Türkiye'de kırsal hayat (1960-1970)
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Kemal Arı
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışma da 1960-1970
arasında Türkiye’de yöneticilerin kırsala yönelik politikalarının söylem-eylem
karşılaştırması temelinde tarihsel analizi yapılmıştır. Bu dönem de kırsaldaki
köylü ve çiftçilerin sosyo-ekonomik hayatlarının ne düzeyde ilgi gördüğü? Yaşam
standartlarına yönelik ne gibi iyileştirmelerin yapıldığı? Kırsalın
modernleşmesi adına neler yapıldığı? Dönemin kanun koyucusu olan Meclis ve
Senato’nun kırsal alana dair sorunların tespiti ve çözümüne yönelik
uğraşlarının nasıl bir yön izlediği irdelenmiştir. Araştırmamızın Nüfus, Eğitim, Sağlık, Tarım, Ulaşım/Güvenlik/Diğer
Yaşamsal Sorunlar adıyla incelenen bölümlerinde 1960’lar da Anadolu kırsalında
yaşanan ve çözüm bekleyen sorunları irdeledik.
1960 yılında
genel Türkiye nüfusu 27 754 820
kişidir. Bunun 18 895 089’u kırsal alanda yani ilçe, köy ve mezralarda
yaşamaktadır. Kırsalda yaşayan nüfus Türkiye’nin % 68.07'sini oluşturmaktadır.
Bu dönemde Anadolu hala köylü bir coğrafyadır. İkinci Dünya Savaşı sonrası
dünyada gelişen Kapital, Liberal sistemlere entegre olmaya çalışan Türkiye, bu
dönemde kırsalda etkin olamayan bu büyük kitlesinin bir kısmını bilinçli olarak
kentlere yani ticaret ve sanayi alanlarına kaydırmak durumundadır. Buradan
beklentisi ise büyük ekonomiler gibi kalkınabilmektir. Dolayısıyla ilk olarak
nüfusunun gerekli ihtiyaçlarına cevap veremediğini anladığında nüfusun kontrol
altına alınmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu kapsamda 1 Nisan 1965 tarihinde Nüfus
planlaması hakkında bir yasa çıkararak bireylerin tıbbi yöntemlerle doğumu
kontrol edebilmesine olanak sağlamıştır. Modernleşme ve kalkınmanın koşulu olan
eğitimli kitle yaratma anlayışında ise başarı yarı yarıyadır. 35.339 köyün %
45’inde okul yoktur. Sağlık alanında ise Birinci Beş yıllık Kalkınma planları
kapsamında sosyalizasyon politikaları ve toplum kalkınması planları ile
toplumun temel sağlık hizmetlerinden yararlanması amaçlanmıştır. Bu dönemde
Türkiye’de her 40.000 kişiye 1 doktor düşmektedir. Anadolu kırsalında yaklaşık
10.000 milyon insan su kaynaklarına uzaktır. Tarım da ise temel geçim kaynağı
ziraat, avcılık, ormancılık, balıkçılık vb. olan insan genele oranlar %
74.9’dur. Kırsal Buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır ve pirinç gibi ürenler
ekilmektedir. Ancak yalnızca 35.584.000 hektarlık bir alan tarla, bağ, bahçe,
zeytinlik olarak kullanılmaktadır. Geri kalanı ise ekilememektedir. Bu da
toprağı olmayan köylülere toprak dağıtılması için çözüm aranmasını gerekli
kılmıştır. Bu dönemde Türkiye iki kalkınma planını hayata geçirmiştir. Köyün,
kırsalın ürettiği tarımsal ürünlerin sanayi dallarına dönüştürülmesine
çalışılmıştır. Ancak devletin kalkınmaya ayırdığı yetersiz bütçe oranlarıyla
istenilen düzeyde gelişme yaşanamamıştır.