Ege Kıyıları Yüzey Sedimentlerinde Organik Kirleticilerin Dağılımı


Prof. Dr. LÜTFİ TOLGA GÖNÜL

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Kıyı Mühendisliği (Dr), Türkiye

Tez Danışmanı: Filiz Küçüksezgin

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: İngilizce

Özet:

Doğu Ege kıyılarından 2008’de üç tekrarlı toplanan ondört adet yüzey sediment örneğinde organoklorlu pestisitler (OCPs), poliklorlu bifeniller (PCBs), polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAHs) ve alifatik hidrokarbonlar (TALI) tayin edilmiştir. OCPs, PCBs, PAHs ve TALI’lerin toplam konsantrasyonları sırasıyla bdl-17.8, bdl-26.1, 73.5-2170 ve 330-2660 ng/g kuru ağırlık aralığında değişmektedir. Sonuçlar DDT’lerin sediment örneklerinde baskın tür olduğunu göstermiştir. Çanakkale Boğazı girişi haricindeki tüm istasyonlarda en sık rastlanan bileşik p,p’-DDE’dir. Sedimentte DDT’ler tarımsal alanlardan kaynaklanmaktadır ve nehirler ile taşınımları gerçekleşmektedir. OCPs ve PCB’ler İzmir İç Körfez’de diğer istasyonlardan daha yüksek seviyede bulunmuştur. Sediment kalite kılavuzlarına göre; Doğu Ege’de DDT türevlerinin dört istasyonda ve heptaklorun iki istasyonda ekotoksik risk taşıdığı ortaya çıkmaktadır. Buna ilaveten, Çandarlı ve İzmir İç Körfez istasyonlarında ölçülen PCB’lerin neden olduğu biyolojik etki riski önemli çıkmıştır.

 

Örneklerde hem pirolitik hemde petrol kökenli PAH’lar bulunmuştur. İzmir İç Körfez ve Çanakkale Boğazı’nda petrolden ileri gelen PAH lar yaygın olmasına karşın, diğer istasyonlarda pirolitik kaynaklı PAH’lar hakimdir. Meriç Deltası, Dikili, Çandarlı ve Gökova Körfezlerinde perilen bileşiğinin beş halkalı PAH’ların toplamına oranı yüzde 70’den fazla bulunmuştur. Toplam alifatik ve polisiklik aromatik hidrokarbonların bölgesel dağılımları, kıta sahanlığından ve evsel atıklardan gelen karasal kaynaklı antropojenik ve biyojenik hidrokarbonların başlıca giriş yolu olduğunu göstermiştir. Tüm istasyonlardaki PAH seviyeleri fluorene dışında düşük etki aralığı ve medyan etki aralığı değerlerinin altında bulunmuştur. Ortalama ve en yüksek fluorene konsantrasyonları İzmir İç Körfez’de düşük etki aralığını aşmıştır, ancak medyan etki aralığının altında bulunmuştur. Sonuçlar sedimentlerin potansiyel biyolojik etkisinin olması gerektiğine işaret etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, alifatik hidrokarbonlar, organoklorlu pestisitler, PCBs, sediment, kirlilik, moleküler oranlar, risk değerlendirmesi, Doğu Ege kıyıları