uluslararası ege bölgesi aile hekimliği kongresi iarcofam 2026, İzmir, Türkiye, 26 - 28 Nisan 2026, cilt.1, sa.1, ss.1, (Tam Metin Bildiri)
GİRİŞ
Hastanın ilk muayenesinde tanı konulmayan ancak daha sonra ki muayenelerinde, rehabilitasyon esnasında veya taburculuk sonrası fark edilen yaralanmalar "atlanmış kırık" olarak tanımlanmaktadır. Hemen her travma merkezinde bu tür istenmeyen olaylar ile karşılaşılmaktadır. Hastadan iyi öykü alınmaması, detaylı muayene edilmemesi, gerekli grafilerin istenmemesi, istenilen grafilerde patolojinin tespit edilememesi veya hekimin grafileri yanlış yorumlaması kırık ve çıkıkların atlanmasının nedenleri arasındadır. Atlanan kırıkların anatomik yerleşimlerine bakıldığında, özellikle bazı kırık türlerinin gözden kaçabileceği unutulmamalıdır.
OLGU SUNUMU
Aile Sağlığı Merkezi’ne ağlayarak başvuran 6 yaşındaki çocuk hastanın klinik değerlendirme süreci incelenmiştir. Hastanın daha önce acil servise başvurduğu ve çekilen grafilerin ilk değerlendirmede normal olarak yorumlandığı öğrenilmiştir. Mevcut grafiler yeniden değerlendirilmiştir.
Hasta, el bileğinin yaklaşık 3-4 cm proksimalinde belirgin ödem ve palpasyonla artan ağrı şikayeti ile başvurmuştur. Fizik muayenede belirgin deformite veya açık kırık bulgusu saptanmamıştır. Ancak lokal hassasiyetin belirgin olması üzerine mevcut grafiler detaylı incelenmiştir. Anteroposterior grafide belirgin patoloji izlenmezken, lateral grafide distal radius kırığı ile uyumlu bulgular saptanmıştır. İlk değerlendirme esnasında tespit edilmeyen "atlanmış kırık" daha sonra ki değerlendirme ile fark edilmiştir. Hastaya kısa kol atel uygulanmış ve uygun şekilde yönlendirilmiştir.
TARTIŞMA
Atlanmış kırıklar, ilk değerlendirmede tanı konulamayan ve daha sonra fark edilen yaralanmalar olarak tanımlanmakta olup, pediatrik travma hastalarında önemli bir tanı hatası kaynağıdır. Literatürde, el bileği ve distal radius kırıklarının; anatomik yapıların üst üste binmesi nedeniyle sık atlanabildiği ve bazı olgularda anteroposterior grafilerin normal görünebildiği bildirilmektedir. Bu olgu, tek yönlü grafilerin yetersiz kalabileceğini ve klinik şüphe varlığında çok yönlü görüntüleme ile değerlendirme yapılmasının gerekliliğini göstermektedir. Birinci basamakta dikkatli fizik muayene ve sistematik yaklaşım, yanlış negatif tanıların önlenmesinde kritik rol oynar.
KAYNAKLAR
1. Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği Derleme Dergisi, 2013