünde; hastanın annesinde geçmişte romatoloji takibi olduğu, ancak sonrasında takibi bıraktığı ve düzenli ilaç kullanmadığı öğrenildi. Hastanın ek olarak göz kuruluğu tariflemesi üzerine aile hekimi tarafından ön tanı bağ doku hastalığı düşünülerek dahiliye polikliniğine sevk edildi.
Bulgular: Tetkiklerinde ANA pozitif, Anti-ENA SS-A (Ro) antikoru +2 pozitif saptandı. Romatoid faktör 9 IU/mL olarak bulundu. Tükürük bezi biyopsisinde plazma-lenfositik hücre infiltrasyonu ve duktal dilatasyon izlendi, asiner atrofi saptanmadı. Klinik, serolojik ve histopatolojik bulgular birlikte değerlendirilerek hastaya Sjögren sendromu tanısı konuldu ve hidroksiklorokin tedavisi başlandı.
Tedavi sürecinde ilacını yazdırmak amacıyla aile hekimine başvuran hastada, hidroksiklorokin kullanımına rağmen retina muayenesinin yapılmadığı fark edildi. Bunun üzerine hasta göz hastalıkları değerlendirmesi için yeniden hastaneye yönlendirildi. Yapılan incelemede CACD (santral areolar koroidal distrofi) saptanması üzerine hidroksiklorokin uygun bulunmadı, tedavisi kesildi ve hastanın tedavisi metotreksat ile yeniden düzenlendi.
Sonuç: Bu olgu, birinci basamakta eklem ağrısı gibi sık görülen yakınmaların yalnızca semptomatik değil, sistemik hastalıklar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Aile öyküsü ve göz kuruluğu gibi ayrıntıların sorgulanması, Sjögren sendromu tanısına giden süreci hızlandırmıştır. Ayrıca aile hekiminin yalnızca tanısal yönlendirme değil, başlanan tedavilerin güvenli izlemi açısından da kritik rolü bulunmaktadır. Hidroksiklorokin kullanımında oftalmolojik değerlendirmenin gözden kaçırılmaması, önlenebilir komplikasyonların erken fark edilmesine katkı sağlar. Olgu, aile hekimliğinde bütüncül yaklaşım, uygun yönlendirme ve tedavi izleminin önemini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, Hidroksiklorokin, İlaç güvenliği, Kuru göz, Sjögren sendromu
THE IMPORTANCE OF CLINICAL SUSPICION AND DRUG SAFETY MONITORING IN PRIMARY CARE IN SJÖGREN SYNDROME
Ebrar AKAY BASAN1, Şeyda Nur ÖKSÜZ2, Peyruze SİNCAR3, Makbule Neslişah TAN4
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Family Medicine, akayebrar@gmail.com1
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Family Medicine, sydavcdn@gmail.com2
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Family Medicine, p.sincar@gmail.com3
Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Family Medicine, neslisah.tan@deu.edu.tr4
Type of Submission: Case Report
Objective: Sjögren syndrome is a chronic autoimmune disease most commonly characterized by dry eyes and dry mouth and may also present with joint complaints and various systemic manifestations. In patients presenting to primary care with common and nonspecific complaints such as arthralgia, detailed history taking and family history may be decisive in reaching the diagnosis. In addition, monitoring possible adverse effects related to initiated treatments is one of the important responsibilities of the family physician. This case aims to emphasize the importance of early referral and follow-up in terms of drug safety in primary care.
Methodology: A 48-year-old female patient presented to her family physician with bilateral wrist pain that had started two weeks earlier and intermittent right knee pain over the past several months. On history and physical examination, no history of trauma, no clear signs of infection, and no additional findings suggestive of acute inflammatory arthritis were identified. In the family history, it was learned that the patient’s mother had previously been followed by rheumatology, but later discontinued follow-up and was not using regular medication. As the patient additionally described dry eyes, the family physician considered a preliminary diagnosis of connective tissue disease and referred her to the internal medicine outpatient clinic.
Results: Laboratory evaluation revealed positive ANA and Anti-ENA SS-A (Ro) antibody positivity at +2. Rheumatoid factor was 9 IU/mL. Salivary gland biopsy showed plasma-lymphocytic cell infiltration and ductal dilatation, while no acinar atrophy was observed. Based on the combined clinical, serological, and histopathological findings, the patient was diagnosed with Sjögren syndrome and hydroxychloroquine treatment was initiated.
When the patient re-presented to her family physician to renew her prescription, it was noticed that a retinal examination had not been performed despite hydroxychloroquine use. She was therefore referred for ophthalmologic evaluation. On further examination, CACD (central areolar choroidal dystrophy) was detected, and hydroxychloroquine was considered inappropriate. The drug was discontinued, and the patient’s treatment was reorganized with methotrexate.
Conclusion: This case demonstrates that common complaints such as joint pain in primary care should be evaluated not only symptomatically but also in terms of possible underlying systemic diseases. Questioning family history and other relevant details accelerated the diagnostic process leading to Sjögren syndrome. In addition, the family physician plays a critical role not only in diagnostic referral but also in the safe monitoring of initiated treatments. Ensuring that ophthalmologic evaluation is not overlooked in patients using hydroxychloroquine contributes to the early detection of preventable complications. This case highlights the importance of a holistic approach, appropriate referral, and treatment monitoring in family medicine.
Keywords: Drug safety, Dry eye, Family medicine, Hydroxychloroquine, Sjögren syndrome