Denosumab Kullanımına Bağlı Gelişen MRONJ’un Cerrahi Yönetimi: Bir Olgu Sunumu


Daneoğlu A., Koşer N. D., Canbaz A. R., Öztürk K.

Türk Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği 33. Uluslararası Bilimsel Kongresi - TAOMS 2026, İstanbul, Türkiye, 16 - 18 Haziran 2026, sa.260, ss.1, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Denosumab Kullanımına Bağlı Gelişen MRONJ’un Cerrahi Yönetimi: Bir Olgu Sunumu


Ali DaneoğluNaz Deniz KoşerAli Reyyan CanbazKübra Öztürk
Dokuz Eylül Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İZMİR

GİRİŞ:İlaç ilişkili çene osteonekrozu (MRONJ), antiresorptif ve antianjiyojenik ilaçların kullanımı ile ilişkili önemli bir komplikasyondur. MRONJ, asemptomatik olgulardan ciddi enfeksiyon ve kemik kaybına kadar değişen klinik bulgularla seyredebilir ve tedavi yaklaşımı olguya göre farklılık gösterebilir. Bu olguda, denosumab kullanımı ile ilişkili gelişen MRONJ’un cerrahi tedavisinin sunulması amaçlanmıştır.
VAKA SUNUMU:Sistemik olarak hipertansiyon, diyabetes mellitus, hipotiroidi ve meme kanseri + kemik metastazı bulunan, dört yıldır ayda bir kez denosumab kullanan 68 yaşındaki kadın hasta kliniğimize diş hekimi tarafından yönlendirildi. 

Denosumab tedavisini en son 3 ay önce aldığı öğrenilen hastanın intraoral muayenesinde sağ mandibula posterior bölgede ve anterior bölgede, hareketli protez altında 8 haftadan uzun süredir mevcut olduğu öğrenilen ekspoze kemik alanları gözlendi. Hasta hafif düzeyde ağrı dışında belirgin bir semptom tariflememekteydi. 

Panoramik radyografi ve konik ışınlı bilgisayarlı tomografi incelemelerinde sağ mandibula posterior bölgede ve sağ-sol premolar dişler arası bölgede osteolitik ve osteosklerotik alanlar izlenirken, anterior bölgede sekestr oluşumu saptandı. MRONJ ile uyumlu klinik bulgular saptanan hasta için, takipli olduğu onkoloji bölümünden gerekli konsültasyon ve onay alındıktan sonra cerrahi tedavi planlandı. Gerekli tetkiklerin ardından genel anestezi altında operasyon gerçekleştirildi. 

Anterior bölgede demarkasyon hattı bulunan alanda sekestrektomi uygulanırken, sağ posterior bölgede vital, kanamalı kemik dokusuna ulaşılana kadar cerrahi debridman gerçekleştirildi. Cerrahi saha primer olarak kapatıldı. Elde edilen dokular histopatolojik inceleme amacıyla gönderildi. Histopatolojik inceleme nekrotik kemik ile uyumlu olup, klinik bulgularla birlikte MRONJ tanısını desteklemektedir. Hastanın postoperatif takipleri devam etmektedir.
SONUÇ:MRONJ yönetiminde tedavi yaklaşımı hastanın klinik durumu ve bireysel özelliklerine göre belirlenmelidir. Güncel yaklaşımlar, uygun hasta seçimi yapıldığında cerrahi tedavinin özellikle ileri evre olgularda etkili ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, cerrahi müdahalenin yalnızca ileri evrelerle sınırlı kalmayıp seçilmiş erken evre hastalarda da değerlendirilebileceği bildirilmektedir. 

Tedavi planlamasında hastanın sistemik durumu, kullanılan ilaçlar ve devam eden tedavi süreci göz önünde bulundurulmalı ve multidisipliner yaklaşım benimsenmelidir.


Anahtar Kelimeler: Debridman, Denosumab, MRONJ, Osteonekroz, Sekestrektomi

Surgical Management of Denosumab-Related MRONJ: A Case Report


Ali DaneoğluNaz Deniz KoşerAli Reyyan CanbazKübra Öztürk
Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Faculty of Dentistry, Dokuz Eylul University, Izmir, Turkey

OBJECTIVE:Medication-related osteonecrosis of the jaw (MRONJ) is a significant complication associated with antiresorptive and antiangiogenic agents. It may present with a wide spectrum of clinical findings, ranging from asymptomatic cases to severe infection and bone loss, and the treatment approach may vary depending on the individual case. This report presents the surgical management of MRONJ associated with denosumab use.
CASE PRESENTATION:A 68-year-old female patient with hypertension, diabetes mellitus, hypothyroidism, and breast cancer with bone metastasis, who had been receiving monthly denosumab therapy for four years, was referred to our clinic. Her last dose had been administered three months prior. 
Intraoral examination revealed exposed bone in the right mandibular posterior and anterior regions beneath a removable prosthesis, persisting for more than eight weeks. The patient reported only mild pain. 
Radiographic examination showed osteolytic and osteosclerotic areas in the right mandibular posterior region and between the premolars, along with sequestrum formation in the anterior region. Based on clinical findings consistent with MRONJ, surgical treatment was planned and performed under general anesthesia. 
Sequestrectomy was carried out in the anterior region, while surgical debridement was performed in the posterior region until vital bleeding bone was reached. The surgical site was closed primarily. Histopathological examination revealed necrotic bone, supporting the diagnosis of MRONJ. The patient remains under follow-up.
RESULT:The management of MRONJ should be individualized based on the patient’s clinical condition. With appropriate patient selection, surgical treatment can provide effective outcomes, particularly in advanced stages, and may also be considered in selected early-stage cases. A multidisciplinary approach is essential for optimal treatment planning.


Keywords: Debridement, Denosumab, MRONJ, Osteonecrosis, Sequestrectomy