MACARİSTAN’DA OTORİTER REJİMİN İNŞASI


Arş. Gör. Dr. İLTERİŞ ERGUN

Tez Türü: Bütünleşik Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Filiz Zabcı

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

1989 sonrasında komünist yönetimlerin dağılmasıyla birlikte otoriter rejim çalışmaları tekrardan popülerlik kazanmıştır. Üçüncü demokratikleşme dalgasının yükseldiği bu dönemde ülkelerin otoriter geçmişlerini bırakarak liberal demokrasiyi benimseyeceklerine olan inanç, geçiş literatürünü etkilemiştir. Bir anlamda artık otoriter rejimler için tarihin sonu gelmiştir ancak geçiş sürecinin nasıl olacağı ve geçiş rejimini tanımlamaya yönelik yaklaşımlar siyasi rejim çalışmalarında geniş yer tutmuştur. Demokratikleşme beklentisi birçok ülkede gerçekleşmiş, ülkeler seçim, insan hakları ve kapitalist ekonomiyi benimser bir görüntü sergilemiştir. Fakat bu değişim yalnızca kâğıt üzerinde kalmış ve geçiş ülkelerindeki yapısal, kültürel ve aktörsel faktörler, bu ülkelerdeki siyasi rejim değişikliğinin demokrasinin konsolidasyonunu amaçlayacak şekilde evrimleşmesini engellemiştir. Bunun yerine, otoriter özellikler ile demokratik usullerin bir arada olduğu karma rejimler ortaya çıkmıştır. Böylece geçiş rejimlerinin mutlaka demokrasiye doğru gelişeceği tezi çökmüş, geçiş paradigması sonlanmıştır. Karma rejim tipinin demokrasinin bir alt türü olarak adlandırılması son bulmuş ve yeni tipte otoriter rejimlerin doğduğu kabul görmüştür. Bu bağlamda 2000'li yılların başından itibaren, rekabetçi otoriterlik, seçimli otoriterlik gibi kavramlarla karma rejimler ele alınmaya başlanmıştır. Özellikle, 2008 Krizi sonrasında Batı Kapitalizminin girdiği bunalım, otoriter liderlerin birbirlerini beslediği bir düzen yaratmış ve bunun sonucunda küresel bir ters dalga meydana getirmiştir. Macaristan, Türkiye, Polonya, Slovakya, Hindistan, Malezya gibi ülkeler de bu küresel ters dalganın temsilcileri olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma Macaristan'ın son dönemde yaşadığı dönüşümü merkezine almaktadır. Macaristan'da otoriter dönüşüme yol açan ekonomik krizler, siyasi krizler ve toplumun siyasi yapısını etkileyen enformel pratikler irdelenirken karma rejim literatürünün hangi kavram seti ve hangi rejim tipinin Macaristan için uygun olduğu tartışılmaktadır. Bu şekilde çalışmanın temel savı ortaya konmaktadır; mevcut otoriter rejim tipleri, Macaristan rejimini tüm yönleriyle açıklamaya elverişli değildir. Macaristan deneyimi mevcut tanımları aşan özelliklere sahiptir. Çalışma temel savını ortaya koyarken aynı zamanda Macaristan'ın son on yıllık deneyiminin artık demokrasi ile nitelenemeyeceğini de ortaya koymaktır. Bu çerçevede çalışma Macaristan'da liberal demokrasinin minimum gereklerinin dahi karşılanamadığı göstermektedir.