ADLİ OTOPSİLERİN ATEROSKLEROZ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ


Prof. Dr. ERDEM ÖZKARA

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Doç.Dr. Ali Yemişcigil

Tezin Onay Tarihi: 1996

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

ÖZET: Ateroskleroz oluşumunu etkileyen faktörler, patogenezi ve tedavisi üzerinde çok sayıda çalışma yapılmaktadır. Bu çalışma ani ölümlerin en önemli nedeni olan  aterosklerozun  yaşa ve cinse bağlı değişimini araştırmak amacıyla yapılmıştır.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde 1995 yılında otopsisi yapılan, çürümenin ilerlemediği olgulardan rastlantısal olarak 100 tanesi incelendi. Her olgudan Arteria cerebri media, Arteria coronaria sinistra ramus interventrikülaris ve Aorta abdominalis'in bifurkasyondan önceki bölümü alınarak Hematoxylen-Eosin ile boyandı. Damar duvarı enine kesilerek yuvarlak kesitlerde aterosklerotik lezyonlar araştırıldı.

Olguların dağılımı:

Erkek (18-39yaş):                      47                                                                        

Erkek (40 yaş ve üzeri):             32                                                                       

Kadın (18-39 yaş):                      8                                                                        

Kadın (40 yaş ve üzeri):              8

Eski MI'lü (40 yaş üzeri, erkek):   5

Toplam:                                   100

Çalışmamızda erkeklerde, özellikle 40 yaş ve üstünde daha belirgin olmak üzere  kadınlara göre anlamlı olarak daha ileri düzeyde ateroskleroz saptandı. Her yaşta erkek grupları kadınlara göre daha ağır derecede aterosklerotik lezyonlar taşımaktaydı. Eski infarktüslü grupta  aterosklerozun çok ileri düzeylerde olduğu görüldü. Kadınlarda da yaşla birlikte hastalığın ilerlediği, 40 yaş ve üstünde 40 yaşın altındakilere göre aterosklerozun daha ileri düzeyde olduğu görüldü. İncelediğimiz damarlar arasında yapılan değerlendirmede Aorta abdominalis'deki  lezyonların daha ileri düzeyde olduğu saptanmıştır.                                                                                                                                   

            Çok sayıda olguyu içeren prospektif çalışmalar ile adli otopsilerin bu konudaki klinik uygulamalara katkıda bulunacağı sonucuna varılmıştır.