Okul Öncesi Çocuklarda Erken Çocukluk Çağı Çürüğü Görülme Sıklığı, Etiyolojisi ve Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi


Arş. Gör. ELİFNUR DEMİRBAĞ

Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Gülser Kılınç

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, İzmir ilinde DEÜ Çocuk Diş Hekimliği Kliniği’ne başvuran 71 aylık ve/veya daha küçük çocuklarda Erken Çocukluk Çağı Çürüğü(EÇÇ) prevalansını, etiyolojik risk faktörlerini ve hastalığın ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı araştırmaya, ilk muayene amacıyla başvuran 425 çocuk dahil edilmiştir. Veriler; sosyodemografik anket formu ve klinik muayene bulguları aracılığıyla toplanmıştır. Klinik muayenede süt dişlerindeki çürük prevalansı ve şiddeti dmft/dmfs indeksleri, ağız hijyen düzeyi ise Basitleştirilmiş Oral Hijyen İndeksi(OHI-S) kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Spearman Korelasyon testleri kullanılmıştır.

Bulgular: Araştırmaya katılan çocukların yaş ortalaması 54,40±12,75 aydır. Örneklem genelinde EÇÇ görülme sıklığı %92,7 olarak bulunmuş; çocukların %85,4'ünün Şiddetli EÇÇ grubunda yer aldığı saptanmıştır. Ortalama dmft değeri 9,67±4,99, dmfs değeri 20,27±14,98 ve OHI ortalaması 1,35±0,51 olarak hesaplanmıştır. Yaş ilerledikçe dmft, dmfs ve OHI skorlarında istatistiksel olarak anlamlı artış gözlenirken (p<0,001), cinsiyetin çürük indeksleri üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p=0,943). Kötü ağız hijyenine sahip çocuklarda dmft ve dmfs değerleri daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). VKİ değerlendirmesine göre zayıf çocukların ortalama dmfs değeri(25,27±17), diğer gruplara kıyasla daha yüksek saptanmıştır (p=0,017). Diş fırçalamaya geç başlanması, florürsüz diş macunu kullanımı, 24 ayı aşan emzirme süresi, uyku öncesi beslenme ve sık şekerli gıda tüketimi klinik çürük parametrelerindeki artışla ilişkili bulunmuştur. Ebeveyn eğitim düzeyinin ve annenin çalışma durumunun çürük deneyimi üzerinde koruyucu etkileri olduğu saptanmıştır. Klinik indeksler(dmft, dmfs, OHI) ile toplam ECOHIS skorları arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,001).

Sonuç: Okul öncesi çocuklarda EÇÇ prevalansının yüksek seviyelerde seyrettiği ve hekime başvuruların büyük ölçüde hastalığın ileri evrelerinde gerçekleştiği görülmektedir. Yetersiz oral hijyen, hatalı beslenme alışkanlıkları ve düşük ebeveyn eğitim düzeyi EÇÇ riskini belirgin şekilde artırmakta; çürük şiddetindeki artış ise çocuğun ve ailenin ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. EÇÇ ile mücadelede erken diş hekimi muayenelerin yaygınlaştırılması ve koruyucu uygulamalar hakkında ebeveyn farkındalığının artırılması büyük önem taşımaktadır.