in: Dünden Bugüne Cumhuriyet Müzeciliği, remzi Yağcı,Betül Teoman,Özlem Öztopçu, Editor, DEÜ Yayınları E-Book, İzmir, pp.235-255, 2025
Müze ziyaretçileri, gerçekleştirdikleri ziyaretlerde bilişsel, iç gözlemsel, estetik ve
sosyal deneyimler yaşamaktadırlar. Bu deneyim, müze ziyareti süresiyle
sınırlandırılamayacak bir dizi etkileşimin sonucudur. Ziyaretçiler, öncelikle müzede
sergilenenlerle, kendileriyle, tüm müze profesyonelleriyle, müzedeki diğer ziyaretçilerle açık
ve örtük bir biçimde etkileşim halindedir. Özellikle, müze ziyaretçileri ile müze rehberleri
arasındaki etkileşimin diğer etkileşimlere de yön verebilecek ayrıcalıklı bir konumu vardır.
Bu çalışmanın amacı, müze ziyaretçilerinin deneyimlerine katkı sağlayıcı bir faktör
olarak müze rehberlerinde bulunması gereken iletişim yetkinliklerini ortaya koymaktır. Müze
ziyaretçileri sadece demografik açıdan değil, bilgi, birikim, merak ve ilgi düzeyleri
bakımından da birbirlerinden farklı bir görünüm arz ederler. Dolayısıyla bazı ziyaretçiler,
sergilenenleri alımlarken, tanıtıcı yazı ve etiketlerden ziyade, özellikle müze rehberlerinin
açıklama ve anlatımlarıyla şekillenen düşünsel yol haritalarına daha fazla gereksinim
duyarlar. Müze rehberlerinin sunacakları tatmin edici içerik kadar, bu içeriğin nasıl sunulduğu
da bir o kadar önemlidir. Tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmada, müze rehberlerinin saygı,
kabul ve isteklilikle, olabildiğince önyargısız bir biçimde iletişime başlamaları, sözel içeriği
destekleyecek nitelikte ve sözcüklerle çelişmeyecek bir biçimde sözsüz iletişimden
yararlanmaları, seslerini ideal bir biçimde kullanabilmeleri, duruma uygun düşen dinleme
türlerine geçebilmeleri, gerektiğinde farklı iletişim stillerinden yararlanabilmeleri vb. başlıca
iletişim yetkinlikleri olarak gösterilmiştir.
Müze rehberlerinin sahip olması gereken bu türden yetkinlikler, sorumluluk, empatik
ilgi ve özenle birleşince, ziyaretçileri rahatlatarak müzedeki diğer etkileşimlerini
kolaylaştıracak, dolayısıyla müze deneyimlerini zenginleştirecektir.