Hepatit B Virüsü İle Enfekte Hastalarda Depresyon, Anksiyete Düzeyleri ve Sağlıkla Ilişkili Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi


Kıratlı K., Dikici Ö., Köse Ş.

9. BUHASDER Kongresi, Antalya, Türkiye, 24 - 28 Kasım 2021, ss.56, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.56
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş-Amaç: Kronik Hepatit B (KHB) hastaları hastalık sürecinde asteni, halsizlik, karın ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, iştahsızlık ve uykusuzluk gibi birçok somatik semptoma ek olarak ruh hali değişimleri, depresyon, aksiyete, işlev bozukluğu gibi psikolojik ve duygusal semptomlar da yaşayabilmektedirler. Çalışmamızda KHB hastalarında ve inaktif HBV taşıyıcılarında sağlıklı kontrol grubuna göre anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi skorlarının karşılaştırılması, HBV enfeksiyonu olan kişilerin takip ve tedavisi sırasında psikiyatrik değerlendirme ve takibinin gerekliliğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hatay Hizmet Binası Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniği’nde Hepatit B enfeksiyonu nedeni ile takip edilen hastalar ile benzer sayıda sağlıklı bireyler (toplam 179) çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya alınan tüm olgulara sosyodemografik bilgi formu, “Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği” (HAD), “Short Form-36” (SF-36) ve “Kronik Karaciğer Hastalığı Yaşam Kalitesi Ölçeği 2.0” uygulandı. Bulgular: Çalışmaya alınan olguların toplam 60’ı inaktif HBV taşıyıcısı, 58’i KHB hastası ve 60’ı da sağlıklı bireylerden oluşuyordu. HAD Ölçeğine göre; normal ve anormal anksiyete puanı alan KHB grubu ile taşıyıcı grup ve kontrol grubu arasında istatiksel farklılık saptandı (p<0.001) (Tablo 1). Grupların depresyon riskleri karşılaştırıldığında normal ve sınırlı depresyon puanı alan KHB grubu ile taşıyıcı ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık bulundu (p<0.001) (Tablo 1). SF-36 skorları değerlendirildiğinde; fiziksel fonksiyon (p<0.001), emosyonel rol güçlüğü (p=0.006), vitalite (p=0.003), mental sağlık (p=0.001) ve genel sağlık (p<0.001) skorları; KHB grubunda, taşıyıcı ve sağlıklı gruba göre anlamlı olarak düşük bulundu. Fiziksel rol güçlüğü açısından KHB ve taşıyıcı grup arasında anlamlı farklılık bulunurken (p=0.008), sağlıklı grup ile diğer gruplar ile arasında anlamlı farklılık yoktu. Sosyal fonksiyon açısından taşıyıcı ve sağlıklı grup arasında anlamlı farklılık bulunurken (p=0.037), KHB grubu ile diğer gruplar ile arasında anlamlı farklılık yoktu. Ağrı skorları karşılaştırıldığında ise gruplar arasında istatistiksel bir farklılık gözlenmedi (p>0.05) (Tablo 2) Kronik Karaciğer Yaşam Kalitesi 2.0 ölçeği sonuçları ise Tablo 3 ve Tablo 4’te verilmiştir. Tartışma ve Sonuç: Hastalığın yol açtığı toplumsal izolasyon ihtiyacı ve komplikasyonlara dair endişeler psikiyatrik semptomlara neden olmaktadır. Hastaların hastalık süreci hakkında sürekli bilgilendirilmeleri; onların kaygılarını azaltacak ve tedaviye olan uyumlarına katkıda bulunacaktır. Sonuç olarak; kronik karaciğer hastalığının yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi; hastalığın daha iyi yönetilmesinde bize de yardımcı olacaktır.