Cumhuriyet ve İzmir Yolunda Bir Ömür: Yaşar Aksoy Armağanı, Prof. Dr. Nahide Şimşir Doç. Dr. Gül Çakır, Editör, Post Kitap, İstanbul, ss.214-231, 2026
12
Mart döneminin ilk Başbakanı Nihat Erim siyasette aktif rol aldığı dönemlerde
düzenli arşiv oluşturan devlet adamlarından birisidir. Erim’in şahsi arşivinde
yer alan evraklar arasında 12 Mart dönemi Türk-Yunan ilişkilerine ışık tutacak
önemli belgeler vardır. Nihat Erim’in Başbakanlığı döneminde Türkiye’nin en
önemi dış politika konusu Kıbrıs sorunudur.
Kıbrıs sorununun Cumhuriyet dönemindeki gelişiminden kısaca söz etmek
gerekirse, aslında Lozan’dan bu yana bir İngiliz toprağı sayılan Kıbrıs’ta
1950’de yapılan halkoylamasıyla Rumların Enosis merkezli faaliyetleri
artmıştır. Amaç Kıbrıs adasını Yunanistan’a bağlamaktı ve bu hedef bölgede iki
toplum arasında yoğun çatışmalara yol açmıştır. Çatışmalı süreç 1959 tarihli
Londra ve Zürih Antlaşmalarıyla yeni bir aşamaya geçmiş ve 1960’ta Türkiye
İngiltere Yunanistan’ın garantörlüğünde Kıbrıs’ta toplumlararası eşitlik
temelinde yeni bir Cumhuriyet kurulması sağlanmıştır. Bu süreçte 12 Mart
döneminin Başbakanı Nihat Erim de aktif diplomasi yürütmüş ve Kıbrıs Anayasası’na
katkıda bulunmuştur. 1960 kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı Makarios’un
1962 yılında Türkiye’ye gelmiş ve anayasada değişiklik yaparak Türklerin
kazanımlarını ortadan kaldırma talebini ilk kez dile getirmiştir. Rum lider
anayasanın öngördüğü Kıbrıs’taki ordu yapısının Rumlar lehine değiştirilmesi,
Cumhurbaşkanı ve yardımcısına verilen veto haklarının kaldırılmasını ve bu
sayede Temsilciler Meclisi’nden Rumlar lehine karar çıkmasının kolaylaşması
gibi maddelerde değişiklik istemişti. Bu ve benzeri talepler döneminin
Başbakanı İsmet İnönü tarafından kabul edilmemiştir. 1965-1971 arası dönemde
zaman zaman Kıbrıs’ta Rumların şiddet eylemleri yaşanmışsa da ağırlıklı olarak
diplomasiyle çözüm arayışları devam etmiştir.
1967’de Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’tan oluşan Kıbrıs liderliği
Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi’ni kurmuş, 1968’de de Türklerle Rumlar arasında
toplumlararası görüşmeler başlamıştır. 1970 senesinde Klerides ve Rauf Denktaş
arasındaki görüşmeler sırasında yerel özerklik konusu ele alınmıştır. 12 Mart
döneminde Nihat Erim’in Başbakanlığa gelişi sırasında Kıbrıs meselesinde
toplumlararası görüşmeler devam etmekteydi.
Erim’in
arşivindeki belgelerde ara rejim döneminde Türk dış politikasının iki konusu
hakkında üretilen siyasete dair mühim bilgiler yer almıştır: Heybeliada Ruhban
Okulu meselesi ve Kıbrıs sorunu. Dolayısıyla makale bu iki güncel sorun
üzerinden 12 Mart dönemi Türk-Yunan ilişkileri Nihat Erim’in arşivindeki
belgeler ana ekseninde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışma ikincil
kaynaklardan daha çok arşiv belgeleri temel alınarak hazırlanmıştır. Nihat Erim,
Başbakan olduğu dönemde Yunan yetkililerle tutanakları oluşturulan görüşmeler
yapmıştır. Tutanaklara göre 1971 yılına ait bu görüşmelerin üçü o dönemin
Yunanistan Büyükelçisi Tzounis’le, biriyse eski bakanlardan 1972’de Yunan eski
Koordinasyon Bakanı Markezinis’le yapılmıştır. Bu görüşmeler o yıllarda
kapatılan Heybeliada Ruhban Okulu’na ilişkin mühim bilgiler içermektedir. Ele
alınacak tebliğde bu okulun neden ve hangi gerekçelerle kapatıldığı,
Yunanistan’ın buna ilişkin ileri sürdüğü tezler ve bu tezlere karşı Türkiye’nin
kararının gerekçelerine dair önemli veriler sunulması hedeflenmektedir. Nihat
Erim’in Arşivi’nde Türkiye’nin Kıbrıs siyasetine dair, Amerikan, İngiliz ve
Yunan yetkilerle yapılan görüşme tutanakları 12 Mart dönemi Türk-Yunan
ilişkileri bağlamında Kıbrıs sorununun ele alınışı ve üretilen politikalara
dair mühim bilgiler ihtiva etmektedir. Yunanlı yetkililerle yapılan görüşmeler
haricinde ABD’li, İngiliz ve Sovyet devlet adamlarıyla Nihat Erim arasında
yapılan müzakerelerde de Türk-Yunan ilişkileri ele alınmıştır. Çalışmada bu
görüşmelerin iki devlet arası ilişkileri ele alan kısımlarından da
faydalanılmıştır. Ancak bu çalışma doğal olarak yalnızca Nihat Erim’in özel
arşivinde bulunan belge ve metinleri esas alarak hazırlanmıştır. Yani
çalışmanın kapsamı sadece 1971 yılındaki arşiv görüşmeleriyle sınırlıdır. 12
Mart döneminin Başbakanlarından Nihat Erim’in arşivindeki belgeler 1971
sürecindeki Türk-Yunan ilişkileri konusunda önemli veriler içermektedir.
Dönemin iki devlet arasındaki en mühim konusu doğal olarak Kıbrıs sorunudur.
1955’ten beri süren bu önemli mesele dışında 12 Mart döneminde Türk-Yunan
ilişkilerini etkileyen bir başka önemli hadise Heybeliada Ruhban Okulu’nun
kapatılması kararıdır. Arşiv belgelerinde buna ilişkin veriler Kıbrıs’a nazaran
sınırlı olmasına rağmen önemli bilgiler sunmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin özel
okulların kapatılması kararıyla 1971 başında yani 12 Mart’tan evvel kapatılan
Heybeliada Ruhban Okulu’na dair karar Yunanistan’ın itirazıyla karşılanmıştır.
Bu itirazın temel gerekçesi Ruhban Okulu’nun bir yüksek okul sayılamayacağı
tezidir. Kâr amacı olmayan bu okul sadece din adamı yetiştiren bir okuldu
Yunanlılara göre. Ne var ki, bu hususa dair Başbakan Nihat Erim’in talimatıyla
yapılan incelemede daha 1968’de Yunanlılar tarafından Türkiye’ye verilen Ruhban
Okulu’nun yüksek okul olduğuna dair belge çerçevesinde Yunan itirazı
reddedilmiştir. Böylece Türk tarafı hem bir iç meseleye dışarıdan gelecek bir
müdahaleyi önlemiş ve hem de Yunan itirazlarının önüne set çekmiştir.
Dolayısıyla 12 Mart günlerinde Erim’in Başbakanlığı boyunca Heybeliada Ruhban
Okulu hakkında onun kişisel arşivine giren başka belge yoktur. Kıbrıs sorununa
dair başta Yunan yetkililer olmak üzere farklı devlet adamlarıyla yapılan
mülâkatların arşivlere yansıyan birkaç sonucu vardır. Türk tarafı kesin olarak
1959 yılında imzalanan Londra ve Zürih Antlaşmalarının ortadan kaldırılmasına
karşıdır. Makarios’un daha 1962’de bu yöndeki teşebbüsleri ve sonrasında
yaşanan kanlı süreç sıklıkla Erim tarafından Yunanlılarla diğer ilgililere
anımsatılmıştır. Bu net bir şekilde Kıbrıs Türk cemaatinin kazanılmış
haklarından vazgeçilmeyeceği mesajı verilmiştir. Bunun yanı sıra Başbakan Erim,
Türkiye olarak ikili antlaşmalar temelinde bazı tadilatlar yapılmasına açık
olduklarını da vurgulamıştır. Kıbrıs konusundaki kararlılık açık şekilde Sovyet
Rusya’ya da iletilmiştir. Nihat Erim’in arşivindeki bir başka önemli belge
Cumhuriyetin kurucu isimlerinden ve o zamanlar CHP Genel Başkanı olan İsmet
İnönü’yle Rus Büyükelçi Groubyakov arasındaki görüşmedir. Bu görüşmenin resmî bir
mahiyeti olmamasına rağmen 1962-64 sürecinde Kıbrıs siyasetini idare eden
kişinin İnönü olması yönünden önemlidir. Nitekim Sovyetler’in Kıbrıs
sorunundaki düşüncelerini dinleyen İsmet İnönü, Kıbrıs’ dair imzalanan
uluslararası antlaşmalara ne ABD’nin ne de Rusya’nın taraf olmadıklarını
anımsatarak her iki devletin de Kıbrıs sorununun dışında olduklarını açık
şekilde ifade etmiştir. Böylece İnönü de
12 Mart döneminde hükûmetin Kıbrıs siyasetine ve Türk-Yunan ilişkilerindeki
siyasetine destek vermiştir.