TAMOKSİFENİN MEME DOKUSU KAYNAKLI HÜCRE KÜLTÜRLERİNDE ESTROJEN RESEPTÖRÜ İNHİBİSYONU DIŞINDAKİ ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ege Üniversitesi, Eczacilik Fakultesi, Türkiye
Tez Danışmanı: Hilmi Orhan
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışma, seçici bir östrojen reseptör modülatörü (SERM) olan tamoksifenin (Tmf), farklı özelliklere sahip meme dokusu hücrelerinde moleküler düzeydeki etkilerini incelemekte; özellikle de bu ilacın kanser hücrelerini baskılayıcı etkisinde proteazom sistemi ve/veya mitokondriler üzerindeki olası rolünü araştırmaktadır. İlk olarak, Tmf de dahil olmak üzere farklı endikasyonlara sahip 15 ilacın sitotoksik etkileri, östrojen reseptörü pozitif [ER+] (MCF-7), üçlü negatif (MDA-MB-231) ve östrojen reseptörü negatif [ER–] sağlıklı epitel hücre hattı (MCF-10A) kullanılarak kıyaslamalı biçimde değerlendirilmiş ve doz-yanıt eğrileri oluşturulmuştur. Bu analizler sonucunda, Tmf ile birlikte pepstatin A, ketokonazol, sisplatin ve dosetaksel anlamlı düzeyde sitotoksik bulunmuştur. Devamında, bu ilaçların yeniden konumlandırılma (repurposing) potansiyellerini değerlendirmek amacıyla hücresel proteazom sistemini inhibe etme yetenekleri incelenmiştir. 48 saatlik hücre inkübasyonu sonucunda, en güçlü etkiyi Tmf ve pepstatin A gösterirken, tüm beş ilacın çalışılan hücre hatlarında değişen derecelerde proteazom inhibisyonu oluşturduğu gözlenmiştir. Aynı amaçla sentezlenen ve yapılarında bor içeren üç sentetik molekül ise etkisiz bulunmuştur. Özellikle Tmf uygulaması ile bozulmuş proteazomal aktivite arasında dikkat çekici bir korelasyon tespit edilmiş; bu bulgu, Tmf’in ER+ meme kanseri hücrelerinde (MCF-7) apoptoz sinyallerini artırabileceğini düşündürmüştür. Çalışmanın devamında, en çarpıcı sonuçları veren Tmf üzerinde yoğunlaşılmış ve bu ilacın hem östrojenli hem de östrojensiz ortamlarda her üç hücre hattında koloni oluşumu ve hücre proliferasyonu üzerindeki etkileri ile mitokondrilerde meydana gelen yapısal ve işlevsel değişiklikler ayrıntılı olarak araştırılmıştır. Bu kapsamda, 48 saatlik ilaç inkübasyonları sonrasında mitokondriyal membran potansiyeli (MMP), geçirgenlik geçiş poru (mPTP) indüksiyonu, mitokondri kaynaklı reaktif oksijen türleri (mtROS), ATP düzeyleri, mitokondri kütlesi, solunum zinciri kompleks aktiviteleri ve protein ekspresyon düzeyleri ölçülmüştür. Artmış mPTP indüksiyonu, mtROS üretimi ve kompleks III protein düzeylerindeki değişiklikler gibi mitokondriyal stres göstergeleri, tamoksifenin neden olduğu proteazomal aktivite bozulmalarıyla birlikte değerlendirilmiş ve bu iki yıkım/stres yanıtı yolağı arasında bir etkileşim olabileceği ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, Tmf’in sitotoksik etkisinin yalnızca östrojen reseptörü modülasyonuyla sınırlı olmadığını; aynı zamanda hücre canlılığını ve sağ kalımını etkileyen mitokondriyal ve proteazomal bozulmaları da içerdiğini göstermektedir. Bu bağlamda, Tmf’in malign hücrelere karşı seçiciliğinde yalnızca ER antagonizması değil, proteazom inhibisyonu ve mitokondriyel etkiler de rol oynamaktadır.