Kamu Örgütlerine Yönelik Örgütsel Etkililik Modeli


Doç. Dr. EBRU TOLAY

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme (Dr), Türkiye

Tez Danışmanı: Nermin Uyguç

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın temel amacı, özel ve diğer kar amaçsız örgüt türlerinden farklı karakteristik özelliklere sahip olan kamu hizmet örgütlerine yönelik özgün bir örgütsel etkililik modeli önermektir. Bu amaca uygun olarak, kamu hizmet örgütleri için kavramsal çerçeve çizilmiş ve bu örgütlerin doğasını ve işleyişini anlamaya yardımcı olacak kuram ve yaklaşımlar incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra, sistem ve durumsallık yaklaşımlarına dayanarak kamu hizmet örgütlerinde, çalışan memnuniyeti, vatandaş memnuniyeti ve örgütsel etkinlik ölçütlerinden oluşan örgütsel etkililiğe ulaşabilmek için bağlamsal (çevresel ve demografik özellikler), yapısal (örgütsel teknoloji ve yapı) ve davranışsal (liderlik) değişkenler tespit edilmiştir. Çalışmada, bu değişkenler arasında uyum olması durumunda, kamu hizmet örgütlerinde örgütsel etkililiğe ulaşılabileceği varsayılmıştır.

Yapılan yazın taraması ve değerlendirmeler sonucunda, genellikle büyük ve yaşlı olduğu kabul edilen kamu hizmet örgütlerinin, örgüt türünden kaynaklanan bir dizi ayırt edici özelliği bulunduğu; kısıtlayıcı, basit ve durağan bir çevrede faaliyet gösterdikleri; karmaşıklık, değişkenlik ve karşılıklı bağımlılık düzeyi düşük bir iş akışına sahip oldukları ve işlemlerini, büyük ölçüde, bilgisayarlar aracılığı ile standartlaştırdıkları görülmüştür. Böyle bir bağlamda faaliyet gösteren kamu hizmet örgütlerinde uzmanlaşma, standartlaşma, biçimselleşme, farklılaşma ve merkezileşme düzeylerinin fazla; dolayısıyla bürokratikleşme eğilimlerinin yüksek olacağı ileri sürülmüştür. Bu nedenle, bu tür yapısal özelliklere sahip olan kamu hizmet örgütleri için “mekanistik örgüt yapısı” önerilmiştir. 

        Diğer taraftan, bu tür bir yapının, çalışanların moralini ve motivasyonunu azaltmak, aralarındaki işbirliğini zayıflatarak çatışmaları artırmak gibi, uygulamada karşılaşılabilecek bazı olumsuz sonuçlarının üstesinden gelebilmek için, kamu yöneticilerinin hem “görev yönelimli” hem de “ilişki yönelimli” bir liderlik tarzı sergilemeleri gerektiği ileri sürülmüştür. Böylelikle, kamu hizmet örgütlerinde, bürokratik yapının başarılı bir şekilde işletilebileceği; örgütsel etkinliğin, çalışan memnuniyetinin ve vatandaş memnuniyetinin artacağı ve sonuçta, bir bütün olarak, örgütsel etkililiğin sağlanabileceği varsayılmıştır.