Deprem Sonrasında Ön Bahçe Çekme Mesafelerinin Tahliye Potansiyeline Etkisinin İrdelenmesi
ISPDM’26 ULUSLARARASI MEKANSAL PLANLAMA VE AFET YÖNETİMİ KONGRESİ, Adana, Türkiye, 2 - 03 Şubat 2026, ss.157-159, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Adana
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.157-159
- Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Depremler sonrasında, özellikle ilk 72 saatlik kritik zaman diliminde, arama-kurtarma, acil müdahale ve tahliye faaliyetlerinin etkinliği büyük ölçüde kentsel yol ağının erişilebilirliğine bağlıdır. Yoğun yapılaşmış kentsel alanlarda, yollara bitişik veya yola çok yakın konumlanan binalar; yıkılma, cephe hasarı ve enkaz birikimi sonucunda yol kesitlerini daraltarak ya da tamamen kapatarak tahliye süreçlerini ve acil erişimi ciddi biçimde sekteye uğratabilmektedir. Literatürde deprem sonrası erişilebilirlik çoğunlukla yol genişliği ile bina yüksekliği arasındaki ilişki üzerinden ele alınmakta; planlama kararlarının bu fiziksel etkileşimi nasıl dönüştürdüğü ise sınırlı düzeyde tartışılmaktadır. İmar planlarıyla tanımlanan ön bahçe çekme mesafeleri, bina kütlesi ile kamusal yol alanı arasında mekânsal bir tampon oluşturarak enkazın yol kesitlerine taşmasını sınırlama potansiyeline sahiptir. Ancak bu mesafeler, çoğunlukla yapı yoğunluğunu ve kentsel formu düzenleyen araçlar olarak değerlendirilmekte; afet sonrası erişilebilirlik ve tahliye potansiyeli üzerindeki rolleri ikincil planda kalmaktadır. Bu çalışma, deprem kaynaklı orta ve ağır bina hasar senaryoları altında ön bahçe çekme mesafelerinin tahliye potansiyeli üzerindeki etkisini sokak ölçeğinde nicel olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Analiz, yalnızca yol geometrisine odaklanmak yerine, bina yüksekliği, yol genişliği ve ön bahçe çekme mesafeleri arasındaki etkileşimi bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Farklı enkaz yayılım düzeylerini temsil eden senaryolar, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı mekânsal analizler aracılığıyla değerlendirilmiş ve yol kesitlerindeki kapasite kayıpları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, ön bahçe çekme mesafelerinin özellikle orta ve ağır hasar senaryolarında yol sürekliliğinin korunmasında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Çekme mesafelerindeki görece küçük artışların dahi, enkazın yol kesitlerine taşmasını sınırlandırarak tahliye güzergâhlarının işlevselliğini belirgin biçimde artırdığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, çekme mesafelerinin yalnızca morfolojik bir planlama kararı değil, aynı zamanda deprem sonrası erişilebilirlik ve kentsel dirençlilik açısından stratejik bir araç olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Following earthquakes, particularly during the first 72 hours, the effectiveness of search-and-rescue operations, emergency response, and evacuation processes critically depends on the accessibility of the urban road network. In dense urban environments, buildings located adjacent to roadways are highly susceptible to collapse, façade failure, and debris accumulation, which may significantly reduce or entirely obstruct road capacity. While post-earthquake accessibility has been widely examined through the relationship between road width and building height, the role of planningdriven spatial parameters remains relatively underexplored. Front yard setback distances defined by development plans create a spatial buffer between building masses and public roads, potentially limiting debris encroachment into road sections. However, these setbacks are predominantly treated as instruments for regulating urban form and building density, whereas their contribution to post-disaster accessibility and evacuation potential has received limited attention. This study aims to quantitatively examine the impact of front yard setback distances on evacuation potential under moderate and severe earthquake-induced building damage scenarios at the street scale. Rather than focusing solely on road geometry, the analysis adopts an integrated framework that evaluates the combined effects of building height, road width, and front yard setbacks. Multiple debris spread scenarios were defined and assessed using Geographic Information Systems (GIS)-based spatial analyses, allowing for a comparative evaluation of road capacity loss and accessibility conditions. The findings indicate that front yard setback distances play a critical role in preserving road continuity, particularly under moderate and severe damage scenarios. Even relatively small increases in setback distances were found to significantly reduce debris intrusion into road sections and enhance the functional continuity of evacuation routes. These results suggest that setback distances should be considered not merely as morphological planning controls, but as strategic components of post earthquake accessibility, evacuation safety, and urban resilience, especially in seismically active regions.